Sonbahar mevsiminde günlerin kısalması, fiziksel aktivitenin azalması ve yüksek kalorili gıdalara yönelim, zayıflama iğneleriyle verilen kiloların geri alınması riskini artırıyor. Uzmanlar, ilaç kullanım sürecinde ve sonrasında kalıcı beslenme alışkanlıkları kazanılmadığı takdirde eski kilolara dönülebileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca hızlı kilo kaybının kas kütlesinde azalmaya ve safra kesesi sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor.
İlaç Tedavisinde Sürdürülebilir Beslenmenin Önemi
Diyabet tedavisinde uzun süredir yararlanılan GLP-1 grubu ilaçlar, obezite yönetimi ve iştah kontrolündeki etkileriyle öne çıkmaktadır. Ancak ilaç tedavisi sonlandırıldığında eski yeme alışkanlıklarına dönülmesi durumunda kaybedilen kiloların tekrar alınması kaçınılmaz hale gelmektedir. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, ilaçların sadece iştahı kesmekle kalmayıp olumlu metabolik etkiler sunduğunu belirtmektedir. Dr. Meriçliler, kalıcı sonuçlar elde edebilmek için tedavi süresince kişiye uygun ve sürdürülebilir beslenme düzeninin oturtulması gerektiğini ifade etmektedir. İlacın iştah kontrolünü sağlayacak en uygun dozda kullanılması ve sonrasında da bu sağlıklı beslenme modelinin sürdürülmesi kilo artışını engellemektedir. Kilo fazlası yüksek olan hastalarda Hekim kontrolünde doz artışına gidilebilse de temel odak noktasının alışkanlık değişimi olması gerektiği aktarılmaktadır.
Sonbahar Mevsiminin Kilo Kontrolüne Etkileri
Mevsim geçişiyle birlikte değişen yaşam koşulları, daha önce kilo kontrolünü sağlamış bireylerde dahi iştah dengesini olumsuz etkileyebilmektedir. Günlerin kısalması, kapalı havalar, açık hava aktivitelerinin azalması, iş yoğunluğu veya duygusal değişimler karbonhidrat tüketim eğilimini artırabilmektedir. Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, bu tür dönemlerde alınan kilo miktarı ilerlemeden iştah kontrolünü tekrar sağlamak amacıyla Hekim takibi ve önerisi doğrultusunda ilaçların dönemsel kürler halinde yeniden değerlendirilebileceğini kaydetmektedir.
Hızlı Kilo Kaybı, Kas Dokusu ve Safra Kesesi Riskleri
Kilo verme sürecinde uygulanan yöntemin yanı sıra kilo kaybının gerçekleştiği hız da kritik bir parametredir. Çok hızlı gerçekleşen kilo kayıplarında yağ dokusuyla birlikte kas kütlesinde de ciddi kayıplar meydana gelebilmektedir. Sağlıklı diyetlerde dahi bir miktar kas kaybı yaşanması doğal kabul edilirken, kontrolsüz ve hızlı zayıflama süreçleri bu durumu derinleştirmektedir. Kas dokusunun korunması adına aç kalarak değil, Dengeli beslenme programları ve düzenli egzersiz eşliğinde kilo verilmesi tavsiye edilmektedir. Öte yandan, hızlı kilo verdiren tüm yöntemlerin safra taşı oluşumunu tetikleme ihtimali bulunmaktadır. Bu nedenle ilaç kullanımı öncesinde ve kilo verme aşamasında karaciğer ile safra yollarının düzenli tıp kontrolünden geçirilmesi önem taşımaktadır.
GLP-1 reseptör agonistleri, esasen tip 2 diyabet tedavisinde kan şekerini düzenlemek amacıyla geliştirilmiş ilaç grubudur. Mide boşalmasını yavaşlatma ve beyindeki doygunluk merkezini uyararak iştahı baskılama özellikleri nedeniyle zamanla obezite ve kilo yönetimi alanında da yaygın kullanım alanı bulmuştur.
Zayıflama iğneleri kilo verme sürecinde etkili bir araç sunsa da tek başına kalıcı bir çözüm sağlamamaktadır. Sonbahar aylarının getirdiği fiziksel durgunluk ve iştah değişimleri karşısında formda kalabilmek; ilaç desteğinden bağımsız olarak kazanılmış doğru beslenme disiplinine, düzenli egzersize ve uzman doktor takibine bağlıdır.





