Hayat bazen küçücük bir adımla, hiç beklemediğimiz bir sürprizle başka bir renge bürünür. Çoğumuz "Bu saatten sonra olmaz", "Geç kaldım" ya da "Benden geçti" deyip ertelediğimiz hayallerin arkasına sığınırken; birileri çıkıp zamana, yaşa ve alışkanlıklara meydan okur.

İşte o güzel örneklerden biri tam da yanı başımızda, Eskişehir’de yaşanıyor.

76 yaşındaki ressam Mehmet Salih Üstünel’in hikâyesinden bahsediyorum. 2009 yılında eşinin yaptığı tatlı bir sürprizle hayatında yepyeni bir sayfa açılan Üstünel, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin meslek edindirme kurslarıyla adım attığı resim yolculuğunu ilk kişisel sergisiyle taçlandırdı.

Eşinin teşvikiyle başlayan o ilk atölye heyecanı, yıllar içinde tuvalde hayat bulan doğa manzaralarına, natürmortlara ve detay detay işlenen realist çalışmalara dönüştü. Bugün 50’den fazla esere imza atan Mehmet Salih Üstünel, üretmenin ve zamana değer katmanın en estetik yolunu bizlere gösteriyor.

Tepebaşı Belediyesi Atila Özer Karikatürlü Ev'de kapılarını açan bu ilk kişisel sergi, sadece tablolardan oluşan bir seçki değil; aynı zamanda bir insanın azminin, yaşama sevincinin ve "hiçbir şey için geç değildir" mesajının somut bir kanıtı.

Mehmet Bey’in tuval üzerindeki her bir fırça darbesi, bizlere hayatın yoğun koşuşturmacası içinde unuttuğumuz bir gerçeği hatırlatıyor: Yetenek keşfedilmeyi bekler, ama cesaret o yeteneği görünür kılar. 76 yaşında tuvalin başına geçip saatlerce detay işleyen o eller, gençlere ilham, emektarlara ise büyük bir cesaret veriyor. Çünkü sanatın yaşı, üretmenin sonu yoktur. Yeter ki fırçayı tutacak o ilk heyecanı yüreğimizde taşıyalım.