Dünya genelinde 57 milyondan fazla kişinin demansla yaşadığı ve her yıl yaklaşık 10 milyon kişiye yeni tanı konulduğu bildirildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), demansla yaşayan kişi sayısının 2030'da 78 milyona, 2050'de ise 139 milyona ulaşabileceğini öngörüyor.
Alzheimer hastalığına yönelik farkındalığın artırılması amacıyla her yıl 21 Eylül, Dünya Alzheimer Günü olarak anılıyor.
Beyin hücrelerinin zaman içerisinde zarar görmesi ve ölümüyle ortaya çıkan Alzheimer, hafıza, düşünme ve bilişsel işlevlerde gerilemeye yol açıyor. Demansın en yaygın türü olan Alzheimer'ın, tüm demans vakalarının yaklaşık yüzde 60 ila 70'ini oluşturduğu tahmin ediliyor.

Demans vakaları artıyor
DSÖ verilerine göre demans, dünya genelinde önde gelen ölüm nedenleri arasında yer alıyor. Hastalık, hafıza ve düşünme becerilerinin yanı sıra kişinin günlük yaşam aktivitelerini yerine getirme kapasitesini de etkiliyor. Demansın yalnızca Alzheimer'dan kaynaklanmadığı, beyni etkileyen farklı hastalıkların da bu tabloya yol açabildiği belirtiliyor.
Dünya genelinde demansın ekonomik yükünün de giderek arttığı ifade ediliyor. 2019'da yaklaşık 1,3 trilyon dolar olarak hesaplanan küresel maliyetin, 2030'da 1,7 trilyon dolara, bakım giderlerindeki artışlar da dahil edildiğinde 2,8 trilyon dolara ulaşabileceği öngörülüyor.
Alzheimer's Disease International verilerine göre demansla yaşayanların yaklaşık yüzde 60'ı düşük ve orta gelirli ülkelerde bulunuyor. Bu oranın 2050'ye kadar yüzde 71'e çıkması bekleniyor.
Tanı açığı devam ediyor
Demans konusunda en önemli sorunlardan birinin de tanı oranlarındaki yetersizlik olduğu belirtiliyor. Alzheimer's Disease International tarafından paylaşılan araştırmalara göre demansla yaşayan kişilerin önemli bölümü henüz resmi tanı almıyor. Yüksek gelirli ülkelerde dahi vakaların yalnızca yüzde 20 ila 50'sinin birinci basamak sağlık hizmetlerinde kayıt altına alındığı, düşük ve orta gelirli ülkelerde ise tanı açığının daha büyük olduğu ifade ediliyor.
ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezinin (CDC) verilerine göre Alzheimer'ın ilk belirtileri çoğunlukla 60 yaş sonrasında görülüyor. Yaşın ilerlemesiyle hastalık riski artarken, daha genç yaşlarda da Alzheimer vakalarına rastlanabiliyor.
Risk faktörlerine karşı önlem alınabiliyor
Demansın kesin bir tedavisi bulunmamasına rağmen hastalık riskinin belirli ölçüde azaltılabileceği veya başlangıcının geciktirilebileceği değerlendiriliyor.
DSÖ, demans riskinin yüzde 45'e kadarının değiştirilebilir risk faktörleriyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Tütün ve alkol kullanımı, fiziksel hareketsizlik, sosyal izolasyon, hava kirliliği, yüksek tansiyon ve diyabet, bu risk faktörleri arasında gösteriliyor.
Bu nedenle söz konusu faktörlere yönelik alınabilecek önlemlerin, demans riskinin azaltılması ve hastalığın ortaya çıkışının geciktirilmesinde rol oynayabileceği değerlendiriliyor.





