Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) tarihi bir dönem başladı…

ESOGÜ’nün tarihinde ilk kez bir kadın rektörlük koltuğuna oturdu. Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’un rektör olarak atanması, sadece bir akademik görevlendirme değil; aynı zamanda üniversitenin geleceği açısından da önemli bir dönüm noktasıdır…

Üstelik bu hikâyenin dikkat çekici bir tarafı daha var…

Yeni rektör, ESOGÜ’ye dışarıdan gelen bir isim değil. Üniversitenin koridorlarını, fakültelerini, öğrencilerini, akademisyenlerini yakından tanıyan; yıllarını bu üniversiteye vermiş bir akademisyen…

1992 yılında öğrenci olarak kapısından girdiği üniversitede bugün rektörlük makamına ulaşmak…

Bunun adı sadece kariyer değildir…

Bunun adı emektir…

Bunun adı istikrardır…

Ve belki de en önemlisi, bir üniversitenin kendi içinden yetiştirdiği bir akademisyene duyduğu güvenin sonucudur…

Kadınların önündeki duvarlar yıkılmalı

Türkiye’de kadınların akademide, bürokraside, siyasette ve iş dünyasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini yıllardır konuşuyoruz…

Ancak konuşmak yetmez. Önemli olan karar mekanizmalarında kadınların gerçekten yer almasıdır…

ESOGÜ’de gerçekleşen bu atama da bu açıdan değerli…

Bir üniversiteyi sadece binalar, laboratuvarlar ve derslikler büyütmez…

Üniversiteleri vizyon büyütür…

Bilim büyütür…

Liyakat büyütür…

Özgür düşünce büyütür…

Ve güçlü yönetim anlayışı büyütür…

Şimdi Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’un önünde önemli bir görev var…

Çünkü ilk olmak her zaman zordur…

İlk kadın rektör olarak atanan bir akademisyenin başarısı, yalnızca kendi başarısı olarak görülmeyecektir. Başarısı, ESOGÜ’nün başarısı olacak…

Attığı her adım, aldığı her karar yakından takip edilecektir…

ESOGÜ’nün beklentisi büyük

Eskişehir, üniversiteler şehri…

ESOGÜ de bu şehrin en önemli akademik kurumlarından biri...

Dolayısıyla yeni dönemde beklenti de büyük…

Öğrenciler daha güçlü bir üniversite istiyor…

Akademisyenler bilimsel üretimin daha fazla desteklenmesini istiyor…

Şehir ise üniversitenin Eskişehir’le daha güçlü bütünleşmesini bekliyor…

Üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi, gençlerin istihdamına katkı sağlayacak projelerin artırılması, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve ESOGÜ’nün ulusal ve uluslararası alandaki görünürlüğünün güçlendirilmesi yeni yönetimin önündeki önemli başlıklar arasında…

Kısacası makam değişti.

Şimdi sıra beklentileri karşılamakta…

“İlk kadın rektör” olmak yetmez

Burada bir noktayı özellikle vurgulamak gerekiyor…

Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’un kadın olması elbette tarihî bir önem taşıyor. Ama birkaç yıl sonra konuşmamız gereken şey sadece; “ESOGÜ’nün ilk kadın rektörü” olmamalı…

“ESOGÜ’yi nereye taşıdı?” sorusunun cevabını konuşmalıyız…

Çünkü makamlar gelip geçicidir…

Asıl kalıcı olan yapılan işlerdir…

Öğrencinin hayatına dokunan projeler…

Bilime kazandırılan çalışmalar…

Akademisyenlerin önünü açan uygulamalar…

Şehrin gelişimine sağlanan katkılar…

Ve üniversitenin Türkiye’deki yerini yükseltecek vizyon…

Bunlar konuşulmalı.

Yeni bir sayfa

ESOGÜ’de şimdi yeni bir sayfa açılıyor…

Bu sayfanın başında ise üniversitenin kendi içerisinden yetişmiş bir kadın akademisyen var…

Bu nedenle Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’un göreve başlaması sadece ESOGÜ için değil, Eskişehir için de önemli…

Kendisini zor bir görev bekliyor…

Ama aynı zamanda büyük bir fırsat da var…

ESOGÜ’nün tarihine ilk kadın rektör olarak adını yazdırdı.

Şimdi sıra, bu tarihi görevi başarılarla taçlandırmakta…

Çünkü Eskişehir’in üniversitelerinden beklentisi büyük…

34 yıldır ESOGÜ mensubu…

Yani rektör olarak görev yapacağı üniversiteyi çok iyi bilenlerden birisi…

Bu kendisi için çok büyük avantaj…

Çünkü önümüzdeki süreç içerisinde üniversiteyi tanımak için zaman geçirmeyecek…

ESOGÜ’nün yeni rektöründen beklentisi ise daha da büyük…

İlk kadın rektör olmak tarihe geçmektir…

İyi bir rektör olmak ise tarihte iz bırakmaktır…

Eğer hafızam beni yanıltmıyorsa ESOGÜ’ye ilk kadın rektör atanmakla birlikte ilk kadın rektör yardımcısı atanmakta önemli bir gelişme…

ESOGÜ’nün ilk kadın Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan’ı da rektör yardımcısı olarak atadı…

Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan’da üniversitenin ilk kadın rektör yardımcısı olarak tarihe geçti…

* * *

Görevi Prof. Dr. Kamil Çolak’tan devralan Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’un yaptığı açıklamada şu sözleri dikkatimi çekti…

“Ekip çalışmasıyla üniversiteye katkı sunmayı hedefliyorum. Görev sürem sonunda ‘hoş bir seda bırakmayı’ amaçlıyorum.”

* * *

ESOGÜ’nün ilk kadın Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy ile rektör yardımcılıklarına getirdiği Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan ve Prof. Dr. Mustafa Önder’i kutluyor, görevlerinde başarılar diliyorum…

* * *