Kışın sert rüzgârları yavaş yavaş çekilirken, Eskişehir’de ilkbaharın gelişi bir anda değil, adım adım hissedilir. Sabahları hâlâ hafif bir serinlik olur ama güneş kendini biraz daha fazla gösterir. İnsanlar kalın montlarını çıkarmaya cesaret edemese de yüzlerde hafif bir rahatlama görülür. Sanki şehir de insanlar gibi derin bir nefes almaya başlar.

İlkbahar en çok Porsuk Çayı kıyılarında kendini belli eder. Kışın daha sakin olan yürüyüş yolları, bu mevsimde yeniden dolmaya başlar. Çayın kenarında yürüyen insanlar, banklarda oturup sohbet eden arkadaş grupları ve ders aralarında kısa bir mola veren öğrenciler.. Hepsi baharın gelişini kendi hâllerince karşılar. Suyun yüzeyine vuran güneş ışığı, günün yorgunluğunu bile biraz hafifletir gibi olur.

Bu mevsimde Eskişehir’in sokaklarında yürümek de ayrı bir keyif verir. Özellikle Odunpazarı Evleri tarafına gidildiğinde ilkbaharın etkisi daha farklı hissedilir. Renkli evlerin arasında yürürken taş sokakların üzerine düşen güneş ışığı, sanki geçmişle bugünü aynı anda aydınlatır. O dar sokaklarda dolaşırken insanın aklına ister istemez eski zamanlar gelir. Belki yıllar önce o evlerin önünde oynayan çocuklar, komşuların kapı önünde yaptığı sohbetler ya da akşamüstü hazırlanan sofralar.. İlkbahar, bu hayalleri kurmak için en uygun zamandır.

Eskişehir’de ilkbahar sadece doğanın uyanması değil, insanların da biraz daha hareketlenmesi demektir. Kafeler daha kalabalık olur, sokaklarda yürüyen insanların sayısı artar. Uzun kış günlerinden sonra dışarıda vakit geçirmek herkese iyi gelir. Şehrin her köşesinde küçük bir canlılık hissedilir.

Özellikle hafta sonları Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı ilkbaharın en renkli hâlini sunar. Çimlere yayılan aileler, uçurtma uçuran çocuklar ve ağaçların altında sohbet eden insanlar, baharın getirdiği huzuru paylaşır. Açan çiçeklerin renkleri, gri kış günlerini tamamen unutturur. İnsan o anlarda, mevsimlerin değişmesinin sadece doğayı değil, ruh hâlimizi de değiştirdiğini daha iyi anlar.

Eskişehir’de ilkbahar, büyük olaylarla değil, küçük detaylarla hissedilir. Bir sabah açan ilk çiçek, bir akşam üzeri uzayan gün ışığı ya da hafif esen bir rüzgâr.. Hepsi bir araya geldiğinde şehirde yeni bir başlangıç hissi oluşur. Belki de bu yüzden ilkbahar geldiğinde Eskişehir sadece güzelleşmez; aynı zamanda insanların içini de biraz daha umutla doldurur.