Eskişehirspor, galibiyet parolasıyla gittiği Biga deplasmanından 3-0 gibi ağır bir yenilgiyle döndü…
Skor son derece ağır…
Ortaya konulan futbol skordan da ağır…
Oysa ligin ilk haftasında Eskişehir’de Alanya 1221 Spor karşısında alınan 4-0’lık galibiyet, birçok kişiyi mutlu etmişti. Ancak ben o maçın ardından gerek ekrandan gerekse gazetedeki köşemden farklı bir noktaya dikkat çekmiştim:
Savunma alarm veriyordu.
Skor 4-0’dı ama sahadaki futbol, geleceğe dair soru işaretleri bırakıyordu...
Savunmada yapılan basit hatalar, ilerleyen haftalarda daha güçlü rakipler karşısında başımıza iş açabilirdi…
Nitekim açtı da…
Henüz ikinci hafta Uşakspor deplasmanında savunma hataları nedeniyle kalemizde iki gol gördük. İlk yarıyı 2-0 geride kapattık. İkinci yarıda atılan iki golle beraberliği kurtardık…
Elbette deplasmanda 2-0’dan 2-2’ye gelmek önemlidir…
Ama Eskişehirspor gibi hedefleri olan bir takım için bunu başarı olarak kabullenmek mümkün değil...
Çünkü biraz daha inançlı biraz daha derli toplu oynayabilseydik Uşakspor’u devirmek hiçten değildi...
Ben bunları söylerken bazıları Eskişehirspor’u hâlâ yere göğe sığdıramıyordu…
Yıllarca futbol oynadığını, hatta antrenörlük yaptığını söyleyen bazı arkadaşlar, Alanya maçındaki 4-0’lık skorun arkasına sığınıp yapılan savunma hatalarını görmediler ya da görmek istemediler…
Uşakspor karşısında 2-0’dan 2-2’ye gelinmesini bile başarı kabul ederek methiyeler düzdüler...
Oysa ben o gün de aynı şeyi söyledim:
Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliydi.
Ama gözlerine taktıkları kara gözlükler! gerçeği görmelerine engel oldu…
BİGA’DA GERÇEKLER ORTAYA ÇIKTI
Biga deplasmanı, işte o soru işaretlerinin cevabını verdi…
Bigaspor savunması, Eskişehirspor savunmasının yapamadığını yaptı…
Adam geçirmedi…
Top geçirmedi…
Savunmada adeta etten duvar ördü…
Üstelik yalnızca savunma yapmakla kalmadılar. Çoklu savunma ve çoklu hücumun en güzel örneklerini de sergilediler...
Netice olarak Eskişehirspor savunmasının yaptığı hatalar 3-0’lık acı bir mağlubiyet olarak sicilimize işlendi...
Oyunun önemli anlarına gelirsek karşılaşmanın 15. dakikasında Fatih Deniz’in golüyle Bigaspor 1-0 öne geçti…
İlk yarı bu skorla tamamlandı.
Teknik Direktör Hakan Şapcı ikinci yarıda oyuncu değişiklikleriyle oyuna müdahale etmeye çalıştı…
Ama aranan gol bir türlü gelmedi…
Tam tersine…
65. dk. da Eren Makul farkı ikiye çıkardı. 72. dakikada Umut Koray Öz Bigaspor adına bir kez daha fileleri havalandırarak skoru 3-0 yaptı…
Maç da bu skorla bitti…
ES ES'İN ÜRETTİĞİ FUTBOL YOKTU
90 dakika boyunca Eskişehirspor’un yakaladığı pozisyon sayısı üç…
Bigaspor’un attığı gol üç…
Kaçırdığı net fırsatlar ise bir o kadar…
Ev sahibi takım biraz daha becerikli olsaydı, skor çok daha farklı olabilirdi…
Yaklaşık 95 bin nüfuslu Biga’da, 2 bin kişilik statta kendilerine ayrılan bölümde takımlarını destekleyen yaklaşık 200 Eskişehirspor taraftarı ise sahadan büyük bir hayal kırıklığıyla ayrıldı…
Taraftar deplasmana gidiyor…
Takımına destek oluyor…
Ancak karşılığında mücadele eden, forma için savaşan bir takım göremiyor...
