Kumar…
Bahis…
Şans oyunları…
Bir zamanlar kahvehanelerde, bahis bürolarında ya da belli başlı mekânlarda karşımıza çıkan bu tehlike artık cebimizdeki telefona kadar girdi…
Daha da önemlisi, evlerimizin içine kadar girdi…
Çocukların odasına, gençlerin telefonuna, aile sofralarına kadar sızdı…
Ve bugün artık yalnızca para kaybettiren bir alışkanlıktan söz etmiyoruz…
Aileleri dağıtan, insanları borç batağına sürükleyen, psikolojik sorunlara yol açan ve kimi zaman intiharlara varan ciddi bir toplumsal tehlikeyle karşı karşıyayız.
Eskişehir’de düzenlenen “Sanal Ortamda Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Paneli”nde yapılan uyarılar da sorunun geldiği noktayı açıkça ortaya koydu…
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz’in sözleri özellikle dikkat çekici…
Yasa dışı bahisle mücadelede kararlı olduklarını belirten Deniz, üç önemli tehlikeye dikkat çekti.
Vergi kaybı…
Yasa dışı bahis gelirlerinin terör ve suç örgütlerinin finansmanında kullanılması…
Ve belki de en ağır sonuç:
Bu bataklığa bulaşan vatandaşlarımızın aile yapılarının bozulması…
Başsavcı Deniz’in, “Buraya para kaptırıp intihar edenler, aile düzeni yıkılanlar var” sözleri, konunun sadece hukuk veya asayiş meselesi olmadığını gösteriyor…
Ortada doğrudan insan hayatını ilgilendiren bir sorun var…
KOLAY PARA HAYALİ, AĞIR BEDEL
Kumar ve bahis bağımlılığının en tehlikeli tarafı, insanlara başlangıçta masum görünmesi…
“Bir kere oynayayım.”
“Biraz para kazanayım.”
“Kaybettiğimi geri alırım.”
“Bu kez kesin tutacak.”
İşte bataklık çoğu zaman bu masum sözlerle başlıyor…
Kaybeden kişi, kaybını telafi etmek için yeniden oynuyor…
Bir kez daha…
Bir kez daha…
Sonra borçlar geliyor…
Borçların gizlenmesi başlıyor…
Aileden para saklanıyor…
Eşinden, anne-babasından, çocuklarından gerçek durum gizleniyor…
Güven ortadan kalkıyor…
Aile içinde tartışmalar başlıyor…
Ve sonunda bir insanın kumar masasında kaybettiği para, aslında bütün ailenin huzuruna mal oluyor…
Başsavcı Deniz’in söylediği gibi:
“Bedava peynir fare kapanında olur.”
Kimse kimseye emek harcamadan, alın teri dökmeden kolay para kazandırmaz.
Kolay kazanç vaadiyle kurulan her düzenin arkasında birileri kazanırken, mutlaka birileri kaybediyor…
ARTIK KUMARIN KAPISI TELEFON
Bugünün en büyük tehlikesi ise kumarın dijitalleşmesi…
Eskiden insanın kumar oynamak için bir yere gitmesi gerekiyordu.
Şimdi cebindeki telefon yeterli…
Bir maç izliyorsunuz, bahis reklamı çıkıyor…
Bir internet sitesine giriyorsunuz, karşınıza bahis bağlantısı geliyor.
Ücretsiz bir oyun indiriyorsunuz, içinde sanal para, ödül ve şans mekanizmalarıyla karşılaşıyorsunuz…
Özellikle gençler açısından bu durum çok daha tehlikeli…
Çünkü çocuklara ve gençlere kumar, doğrudan “kumar” olarak sunulmuyor.
Oyun olarak sunuluyor.
Ödül olarak sunuluyor.
Eğlence olarak sunuluyor.
Kolay kazanç olarak sunuluyor.
Böylece kişi daha bağımlılığın ne olduğunu anlamadan sistemin içine çekilebiliyor…
“YASAL” OLMASI HER ŞEYİ MEŞRU KILMIYOR
Anadolu Üniversitesi Rektörü Adıgüzel’in panelde söylediği bir söz de üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir nokta:
“Her yasal hak helal değildir.”
Gerçekten de mesele sadece yasa dışı bahisle mücadele etmekten ibaret değil.
Toplum olarak şu soruyu da sormamız gerekiyor:
İnsanları kolay para kazanma hayaline sürükleyen, sürekli daha fazlasını oynamaya teşvik eden anlayış nereye kadar normal kabul edilebilir?
Çünkü kumar bağımlılığı ortaya çıktığında artık ortada sadece para yoktur.
Kaybolan güven vardır.
Aile vardır.
Çocukların geleceği vardır.
İnsanın psikolojisi vardır.
Toplumun huzuru vardır.
Bu nedenle kumarla mücadele yalnızca emniyetin, jandarmanın veya adli makamların görevi olarak görülmemeli…
Ailelerin, okulların, üniversitelerin, medyanın ve bütün toplumun bu konuda sorumluluğu bulunuyor…
BATMADAN ÖNCE EL UZATMAK GEREKİYOR
Kumar bağımlılığında en önemli mücadele, kişi bataklığa saplandıktan sonra değil, daha o noktaya gelmeden başlamalı…
Çünkü bağımlı hale gelen bir insanı yalnızca “sıradan bir oyun oynama” diyerek kurtarmak kolay değil…
Profesyonel destek gerekiyor.
Aile desteği gerekiyor.
Bilinçlendirme gerekiyor.
Özellikle gençlerin dijital ortamdaki bahis ve kumar tuzaklarına karşı çok daha güçlü şekilde korunması gerekiyor…
Yasa dışı bahis sitelerinin reklamlarına, sosyal medya üzerinden yapılan yönlendirmelere ve gençleri hedef alan dijital mekanizmalara karşı daha etkin mücadele şart…
Çünkü bugün kaybedilen yalnızca para değil.
Bir babanın ailesine olan güveni…
Bir annenin evladına duyduğu güven…
Bir çocuğun geleceği…
Bir ailenin huzuru…
Ve bazen bir insanın hayatı…
Kumar masasındaki kayıp, çoğu zaman masadan çok daha büyük bir bedel ödetiyor…
O nedenle meseleye “oynayan kaybeder” diye bakıp geçemeyiz…
Çünkü kaybeden yalnızca kumar oynayan kişi olmuyor.
Onun ailesi de kaybediyor.
Çocukları da kaybediyor.
Toplum da kaybediyor.
Asıl mücadele, insanlar bataklığa düştükten sonra onları çıkarmak değil; o bataklığın daha baştan kurutulmasıdır…
Çünkü bir aile dağıldığında, kaybedilen parayı belki yerine koyabilirsiniz…
Ama dağılan bir ailenin güvenini, huzurunu ve hayatını geri getirmek her zaman mümkün olmayabilir…
* * *