Türkiye'de en başından beri "solculuk ve sağcılık" kavramlarının hiç oturmadığını, hiçbir kitleyi ya da tarafı anlatmaya yetmediğini biliyorum, ona rağmen yazının başlığını kısa tutabilmek için bu tanımı kullandım, aslında "Külliye meselesini açık açık, isimleriyle konuşamayan Yeni Parti, CHP ve DSP'li dostlarıma sordum, işte cevapları" demem lazımdı, ancak takdir edersiniz ki bu kadar uzun yazı başlığı olmaz...

Öncelikle yine bu partilerden olan ve Kanal 26'da Merkez Üssü programındaki arkadaşlarımdan Hüseyin Akçar'ın programdaki bir sözüyle başlayalım: "Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün, Kurşunlu Külliyesi'ni neden geri almak istediğini açıklaması gerek. Kira sözleşmesi bitiyor olabilir, ancak kabul edilebilir bir gerekçe göstermeliler. Mesela çıkıp 'Biz burayı Odunpazarı Belediyesi'nden alacağız ve TÜGVA'ya verip rezil edeceğiz' diyebilirler..."

Bunun üzerine programda Hüseyin'e itiraz ettim: "Yeter artık şu TÜGVA üzerine oturtmak istediğiniz algı. Vakıflar Genel Müdürlüğü burayı aldıktan sonra isterse TÜGVA'ya kiralar. Niye rezil etmiş olsunlar ki!"

Sevgili Hüseyin ile tartışmamız uzun sürdü tabii ki, ancak program bitince telefonumda bir mesaj gördüm ve TÜGVA Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Anıl ile konuştuk: "TÜGVA, bu ülkenin gençlerini, vatanına, milletine, dinine bağlı yetiştirmek isteyen anne-babalara yardımcı olmak için kurulmuş bir vakıftır. Külliye'nin karşısında 11 yıldır boş duran bir mekanı, mezbelelik haliyle devraldık ve orayı şimdi gençlerin hizmetine, ücretsiz olarak açtık. İnşaat döküntüleri toplanırken belki de birkaç şey kenara atılmış olabilir. Sonuçta 11 yıllık döküntüyü topluyordu arkadaşlar. Ancak şunu söylemeliyim ki, başta Hüseyin Akçar bey olmak üzere böyle düşünen kişilerin gönlünü rahatlatmak için belirtiyorum, TÜGVA'nın Kurşunlu Külliyesi'ni kiralamak gibi bir düşüncesi yoktur. Biz, Külliye'nin yeniden manevi huzuruna kavuşmasını istiyor ve bunu, Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün gayet de güzel bir şekilde başaracağına inanıyoruz..."

Bu konunun da kayıtlara geçmesi için buraya yazdıktan sonra şimdi ana konumuza geçelim isterseniz...

KAZIM KURT'UN İHTİYACI VAR

Bir CHP'li şunları söyledi: "Bir kere şunu net olarak söyleyeyim, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'un Ayşe Ünlüce ile giriştiği parti içi mücadelede artık yeni bir atraksiyona ihtiyacı var. Aslında Kazım Kurt da bu Külliye'nin artık elinden alınmasını istiyor, kurtulmak istiyor oradan. Ancak emin ol, kendisine kavga lazım. AKP ile girişeceği bir kavga, partisi içinde kendisini yeniden avantajlı bir konuma getirecektir..."

Bir YENİ Partili ise şöyle konuştu: "Sana kesinlikle katılmıyorum. Konu, yani Külliye'nin geri istenmesi kesinlikle, ama kesinlikle siyasi bir karardır. Siyasi olmasaydı, o zaman Vakıflar Bölge Müdürlüğü çıkıp gerekçe gösterir ve Külliye'nin geleceği ile ilgili planını ortaya sererdi. Konu tartışmaya başlanınca neden AKP İl Başkanı Gürhan Albayrak konuştu ki! Konu hakkında AKP il başkanının konuşması bile konunun siyasi olduğunu dile getirmek için bir kanıt olarak karşımızda duruyor."

Başka bir YENİ Partili: "Sizinkiler o bölgeyi alkolden arındırıp tamamen muhafazakar insanların faydalanacağı bir hale büründürmek istiyor. Seçimleri biz kazanıyoruz ve bizim istediğimiz olacak. O bölgede yine yılbaşı kutlayacağız ve gençlerimiz orada yine içki içecek. Çatlayın, patlayın..."

DSP ve CHP'ye oy veren bir kişi: "Gürhan Albayrak'ın çıkıp konu hakkında yorum yapması, insanları burada Vakıfların kararını savunamaz hale getiriyor. Sıkıntıyı Dündar Ünlü gördü ve ortalığı sakinleştirecek bir açıklama yaptı, ama o da kalktı 'Belediyede kalsın' diyerek yanlış yaptı. AK Parti İl Başkanı son zamanlarda hangi konuya dahil olsa çok kötü oluyor, hem kendisi hem de partisi için. Bu tür konulara hiç karışmasa ve kenarda dursa çok daha iyi olur..."

Bir CHP'li ise şunları söyledi: "Buraların 'sizde-bizde' diyerek tartışılması çok kötü. Çıkan sonuca bakmak lazım. Şehri Derya, Hatboyu, Dede Korkut Parkı gibi bir sürü örnek verebiliriz. Böyle alanları ancak belediyeler layıkıyla işletebilir ve korur. Ancak bizim belediyeler bir yeri alınca sanki orasını düşmandan kurtarmışlar gibi davranıyor ve hemen dindarları rahatsız edecek atraksiyonlara girişiyor. Bizimkilerin aklını başına devşirmesi ve buraları ellerinde tutabilmek için Eskişehir'de her kesimden insanın yaşadığını unutmaması gerekiyor. AK Parti'nin de artık inadından vazgeçmesi, doğru düzgün sözleşmelerle buraların tamamını belediyelere devretmesi gerekiyor..."

Ben, çok kişiyle konuştum...

Ortak düşünceye sahip olan arkadaşlarımı, tek kişinin görüşleri altında toplama çalıştım...

Bu mesele sadece Kurşunlu Külliyesi meselesi değil...

O yüzden daha çok su kaldırır gibi duruyor...