İnsan beyni, sessizliğin içindeki en büyük gürültüdür. Ortalama bir insan beyni, dinlenme hâlindeyken bile yaklaşık 20 watt elektrik üretir, bu bir ampulü yakmaya yetecek kadar enerji demektir. Düşünsenize, uyurken bile beyniniz çalışmaya devam ediyor, düşler kuruyor, anıları tarıyor, kim bilir belki de kendi içinde küçük bir evren inşa ediyor.
Beynimizin bu sürekli çalışan yapısı, yalnızca düşünceler üretmez; aynı zamanda duygular, refleksler, sezgiler, hatta bilinçaltı tepkiler yaratır. Bilim insanları hâlâ beynin tam olarak nasıl çalıştığını çözemedi. Bildikleri tek şey şu: Beyin, bildiğimiz en karmaşık bilgisayar. Ama onu programlayan, yine kendisi.
Bu bilgiyi daha da tuhaf kılan ise şu: Beyin kendini inceleyen tek organdır. Yani siz şu an bu yazıyı okurken, beyniniz kendi yapısını anlamaya çalışıyor. Adeta bir aynaya bakıp aynayı çözmeye çalışmak gibi.
Bir başka ilginç gerçek: Beyin, vücudumuzun sadece %2’sini oluşturur ama vücudun enerjisinin %20’sini harcar. Bu enerji, sadece bilgi işlemek için değil, aynı zamanda sizi korumak, hatırlatmak ve yönlendirmek için harcanır. Bir tehlike anında göz bebeklerinin büyümesi, kalbinin hızlanması, elinin titremesi... Tüm bu "fiziksel" tepkiler, aslında beynin görünmeyen elektrik sinyalleriyle yönetilir.
Beyin bir simyacı gibidir. Elektriği duyguya, düşünceye ve davranışa çevirir. En trajik romanları da, en büyük icatları da, en acımasız kararları da o üretir. Sessizdir ama içinden geçen her şey gürültü gibidir. Ne düşündüğümüzü duyamasak da, bazen bir bakıştan bile o elektrik geçer.
İçimizdeki bu sessiz elektrik santrali çalıştıkça, biz yaşamaya devam ederiz. Belki de insanın asıl yolculuğu, yıldızlara değil, kendine doğrudur. Beynin içinde başka evrenler var ama çoğu insan, ömrü boyunca kendi zihninin sadece giriş kapısında oyalanır.
Kim bilir, belki de asıl keşif, kendini dinleyebilmektir.