Süt dişlerinin zamanında düşmemesi yalnızca basit bir gelişimsel fark olarak görülmemeli. Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, ağızda beklenen süreden daha uzun kalan süt dişlerinin daimi dişlerin çıkışını, diş dizilimini ve çene kapanış dengesini etkileyebileceğini belirtti. Erken dönemde yapılacak hekim değerlendirmesinin olası sorunları kontrol altına alacağını vurgulayan Koçan, sağlıklı süt dişlerinin ise her zaman çekilmek zorunda olmadığını ifade etti.

Uzun süre ağızda kalan süt dişleri diş dizilimini etkiliyor

Ağızda zamanında düşmeyerek uzun süre varlığını koruyan süt dişleri; komşu dişlerin konumunu, daimi dişlerin sürme yolunu ve çene kapanış ilişkilerini olumsuz etkileyebilmektedir. Süt dişinin alttaki daimi dişin çıkışını engellemesi ya da zamanla komşu dişlere oranla daha aşağı seviyede kalması durumunda, ağız içindeki doğal dizilim düzeni bozulabilmektedir. Bu durumlarda yan dişler oluşan boşluğa doğru eğilebilmekte, kalıcı dişlerin çıkması gecikebilmekte veya dişler gömülü kalabilmektedir. Dolayısıyla yetişkinlik dönemine kadar ulaşan süt dişlerinin durumu sadece bir gecikme olarak düşünülmemeli; klinik muayeneler ve radyografik görüntülerle düzenli şekilde takip edilmelidir.

Süt dişi çekimi ve oluşan boşlukların yönetimi

Zamanında düşmeyen süt dişlerinin altında her zaman eksik ya da gömülü bir daimi diş bulunmayabilir. Bazı vakalarda daimi dişin gelişimsel olarak hiç oluşmaması veya sürme eksenindeki bozukluklar süt dişinin düşmesini engellemektedir. Süt dişinin çekilmesi gerektiği durumlarda, oluşan boşluk her zaman kendiliğinden ideal bir şekilde kapanmamaktadır. Yan dişlerin boşluğa kayması veya eksik daimi diş varlığında alanın korunması gerektiği için süreç özel olarak planlanmalıdır. Tedavi sürecinde hastanın durumuna bağlı olarak ortodonti, protez veya implant gibi yöntemler değerlendirmeye alınmaktadır.

Süt dişlerinin zamanında düşmediğinin fark edilmesi halinde "nasıl olsa düşer" düşüncesiyle beklemek yerine erken yaşta diş hekimine başvurulması önem taşımaktadır. Erken fark edilen gelişimsel sorunlarda doğru zamanda yapılan müdahaleler, kalıcı dişlerin doğru konumda çıkmasını desteklemekte ve ileride oluşabilecek daha büyük ortodontik problemleri önlemektedir.

Ağızda kalan hersüt dişinin hemen çekilmesi zorunlu bir uygulama değildir. Dişin sağlıklı olması, fonksiyonunu sürdürmesi, çevre dokulara zarar vermemesi ve özellikle altında kalıcı bir diş bulunmaması durumunda süt dişinin ağızda tutulması hasta açısından avantaj sağlayabilmektedir. Karar verilirken sadece yaş kriterine bakılmamalı; detaylı klinik muayene ve radyografik analiz sonuçlarına göre kişiye özel bir takip planı oluşturulmalıdır.

Kaynak: Haber Merkezi