Dil ve konuşma kişilerin kendilerini anlatabilme, sosyal hayatlarındaki paylaşımlarında en önemli araçlardan birisidir. Kişinin doğumundan itibaren almış olduğu kültür, ana babanın kullandığı kelimelerin etkisiyle oluşan ve sonraları da belirli sembollerin şekillenmesiyle dil oluşur. Dilin de sözlerle kodlanması konuşmayı ortaya çıkarır.

Bu süreç içinde, dil, dudak, çene ve ses tellerinin hareketleri ses çıkarmayı ve sonraları da konuşmayı oluşturur.

Zaman zaman da konuşma organlarının yapısal gelişim bozuklukları, fonksiyonel gelişimindeki geriliği ile kişinin zihinsel gelişimindeki geriliği, dikkat dağınıklığı dil ve konuşmayı olumsuz olarak etkileyebilir. Dil ve konuşmayı duygusal, fiziksel ve zihinsel gelişimden bağımsız olarak düşünmek mümkün değildir.

Tüm bu sebeplerin üzerine bir de günümüzde dijital bağımlılıktan kaynaklanan sonuçları belki artık günümüzde ilk sıraya koyabiliriz, dil ve konuşma zorlukları-bozuklukları için.

Destek eğitim için gelen ailelerle yapılan görüşmelerde ağırlıklı olarak çocukların tamamen gerçek dünyadan kopuk, dijital bağımlılık derecesine varan alışkanlıklar edindiğini, bu sebeple de konuşma geriliği yaşadığını görmekteyiz, tecrübe etmekteyiz, buradan ulaşabildiğim herkese yalvarırcasına seslenmek istiyorum, “ Ne olur, çocuklarınızı dijital dünyadan uzak tutun, beceremiyor iseniz sınırlayın.”

Her ne sebeple olursa olsun, sebeplerin ortaya konulması ve değerlendirilmesinden sonra dil ve konuşma destek eğitim programları düzenlenerek ihtiyacı olan bireylerin destek eğitimi başlatılır.

Değerlendirme ve eğitim kesinlikle konuyla ilgili eğitim almış uzmanlar tarafından gerçekleştirilmelidir. Yine tekrar ulaşabildiğim herkese seslenmek istiyorum, dil eğitimi almak için gittiğiniz kurumlarda “Dil terapisti olarak görevlendirilen personelin diplomalarını mutlaka görmek istediğinizi beyan edin.” Orta halli bir kurumda en az iki üç Dil terapisti olması gerektiğini unutmayın ve çocuğunuzun mutlak surette dil terapistlerinden eğitim alıp almadığını kontrol edin. Aksi halde alınan eğitimler fayda yerine zarar getirebilir veya istenilen sonuç alınamaz.

Ülkemizde ve şehrimizde konuyla ilgili yetişmiş, alanında uzman personel yetersizliği sebebiyle ehil olmayan kişiler tarafından eğitim verilmesi sonucunda aileler ve destek eğitimi alan kişiler harcadıkları zaman ve emeğin karşılığını alamamaktadırlar.

Eğitimin ve rehabilitasyonun her alanında olduğu gibi bu sürecin en temel iki vazgeçilmezi SEVGİ ve SABIR’dır. Hece hece ilerlenecek bu yolda bu sürecin sihirli anahtarlarıdır. Bu iki anahtara sahip olanlar er veya geç istenilen sonuca ulaşabilir.

Selam ve muhabbetle…