Şekeri beslenme rutininden tamamen çıkarmak yerine etiket okumak ve günlük seçimleri bilinçli yapmak, sürdürülebilir sağlıklı beslenmenin temel adımları arasında gösteriliyor. Gün içinde tüketilen kahve, paketli atıştırmalıklar veya hazır içecekler vasıtasıyla fark edilmeden alınan ilave şekerler, dengeli beslenme alışkanlıklarını doğrudan etkiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı İrem Aksoy, katı kısıtlamalar yerine farkındalık geliştirmenin önemini vurguluyor.
Gizli Şeker Kaynakları ve Etiket Okuma Alışkanlığı
Günlük yaşamda ilave şeker alımı yalnızca tatlı, çikolata ve şekerlemelerden kaynaklanmamaktadır. Şekerli içecekler, kahvaltılık gevrekler, hazır soslar ve paketli ürünler de bu miktarın artmasına neden olabilmektedir. Özellikle yoğun temposu olan kişilerin sıklıkla yöneldiği pratik ürünler, farkında olunmadan yüksek oranda şeker tüketilmesine yol açabilir. Ambalajlarda yer alan "diyet", "fit" veya "doğal" gibi ibareler ürünün tamamen ilave şekersiz olduğu anlamına gelmediğinden, tüketicilerin içindekiler listesini dikkatle incelemesi gerekmektedir. Beslenme ve Diyet Uzmanı İrem Aksoy, şekeri tamamen kesmek yerine nereden, ne kadar ve hangi sıklıkta alındığının tespit edilmesini önermektedir.
Şeker Tüketimini Azaltmak İçin 5 Denge Adımı
Beslenme düzeninde sürdürülebilir değişimler sağlamak adına radikal yasaklar yerine uygulanabilir küçük adımlar öne çıkmaktadır. Tüketim sıklığını ve miktarını kontrol altına almak için günlük hayata entegre edilebilecek basit yöntemler şu şekilde sıralanmaktadır:
-
Şekerli içeceklerin kullanımını sınırlayarak bunların yerine su tercih etmek günlük ilave şeker alımını düşürür.
-
Gün içerisinde birden fazla kez içilen çay ve kahveyi şekersiz tüketmeye çalışmak toplam miktarı azaltır.
-
Meyve suları yerine meyvenin kendisini bütün olarak tüketmek beslenme düzenine lif katkısı sağlar.
-
Ürün ambalajlarındaki "fit", "diyet" veya "doğal" etiketleriyle yetinmeyip içerik listesini okumak doğru bilgi sunar.
-
Şekeri tamamen yasaklamak yerine günlük beslenme tercihlerini ve tüketim sıklığını gözlemlemek kalıcı farkındalık oluşturur.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), serbest şeker tüketiminin günlük toplam enerji alımının yüzde 5 ila 10'undan daha az seviyede tutulmasını tavsiye etmektedir. Bilimsel araştırmalar, yüksek miktarda şeker tüketiminin çeşitli sağlık sorunlarıyla doğrudan bağlantılı olabileceğini göstermektedir. Bu çerçevede şeker farkındalığı yalnızca tatlı gıdaların miktarını azaltmak olarak görülmemeli, gün boyu alınan tüm ilave şeker kaynakları bir bütün olarak ele alınmalıdır.
19-25 Eylül Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası kapsamında yapılan değerlendirmeler, sağlıklı beslenmenin katı yasaklarla değil, bilinçli tercihlerle yürütülebileceğini ortaya koymaktadır. Tüketicilerin gıda etiketlerini okuma alışkanlığı kazanması ve gizli şeker kaynaklarını fark etmesi, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yaşam düzeninin kurulmasına yardımcı olmaktadır.





