Dünya Görme Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Op. Dr. Turhan Soylu, küresel ölçekte 2,2 milyar insanın görme bozukluğu yaşadığını ve bu vakaların en az 1 milyarının önlenebilir ya da tedavi edilebilir nitelikte olduğunu belirtti. Soylu, hiçbir şikâyet olmasa dahi düzenli göz muayenesi yaptırmanın hayati önem taşıdığını vurguladı.

Çevreyi algılama, öğrenme, çalışma ve yaşamla bağ kurma gibi temel işlevlerin en önemli parçası olan görme duyusu, genellikle belirgin bir sorun veya kayıp yaşandığında akla geliyor. Sekiz Ekim Dünya Görme Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi uzmanlarından Op. Dr. Turhan Soylu, toplumda erken tanı ve muayene alışkanlığının kazanılmasıyla pek çok görme kaybının önüne geçilebileceğine dikkat çekti.

Sinsi ilerleyen hastalıklara karşı erken kontrol uyarısı

Toplumda en sık karşılaşılan göz sorunları arasında katarakt, glokom (göz tansiyonu), yaşa bağlı makula dejeneresansı (sarı nokta hastalığı), diyabetik retinopati ve miyop, hipermetrop ile astigmat gibi kırma kusurları yer alıyor. Bu rahatsızlıkların birçoğunun erken evrede hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini ifade eden Op. Dr. Turhan Soylu, özellikle glokom gibi hastalıklarda görme kaybı fark edildiğinde hastalığın ileri aşamaya ulaşmış olabildiğini belirtti. Bu nedenle şikâyetlerin ortaya çıkmasını beklemeden yaşa ve risk faktörlerine uygun aralıklarla kontrolden geçilmesi gerektiğini aktardı.

Erken tanı ve kronik hastalık takibinin önemi

Diyabet ve hipertansiyon gibi kronik rahatsızlıkların kontrol altında tutulması, diyabetik retinopati gibi ciddi komplikasyonların erken tespiti açısından büyük önem taşıyor. Erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımıyla görme kayıplarının büyük oranda engellenebildiğini veya ilerlemesinin yavaşlatılabildiğini vurgulayan Dr. Soylu, çocukluk döneminde tespit edilmeyen göz tembelliği ve kırma kusurlarının da bireyin ömür boyu sürecek görme kalitesini doğrudan etkilediğini dile getirdi.

Acil müdahale gerektiren belirtiler ve korunma yöntemleri

Göz sağlığını korumak adına dengeli beslenme, diyabet ve tansiyon kontrolü, gözleri travmalardan ve zararlı ışınlardan koruma ile sigaradan uzak durma gibi alışkanlıkların edinilmesi tavsiye ediliyor. Ani görme kaybı, görme alanında perde veya gölge oluşumu, ışık çakmaları, yeni başlayan yoğun uçuşmalar, gözde şiddetli ağrı ve kızarıklık gibi belirtilerden biri dahi yaşandığında zaman kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, küresel ölçekte en az 2,2 milyar insan yakın veya uzak görme bozukluğu ile yaşamını sürdürüyor. İstatistikler, bu vakaların yaklaşık 1 milyarında görme kusurunun tamamen önlenebilir durumda olduğunu veya henüz tedavi edilmediğini ortaya koyuyor.

Dünya Görme Günü’nün farkındalık oluşturmak adına önemli bir fırsat olduğunu belirten Op. Dr. Turhan Soylu, hiçbir sorun hissedilmese dahi rutin kontrollerin aksatılmaması gerektiğini vurguladı. Çocukların, ailelerin ve özellikle risk grubundaki yakınların göz sağlığına önem verilmesi gerektiğini belirten Soylu, kaliteli bir görüşe sahip olmak ve kalıcı kayıpların önüne geçmek için göz muayenesi randevularının ertelenmemesi çağrısında bulundu.

Kaynak: Haber Merkezi