Eskişehir denince akla artık sadece öğrenci kenti, kültür kenti ya da turizm kenti gelmiyor. Eskişehir, giderek daha güçlü biçimde “Festivaller Şehri” kimliğiyle de anılıyor…
Bunun en önemli nedenlerinden biri ise hiç kuşkusuz Porsuk Çayı…
Şehrin tam kalbinden geçen, İtalya’nın önemli simgelerinden üzerinde gondolların gezdiği Venedik benzeri Porsuk, yıllardır Eskişehir’in simgesi. Şimdi ise sadece manzarasıyla değil, düzenlenen çeşitli etkinliklerle de şehrin sosyal ve kültürel hayatının merkezinde yer alıyor…
Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Porsuk Festivali, bu açıdan yalnızca birkaç günlük bir etkinlik olarak görülmemeli…
Çünkü festival dediğiniz şey; müzikten, eğlenceden ve konserlerden ibaret değildir.
Festival, bir şehrin kendisini tüm ülkeye olduğu kadar bütün dünyaya anlatma biçimidir…
Eskişehir de bunu Porsuk üzerinden başarıyla yapıyor…
Şehrin simgesi Porsuk, festivallerle birlikte yeniden hayatın merkezine taşınıyor. Eskişehir’in gençliği, esnafı, sanatçıları, öğrencileri ve şehir dışından gelen misafirleri aynı atmosferde buluşuyor…
İşte tam da burada Eskişehir’in önemli bir avantajı ortaya çıkıyor…
Eskişehir’in festivaller için doğal bir sahnesi var…
Porsuk var...
Odunpazarı var…
Tarihi dokusu var…
Genç nüfusu var…
Üniversiteleri var…
Sanata ve kültüre ilgisi var…
Ve en önemlisi, şehirde festival kültürünü sahiplenebilecek güçlü bir toplumsal yapı var…
Ancak burada Büyükşehir Belediyesi’ne de önemli bir görev düşüyor…
Festival yapmak yetmez…
Festivalin şehrin ekonomisine, turizmine ve tanıtımına nasıl katkı sağlayacağı da planlanmalı…
Eskişehir’e festival için gelen 7 den 70’e tüm ziyaretçilerin otelde kalması, restoranda yemek yemesi, kafelerde vakit geçirmesi, çarşıdan alışveriş yapması şehrin prestijine katkı sağlayan önemli unsurlar...
Yani festivalin ışığı yalnızca sahneyi değil, Eskişehir esnafını da aydınlatmalı…
Porsuk Festivali bu anlamda doğru bir başlangıç olabilir…
Ama neden daha fazlası olmasın?
Neden Eskişehir yılın farklı dönemlerinde farklı temalarda ulusal ve uluslararası festivallere ev sahipliği yapmasın?
Neden Porsuk, Türkiye’nin en önemli festival rotalarından birinin merkezi haline gelmesin?
Eskişehir bunu yapabilecek potansiyele sahip…
Üstelik şehir bunu yalnızca belediyenin imkânlarıyla değil; üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, turizmciler, esnaf ve özel sektörün de içinde olduğu geniş bir organizasyon modeliyle başarabilir…
Ülke çapında düşünürsek; Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali...
Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Festivali...
Adana Lezzet Festivali ve Adana uluslararası Altın Koza Festivali ilk aklıma gelen festivaller hem ülkemize hem düzenlenen şehirlere büyük katkılar yapıyor...
İç Anadolu’nun incisi Eskişehir’imiz doğal yapısıyla, tarihsel mazisiyle, tüm kurum, kuruluş ve halkıyla bu etkinliklerin altından başarıyla kalkacak potansiyele sahiptir...
