Eskişehir’de yine tanıdık bir tartışmanın içindeyiz. Hava Hastanesi arazisinin özelleştirme kapsamına alınmasıyla birlikte başlayan süreç, aslında tek başına okunacak bir konu değil. Çünkü daha çok kısa bir süre önce eski Devlet Hastanesi alanında da benzer bir tablo ortaya çıkmıştı. O süreçte de “satış” iddiaları gündeme gelmiş, yetkililer bu iddiaları net bir dille yalanlamış ve söz konusu alana yeni bir sağlık tesisi yapılacağı ifade edilmişti. Şimdi aynı tartışma, bu kez Hava Hastanesi üzerinden devam ediyor.

CHP cephesi bu karara sert tepki gösteriyor. “Parça parça satılıyor” söylemiyle sürecin sadece bugüne ait olmadığını, bir bütünün parçası olduğunu savunuyor. “Bundan da mı haberiniz yoktu” çıkışı ise aslında sadece bir eleştiri değil, aynı zamanda yöneltilmiş açık bir güvensizlik ifadesi. Özellikle sağlık alanındaki arazilerin bu şekilde gündeme gelmesi, kamuoyunda daha hassas bir karşılık buluyor.

Ancak tartışmanın bir de diğer yüzü var. AK Parti cephesi uzun süredir Eskişehir’de CHP’li belediyeleri arazi satmakla eleştiriyor. Bu eleştiri neredeyse her fırsatta dile getiriliyor ve yerel siyasetin en temel başlıklarından biri haline gelmiş durumda. Yani bir tarafta belediyelere yöneltilen “arsa satıyorsunuz” eleştirisi dururken, diğer tarafta merkezi idarenin özelleştirme kararları üzerinden yürüyen bir tartışma var.

Bu iki durum yan yana geldiğinde ortaya çelişkili bir tablo çıkıyor. Siyasetin dili sertleştikçe, kullanılan argümanlar da birbirine benzemeye başlıyor. Dün belediyelere yöneltilen eleştirilerin bugün farklı bir başlık altında iktidara yöneltilmesi, tartışmanın dozunu daha da artırıyor. Bu da ister istemez vatandaşın kafasında soru işaretleri oluşturuyor.

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ise bu sürecin bir satış olmadığını özellikle vurguluyor. Türkiye genelini kapsayan bir planlama yapıldığını, elde edilecek gelirin yine sağlık yatırımlarına aktarılacağını ifade ediyor. Hava Hastanesi için de, daha önce Devlet Hastanesi alanı için de verilen mesaj aynı çizgide: Bu bir “elden çıkarma” değil, yeni yatırımlar için kaynak oluşturma süreci.

Ancak Eskişehir’de mesele artık sadece yapılan açıklamalarla sınırlı değil. Vatandaş, benzer başlıkların kısa aralıklarla tekrar gündeme gelmesinden dolayı daha temkinli yaklaşıyor. Dün Devlet Hastanesi, bugün Hava Hastanesi… Yarın başka bir kamu arazisi mi sorusu ister istemez zihinlerde yer ediyor.

İşin özü şu; bu tartışma sadece bir arazi tartışması değil. Bu, aynı zamanda siyasetin kendi içinde kurduğu dilin bir yansıması. Bir tarafın yıllardır dile getirdiği eleştiriler, bugün başka bir başlık altında kendisine yöneltiliyor. Bu da tartışmayı daha karmaşık hale getiriyor.

Sonuç olarak Eskişehir’de değişmeyen bir gerçek var: Aynı konular, farklı aktörlerle ama benzer cümlelerle yeniden gündeme geliyor. Ve bu döngü kırılmadıkça, her yeni karar beraberinde eski tartışmaları da getirmeye devam edecek.