Türkiye ekonomisinde dış ticaret cephesinden dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı. Ağustos ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolara yükseldi. Böylece Cumhuriyet tarihinin en yüksek ağustos ayı ihracat değerine ulaşıldı. Ocak-ağustos döneminde ise ihracat yüzde 4 artışla 185 milyar 6 milyon dolar seviyesine çıktı.
Ağustos rakamlarının önemi yalnızca aylık ihracatın artmasından kaynaklanmıyor. Yıllıklandırılmış ihracat da 280,3 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıktı. Türkiye'nin 2026 yılı için belirlediği 282 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmasına ise yalnızca yaklaşık 1,7 milyar dolar kaldı. Bu tablo, yılın son aylarına girilirken ihracat performansının ekonomi açısından ne kadar kritik hale geldiğini gösteriyor.
Ağustosta 23,5 milyar dolarlık ihracat
Ağustos ayında ihracattaki 8,1'lik artış, geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık 1,77 milyar dolarlık ilave ihracat anlamına geliyor. Üstelik ağustos ayının Avrupa başta olmak üzere birçok Batı ülkesinde tatil dönemine denk gelmesi, söz konusu performansı daha dikkat çekici hale getiriyor.
2026 yılının ilk aylarında daha sınırlı seyreden ihracat artışının özellikle bahar aylarından itibaren hızlandığı görülüyor. Nisan ve haziran aylarında güçlü artışlar yaşanırken, ağustos ayındaki yüzde 8,1'lik yükseliş de bu ivmenin tamamen kaybolmadığına işaret ediyor. Ticaret Bakanlığı, ihracattaki bu yükselişin ekonomik büyümeye ve istihdama da katkı sağladığını belirtiyor.
Ancak ithalat da hızlandı
İhracat tarafındaki olumlu gelişmeye karşılık ithalat rakamları da dikkatle izlenmesi gereken bir başka başlık olarak öne çıkıyor. Ağustos ayında ithalat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,5 artarak 28 milyar 706 milyon dolara yükseldi.
Böylece ağustosta dış ticaret hacmi yüzde 9,4 artışla 52 milyar 173 milyon dolara ulaşırken, dış ticaret açığı 5 milyar 240 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 81,8 olarak gerçekleşti. Enerji hariç tutulduğunda bu oran yüzde 98,8'e kadar yükseldi.
Burada özellikle enerji fiyatlarının etkisi öne çıkıyor. Küresel jeopolitik gelişmelerin petrol ve doğal gaz fiyatları üzerinde oluşturduğu baskı, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını artırıyor. Dolayısıyla ihracatın yükselmesine rağmen dış ticaret açığının tamamen ortadan kalkması kolay görünmüyor.
İlk sekiz ayda 185 milyar dolar
Ocak-ağustos dönemine bakıldığında Türkiye'nin ihracatı yüzde 4 artışla 185 milyar 6 milyon dolar, ithalatı ise yüzde 5,3 artışla 250 milyar 791 milyon dolar oldu. Sekiz aylık dış ticaret hacmi 435,8 milyar dolara yükseldi.
Bu rakamlar Türkiye'nin ihracat kapasitesini koruduğunu gösterirken, ithalata olan bağımlılığın da önemli bir sorun olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle enerji, ham madde ve ara malı ithalatındaki yükseliş, dış ticaret dengesinin önümüzdeki dönemde de ekonomi yönetiminin gündeminde kalacağını gösteriyor.
Teknoloji ihracatında umut veren gelişme
İhracatın yalnızca miktar olarak değil, niteliği bakımından da gelişmesi gerekiyor. Bu açıdan orta-yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerinin ihracattaki payındaki artış önemli.
Ticaret Bakanlığı verilerine göre yıllıklandırılmış orta-yüksek ve yüksek teknoloji ürünleri ihracatı 116 milyar dolara yükseldi. Bu ürünlerin toplam ihracattaki payı yüzde 43,5 seviyesine ulaştı. İlk sekiz ayda söz konusu ürün grubunun ihracatında 4,1 milyar dolarlık artış gerçekleşti.
Bu gelişme Türkiye'nin düşük katma değerli üretimden daha yüksek katma değerli ürünlere geçiş çabası açısından olumlu bir sinyal. Çünkü uzun vadede ihracat gelirlerini artırmanın yolu yalnızca daha fazla ürün satmaktan değil, daha yüksek teknoloji içeren ve birim değeri yüksek ürünlerin payını yükseltmekten geçiyor.
Pazar çeşitliliği önem kazanıyor
Türkiye'nin ihracatında Avrupa Birliği ülkeleri önemli ağırlığını koruyor. AB'nin toplam ihracattan aldığı pay yaklaşık yüzde 43 seviyesinde bulunuyor. Ocak-ağustos döneminde AB'ye ihracat yüzde 1,8 arttı.
Bununla birlikte farklı pazarlara açılma konusunda da dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Çin'e ihracatta yüzde 39'luk artış görülürken, OECD ülkelerine ihracat yüzde 3,2 yükseldi. ABD'ye ihracatta da 1,2 milyar dolarlık artış kaydedildi.
Bu tablo, küresel ticarette yaşanan belirsizlikler karşısında pazar çeşitlendirmenin önemini artırıyor. Türkiye'nin yalnızca Avrupa pazarına bağlı kalmadan Asya, Amerika, Afrika ve Orta Doğu'daki fırsatları daha etkin değerlendirmesi gerekiyor.
Hedef 282 milyar dolar
Yılın geri kalanında gözler 282 milyar dolarlık ihracat hedefine çevrilmiş durumda. Yıllıklandırılmış ihracatın 280,3 milyar dolara ulaşmış olması, hedefin yakalanabileceği beklentisini güçlendiriyor.
Ancak küresel ticaretteki belirsizlikler, enerji fiyatları, jeopolitik riskler ve başta Avrupa olmak üzere önemli pazarlardaki ekonomik görünüm ihracatçı açısından risk oluşturmaya devam ediyor.
Sonuç olarak ağustos ayı ihracat rakamları Türkiye ekonomisi açısından olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Rekor ağustos ihracatı ve 280 milyar doların üzerindeki yıllıklandırılmış performans önemli bir başarı. Fakat asıl mesele, bu artışın sürdürülebilir hale getirilmesi. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde daha fazla ihracat yaparken daha yüksek teknoloji, daha yüksek katma değer ve daha güçlü pazar çeşitliliği hedeflemesi gerekiyor. Çünkü kalıcı dış ticaret başarısı, yalnızca “ne kadar sattığımızla” değil, “ne sattığımız ve ne kadar değer ürettiğimizle” belirlenecek.