Ahşap denildiğinde çoğumuzun aklına bir yapı malzemesi gelir. Oysa doğru ellerde ahşap, bir sanat eserine dönüşebilir. İşte Odunpazarı Belediyesi’nin bu yıl dokuzuncusunu düzenleyeceği Uluslararası Ahşap Heykel Festivali de tam olarak bunu gösteriyor. Bir ağacın gövdesinden çıkan sanatın hikâyesini vatandaşlarla buluşturuyor.
Eskişehir’in kültür ve sanat alanındaki en önemli özelliklerinden biri, sanatın sadece galerilerde ya da müzelerde kalmaması. Sokakta, meydanda, parkta vatandaşla buluşması. Ahşap Heykel Festivali de yıllardır bu anlayışın en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. İnsanlar bir heykelin sadece son halini değil, ortaya çıkış sürecini de izleme fırsatı buluyor. Bir sanatçının günler boyunca emek vererek bir kütüğü nasıl esere dönüştürdüğüne tanıklık etmek gerçekten farklı bir deneyim.
Festivalin uluslararası boyutu da ayrıca önemli. Güney Kore’den sanatçıların Eskişehir’e gelmesi, Türkiye’nin farklı şehirlerinden heykeltıraşların Odunpazarı’nda buluşması kentimizin kültürel zenginliğine katkı sağlıyor. Eskişehir zaten yıllardır öğrencileri, kültür sanat etkinlikleri ve turizm potansiyeliyle öne çıkan bir şehir. Bu tür organizasyonlar da kentin marka değerini daha da yükseltiyor.
Bir başka önemli nokta ise gençlerin sürece dahil edilmesi. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin sanatçılarla birlikte çalışacak olması oldukça değerli. Çünkü sanat da tıpkı diğer alanlar gibi ustadan çırağa aktarılan bir birikim. Gençlerin bu deneyimi yerinde yaşaması, geleceğin sanatçıları açısından önemli bir kazanım olacaktır.
Festivalin yalnızca heykellerden ibaret olmaması da güzel düşünülmüş. Konserler, dans gösterileri, açık hava sineması, çocuk etkinlikleri ve stantlarla Odunpazarı bir hafta boyunca yaşayan bir kültür merkezine dönüşecek. Bu da hem Eskişehirlilere hem de şehir dışından gelen ziyaretçilere keyifli bir atmosfer sunacak.
Aslında Odunpazarı’nın tarihi dokusu ile ahşap sanatı birbirine çok yakışıyor. Ahşap evleriyle tanınan bu bölgenin, ahşabı sanatla buluşturan böyle bir festivale ev sahipliği yapması anlamlı bir bütünlük oluşturuyor. Festival sonunda ortaya çıkacak eserler elbette önemli ancak belki de en kıymetlisi, insanların sanat üretimine birebir tanıklık edecek olması.
Kentlerin sadece yollarla, binalarla ya da altyapı yatırımlarıyla gelişmediğini düşünüyorum. Kültür ve sanat da bir şehrin ruhunu oluşturan en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Ahşap Heykel Festivali gibi organizasyonlar da Eskişehir’in bu ruhunu canlı tutuyor. Bu nedenle festivalin uzun yıllar devam etmesini ve her geçen yıl daha da büyümesini temenni ediyorum.