Giderek artan yaşlı nüfusa bağlı olarak dünyada her 3 saniyede bir kişiye Alzheimer tanısı konuluyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara, genetik kökenli olan bu hastalığın kan tahlilleriyle henüz unutkanlık başlamadan tespit edilebildiğini ve erken tedavi ile sürecin yavaşlatılabileceğini açıkladı.
Hastalığın Belirtileri ve Yaş Gruplarına Göre Yaygınlığı
Alzheimer hastalığının aileden kalıtımla geçen genetik bir rahatsızlık olduğunu ifade eden Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara, vakaların beynin gelişmiş bölgesi olan kortekste başladığını belirtti. Kortekste oluşan tahribatın zamanla hastanın bilişsel becerilerinin yanı sıra yürüme ve konuşma yetilerini de etkilediğini vurgulayan Kara, sürecin ilerlemesiyle hastaların yatağa bağımlı hale geldiğini ve gelişen enfeksiyonların yaşam kaybına yol açtığını kaydetti. Yaklaşık 65 yaşlarında görülme oranı yüzde 5 seviyesindeyken, 80'li yaşlarda bu oran yüzde 30 ile 50 aralığına yükselmektedir. Klasik muayene ve mental testlerle koyulan tanıda aile görüşmelerinin kritik önem taşıdığına değinen uzman, kişilerin aynı şeyleri defalarca sorması, anlattıklarını tekrarlaması, zaman, mekan ve kişileri karıştırması durumunda mutlaka hekime başvurulması gerektiğini ifade etti. Geç dönemde tespit edilen vakalarda hastalar 3 ila 5 yıl içinde yatağa bağımlı hale gelebilirken, erken tanı sayesinde bu süre 20 yıla kadar uzatılabilmektedir.
Zihinsel Egzersizler ve Sağlıklı Yaşamın Etkisi
Alzheimer etkilerini geciktirmek için alınabilecek tedbirleri sıralayan Dr. Atilla Kara, damar sağlığının korunması gerektiğinin altını çizdi. Şeker ve tansiyon hastalıklarından korunmak, dengeli beslenmek, fiziksel egzersiz yapmak, sigara ile alkolden uzak durmak ve erken emekli olmamak hastalığı geciktiren başlıca faktörler arasında yer almaktadır. Beyin sağlığını desteklemek adına yeni bir beceri, yabancı dil veya oyun öğrenmenin faydalı olduğunu aktaran Kara, sözel bulmacalara kıyasla sudoku gibi rakamsal bulmacaların beynin daha aktif çalışmasını sağladığını belirtti.
Erken Tanı Yöntemleri ve Ailelerin Sorumlulukları
Henüz unutkanlık evresi başlamadan yapılan bazı kan tahlilleri sayesinde hastalığın erken dönemde tespit edilebildiğini belirten Uzm. Dr. Atilla Kara, ailesinde Alzheimer öyküsü bulunan bireylerin bu testleri yaptırmasının önemini vurguladı. Erken başlanan tedavinin hastalığın ortaya çıkışını ve ilerleyişini yavaşlattığını, ilerleyen safhalarda ise ilaçların etkisinin azaldığını ifade etti. Hasta yakınlarına da büyük sorumluluklar düştüğünü hatırlatan Kara; öz bakımını gerçekleştiremeyen hastaların evdeki kesici, delici, yanıcı aletlerden ve pencerelerden uzak tutulması gerektiğini, açık unutulan ocak gibi yangın veya zehirlenme riski taşıyan durumlara karşı önlem alınmasının şart olduğunu ekledi.
Toplumda görülme sıklığı her geçen gün artan Alzheimer hastalığının kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte, erken evrede uygulanan tıbbi müdahalelerle yaşam kalitesi korunabilmekte ve hastalığın olumsuz etkileri belirgin şekilde geciktirilebilmektedir.
Küresel ölçekte yaşlanan nüfusla birlikte yaygınlaşan Alzheimer, erken tanı imkanları ve koruyucu yaşam alışkanlıkları sayesinde kontrol altında tutulmaya çalışılmaktadır. Zihinsel ve fiziksel aktivitelerin sürdürülmesi hastalıktan korunmada önemli bir rol oynarken, hasta yakınlarının da süreç hakkında bilinçlenmesi ve gerektiğinde psikolojik destek alması hayati önem taşımaktadır.