Günümüzde şehirler sadece yolları, binaları ve meydanlarıyla yarışmıyor…
Şehirler kültürleriyle, etkinlikleriyle ve marka değerleriyle yarışıyor…
Eskişehir’in de bu yarışta geri kalmaması gerekiyor…
Porsuk’un kenarında yükselen müzik sesi, aslında Eskişehir’in geleceğine dair başka bir mesaj veriyor:
Bu şehir sadece yaşanacak değil, deneyimlenecek bir şehir olmalı…
Porsuk Festivali bu anlayışın önemli adımlarından biri…
Eskişehir’in “Festivaller Şehri” olması ise artık bir slogan olmaktan çıkarılıp kalıcı bir kent politikasına dönüştürülmeli…
Çünkü Eskişehir’in Porsuk’u var…
Porsuk’un da anlatacak çok hikâyesi var…
Şimdi mesele, o hikâyeyi Türkiye’ye ve dünyaya ne kadar güçlü anlatacağımızda…
Festivaller Şehri Eskişehir
Eskişehir’in “Festivaller Şehri” iddiasını yalnızca düzenlenen etkinliklerin sayısıyla ölçmek doğru olmaz…
Asıl mesele, farklı mevsimlere ve farklı ilgi alanlarına yayılan festivallerin kentin ekonomisine, turizmine, sosyal yaşamına ve marka değerine uzun vadede ne katacağıdır...
Çünkü festival, birkaç gün süren bir organizasyon olabilir; fakat doğru planlandığında ekonomik etkisi aylarca, hatta yıllarca devam edebilir…
Eskişehir’in bugün önünde duran fırsat tam da budur…
Dolayısıyla festivalin gerçek başarısı, konser alanındaki kalabalıklarla değil, o kalabalığın şehir ekonomisine ve tanıtımına ne kadar katkı yaptığıyla ölçülmeli…
Eskişehir Markası Nasıl Güçlenir?
Bir şehrin marka değeri yalnızca tarihi eserleriyle oluşmaz…
İnsanların o şehir hakkında ne hissettiği de markanın bir parçasıdır…
Eskişehir denildiğinde “öğrenci kenti”, “yaşanabilir şehir”, “kültür ve sanat şehri” gibi algıların yanına “festivaller şehri” ifadesinin eklenmesi, kentin ulusal ve uluslararası tanınırlığını büyük ölçüde güçlendirebilir…
Ancak bunun için festivallerin birbirinden kopuk organizasyonlar olarak kalmaması gerekir…
Her festival, Eskişehir markasının başka bir yönünü anlatmalı…
Edebiyat festivali kentin kültürel mirasını...
Kukla tiyatrosu çocuk ve aile turizmini...
Korolar festivali uluslararası kültür ilişkilerini...
Yapay zekâ etkinlikleri yenilikçi ve teknolojik kimliğini...
Gastronomi etkinlikleri yerel mutfağını...
Porsuk Festivali ise şehrin en güçlü sembollerinden birini öne çıkarmalı…
Böylece farklı etkinlikler, aslında tek bir büyük hikâyenin parçaları haline gelir:
Eskişehir; kültürü, sanatı, gençliği, teknolojisi, gastronomisi ve yaşam kalitesiyle deneyimlenmesi gereken bir şehirdir…
Bu da marka değeridir…
Porsuk Festivali Bu Modelin
Önemli Bir Parçası Olabilir
2026 yılında ilk kez düzenlenecek Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nin 2-6 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilmesi ve sanat, kültür, müzik ve eğlenceyi Porsuk çevresinde buluşturması, Eskişehir’in simgesini doğrudan festival markasının merkezine yerleştirmesi açısından önemli…
Porsuk burada yalnızca festivalin yapılacağı yer değildir…
Porsuk, Eskişehir'in dünyaya açılan marka yüzüdür…
Dolayısıyla Porsuk Festivali başarılı olduğu takdirde yalnızca yeni bir etkinlik kazanmış olmayacağız…
Şehrimizin ulusal ve uluslararası tanıtımında kullanılabilecek yeni bir marka kazanmış olacağız…
Sonuçta festival biter…
Sahne sökülür…
Işıklar kapanır…
Şayet doğru planlanmışsa festivalin ekonomik ve sosyal etkisi şehirde kalmaya devam eder…
İşte Eskişehir’in “Festivaller Şehri” olma hedefi tam da burada anlam kazanıyor…
Mesele festival düzenlemek değil; festivali şehrin geleceği adına önemli bir yatırım haline getirmektir.