Eşimin omzundaki rahatsızlık nedeniyle Haziran ayından beri Şehir Hastanesi'ni mesken tutuk desem, yeridir. 3,5 ay boyunca bazen haftada üç kez gittik hastaneye. Sabah erken saatte de (mesela saat 7.30), MR çektirmek için gecenin geç saatlerinde de (Saat 01.30) oradaydık...
Otoparklarda yer bulmak için dört döndüğüm de oldu, gidip bomboş otoparklarda, "şurası mı daha iyi, burası mı" oyunu oynadığımız da oldu...
Saat 13.00'te gidip 16.30'a kadar beklediğimiz de oldu, girdiğimiz gibi işimizi halledip çıktığımız da oldu...
Eşim ne yaptığımı anlamadı ancak ne zaman gitsek, "Ben en yakındaki tuvaleti bulayım" dedim ve buldum. "Eşim, anlamadı" diyorum, diyelim ki hastanede 20 dakika kalacağız, ben yine de tuvalet arıyordum!
Normalde insanlar ne yapar?
Altına yapmayacaksa hastane tuvaletlerini kullanmaz, mümkünse tuvaletlerin önünden geçerken koridorun karşı tarafına geçer...
Haklıyız da... Tuvaletler, nerede olursa olsun, hastalık kapmak için en riskli alandır; hele hastane tuvaletleri, maalesef birçok hasta insanın kullandığı ve riskin en yüksek olduğu alanlardır...
Şehir Hastanemizin tuvaletleri günün hangi saatinde giderseniz gidin tertemiz. Gerçekten, çok temiz ve inanın gram koku yok. Sabun var, elinizi kurulamanız için kağıt var. Çok şaşırdım, siz de şaşıracaksınız, ama tertemiz...
Belki temiz olmayan vardır, bana denk gelmemiştir; ancak birçok bölümdeki birçok tuvaleti, günün değişik saatlerinde gördüm ve hepsinde aynı standardı yaşadım. Eskişehir Şehir Hastanesi'nin tuvaletleri çok temiz...
AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN
Poliklinikleri kalabalık mı, sonuna kadar...
Randevu almak kolay mı, kesinlikle değil...
Çalışanlar size yardımcı oluyor mu, sonuna kadar...
Peki kalabalık olmasının sebebi doktorların, az sayıda randevu açması mı, randevu süresine riayet edip günü az sayıda hasta muayenesiyle tamamlamaları mı?
Kesinlikle değil...
Bir doktor, bir mesai gününde kaç hastaya bakabilecekse bakıyor, emin olun...
Tabii ki her doktoru tek tek görmedim, gidip kontrol etmedim. Mutlaka hastalara çemkiren görevliler vardır, hastaların gözlerinin içine bakmayan doktorlar vardır, hepsine bakmak mümkün değil, lütfen yazının altına "Ben falancaya gittim, benim yüzüme bile bakmadı, bana rapor yazmadı" tarzı yorumlar yazmayın, ben hastanenin genelinden bahsediyorum...
Nasıl ki bir restorana gittiğimde oranın hijyene verdiği önemi tuvaletlerinden anlıyorsak, nasıl ki bir pahalı restorana gittiğimizde; çalışanların güler yüzlü olup olmadığından, tuvaletlerin düzenli temizlenip temizlenmediğinden, kurulan sistemin başarısını anlıyorsak, ben de Şehir Hastanesi'deki sistemi az çok buradan anladım...
Şehir Hastanesi'ndeki kalabalığın sebebi, Eskişehirlilerden, civar şehirlerden gördüğü ilgidir, emin olun...
Hastane organizasyonu kötü olsa, insanlara düzgün davranılmasa, hijyene önem verilmese, emin olun alternatifleri var, bu kadar kalabalık olmazdı...
Normalde Eskişehir'de şehir hastanesi olmayacaktı. Birçok kez yazdım...
Dönemin AK Parti İl Başkanı Dündar Ünlü'nün, Prof.Dr. Nabi Avcı'dan ısrarla telefon açmasını istemesi ve Nabi hocanın, zamanın Sağlık Bakanı'nı araması ve hatta biraz da tartışması üzerine şehir hastanesine sahip şehirler arasına katıldık...
Şimdilerde, "Dündar başkan da Nabi hoca da iyi ki uğraşmış" diyorum, Allah kendilerinden razı olsun...
Kurucu Başhekim, İl Sağlık Müdürü Dr. Yaşar Bildirici, nasıl güzel bir sistem kurduysa, sonuna kadar kutluyorum ve şimdilerde görevi devralan Başhekim Dr. Öğretim Üyesi Fatih Alper Ayyıldız ve Başhekim yardımcılarına da ayrı bir teşekkür etmeliyim, bir Eskişehirli olarak...
Fazla ilgi ve kalabalık yüzünden bazen randevu almakta zorlansam da bunu şuradan açık açık ifade edeyim ki: İyi ki Şehir Hastanemiz var...