ÜÇ MAÇTA İKİ KIRMIZI KART
Bir başka düşündürücü konu da hakem kartları…
Ligin ilk haftasında Alanya 1221 Spor karşısında sol bek Sarper Çağlar, ikinci sarı karttan kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bırakmıştı…
Biga maçında ise 90. dakikada bu kez Abdülkadir Öksüz, ikinci sarı kartın ardından kırmızı kart gördü…
Üç maçta iki kırmızı kart…
Sarı kartları bir kenara bırakıyorum…
Bu tablo bile başlı başına üzerinde durulması gereken bir konu…
Çünkü sezon daha yeni başladı…
Disiplin problemi, futbolcuların psikolojik durumları daha şimdiden kendisini göstermeye başladı…
HOCANIN SÖZLERİ NE OLDU?
Uşakspor maçından sonra Teknik Direktör Hakan Şapçı taraftardan özür dilemiş ve kaybedilen puanları Bigaspor karşısında alınacak galibiyetle telafi edeceklerini söylemişti…
Savunmadaki hataların da giderileceğini ifade etmişti…
Peki, ne oldu?
Bigaspor karşısında aynı hatalar devam etti…
Üstelik farklı skorla, bu kez üç gol yedik…
Demek ki sorun sadece bir maçlık değildi…
Sorun, çözülmesi gereken yapısal bir problemdi…
“BEN HİÇBİR ŞEY GÖREMEDİM”
Maçın ardından soyunma odasına inen Eskişehirspor Başkanı Ulaş Entok’un futbolculara yaptığı sert konuşma da dikkat çekiciydi…
Entok’un, futbolculara özetle şu mesajı verdiği öğrenildi:
“İnsan arma için, taraftarı için oynar. Hocası için, takım arkadaşı için oynar. Sevdiği biri için oynar, hiç oynamazsa kendi için oynar ama bir şey için oynar! Ben hiç bir şey göremedim. Kendinize çeki düzen verin.”
Başkanın tepkisini anlamak mümkün…
Çünkü 3-0’lık mağlubiyetin ötesinde, sahada mücadele gücü düşük bir Eskişehirspor vardı…
Ancak burada benim farklı bir sorum var:
Başkan Entok, futbolculara hesap sormadan önce teknik heyetten hesap sormalıydı?
Elbette kötü futbolun faturası futbolculara da kesilir…
Ama takım maça nasıl hazırlanıyor?
Savunmadaki sorunlar neden çözülmüyor?
Üç maçta aynı hatalar neden tekrarlanıyor?
Oyuncuların saha içindeki organizasyonu neden istenilen seviyede değil?
Bunların hesabı mutlaka sorulmalıdır...
İşte bu soruların muhatabı öncelikli olarak teknik heyettir…
ŞİMDİ SIRA BALIKESİRSPOR'DA
Önümüzde Eskişehirspor açısından son derece önemli bir karşılaşma var…
Üç maçta üç galibiyet alarak lider durumda bulunan Balıkesirspor, Eskişehir’e gelecek…
Artık mazeret üretme zamanı değil…
Henüz “daha ligin başındayız” demek de yetmez…
Çünkü lig uzun bir maraton olabilir ama kötü gidişatın belirtileri erkenden görülür…
Ben ligin ilk maçında alınan 4-0’lık galibiyete rağmen savunma hatalarını gördüm…
Uşakspor maçında aynı sorunların devam ettiğini de gördüm…
Biga’da ise bu sorunlar skora dönüştü…
Yani bir takım çevrelerin ve kişilerin övgüler düzdüğü ortamda eleştirilerim pek etkili olmadığı gibi oldukça cılız kaldı....
Şimdi top Hakan Şapçı’da.
Takımı toparlayacak mı?
Savunmadaki problemleri çözebilecek mi?
Orta sahayı ve hücumu daha üretken hale getirecek mi?
En önemlisi de futbolculara yeniden mücadele ruhunu kazandırabilecek mi?
Balıkesirspor maçı bu soruların cevabını görmek açısından son derece önemli…
Çünkü Eskişehirspor taraftarı skor kadar futbol, mücadele ve forma ruhu görmek istiyor…
Başkanın söylediği gibi:
“Bir şey oynayın!”
Çünkü Eskişehirspor formasını giyen herkes, önce bu formanın ağırlığını hissetmeli…
Bana göre, yazımın başlığında da belirttiğim gibi Perşembe’nin gelişi çarşambadan belliydi…
Şimdi önemli olan, perşembeyi yaşadıktan sonra çarşambaya gereken önlemleri acilen almak...
Sorunları görmenin, kabul etmenin ve çözmenin zamanı geldi…
Yoksa yarın iş işten geçmiş olur. Geçen sezonki gibi birileri 8-9 puan fark yapar ve bu sezon yine play-off mücadelesi vermek zorunda kalırız...
* * *