Siyasette kavga büyüyor, saflaşma sertleşiyor. Eskişehir’de artık mesele yalnızca bir parti değişikliği değil; siyasi miras, seçmen iradesi ve örgütlerin geleceği üzerinden yürüyen büyük bir hesaplaşmaya dönüşüyor…
CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü’nün sözleri, siyaset gündemine adeta bomba gibi düştü:
“Bizim örgütlerimizi çaldılar götürdüler. Her şeyimizi çaldılar götürdüler. Tam bir siyasi hırsızlıkla gittiler.”
Bu sözler sıradan bir parti eleştirisi değil…
Bu, CHP ile YENİ Parti arasındaki kavganın artık siyasi rekabet sınırlarını aştığını gösteren çok sert bir çıkış…
Süllü’nün açıklamalarına göre CHP’den YENİ Parti’ye yaşanan geçişler, doğal bir siyasi tercih değil; CHP’nin yıllarca emek verdiği kadroların, örgütlerin ve siyasi birikimin başka bir yapıya taşınması olarak görülüyor…
Peki, gerçekten ne oluyor?
Örgüt mü taşınıyor, seçmen mi?
YENİ Parti cephesinden gelen açıklamalar ise bunun tam tersini söylüyor…
YENİ Parti yöneticileri kısa sürede çok sayıda il ve ilçede örgütlenebileceklerini, farklı siyasi geleneklerden insanların kendilerine ilgi gösterdiğini belirtiyor. Hatta örgütlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, kısa sürede 60 ilde örgütlenme hedefinden söz etmişti…
Yani bir tarafta “örgütlerimizi çaldılar” diyen CHP var…
Diğer tarafta ise, “Bu sadece CHP’den gelenlerin hareketi değil, toplumun farklı kesimlerinden destek görüyoruz” diyen YENİ Parti var…
Gerçeği zaman gösterecek…
Ama şu bir gerçek:
Siyasette tabela değişir, isim değişir, bina değişir; fakat örgüt kültürünü bir gecede oluşturamazsınız…
İşte kavganın asıl nedeni de burada…
CHP'nin asıl korkusu ne?
CHP açısından tehlike yalnızca birkaç milletvekilinin ya da belediye başkanının başka partiye geçmesi değil…
Asıl tehlike, yerel örgütlerin, belediye kadrolarının, eski yöneticilerin ve yıllardır CHP içerisinde siyaset yapan isimlerin topluca başka bir siyasi merkeze yönelmesi…
Çünkü siyasi partiler sadece genel başkanlardan ibaret değildir…
Partiyi ayakta tutan mahalle temsilcisidir…
İlçe yöneticisidir…
Sandık görevlisidir…
Yıllarca kapı kapı dolaşan partilidir…
Seçim günü sandığın başında bekleyen gönüllüdür…
Dolayısıyla bir siyasi parti için örgüt kaybetmek, sadece birkaç isim kaybetmek anlamına gelmez…
Seçim makinesinin önemli parçalarını kaybetmek anlamına gelir…
Süllü’nün; “bizim örgütlerimizi çaldılar” çıkışını bu açıdan okumak gerekiyor…
Ama YENİ Parti'nin de bir hesabı var…
YENİ Parti tarafı da boş durmuyor…
Örgütlenmesini hızlandırıyor, farklı siyasi geçmişlerden isimleri kendi çatısı altında toplamaya çalışıyor…
Üstelik CHP içerisinden gelen isimler YENİ Parti’ye önemli bir avantaj sağlıyor…
Hazır siyasi kadro
Bu kadrolar siyaseti biliyor…
Seçim kampanyası biliyor…
Sandık organizasyonu biliyor…
Belediye yönetimi biliyor…
Örgütlenme biliyor…
Kısacası yeni bir partinin yıllarca harcayarak oluşturabileceği siyasi tecrübeye kısa sürede ulaşabiliyor…
İşte CHP'nin, “siyasi hırsızlık” olarak gördüğü nokta tam da burası…
YENİ Parti açısından ise bu durum muhtemelen “siyasi transfer” olarak değerlendiriliyor…
Aynı olaya iki farklı pencereden bakılıyor…
Eskişehir'de asıl düğüm Ayşe Ünlüce
Bütün bu tartışmaların Eskişehir'deki en kritik ismi ise Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce…
Jale Nur Süllü, Ünlüce'nin YENİ Parti'ye geçeceğini düşünmediğini açıkça söyledi ve kendisine güvendiğini ifade etti…
Burada siyasi hesabı iyi yapmak gerekiyor…
Ayşe Ünlüce'nin vereceği karar yalnızca kendi siyasi geleceğini değil, Eskişehir'deki siyasi dengeleri de doğrudan etkileyebilir…
Ünlüce CHP'de kalırsa CHP'nin elinde güçlü bir yerel siyasi merkez oluşur…
YENİ Parti'ye geçerse, tartışmanın boyutu tamamen değişir…
Çünkü o zaman mesele “bir belediye başkanı parti değiştirdi” noktasından çıkar…
Eskişehir'de iki ayrı siyasi merkez ortaya çıkar…
Bu da önümüzdeki seçimlerin matematiğini baştan aşağı değiştirebilir…
“Çınar” benzetmesi önemli
Süllü'nün açıklamalarında dikkat çeken bir başka ifade ise CHP'yi “asırlık çınar” olarak nitelendirmesi…
“Yapraklar dökülür, gövde ve kök yerinde kalır” diyor…
Bu, CHP'nin kendisini nasıl konumlandırdığını açıkça ortaya koyuyor…
Mesaj şu:
“Gidenler partiyi bitirmez”.
Fakat siyaset matematiği bazen duygulardan farklı işler…
Bir parti ne kadar köklü olursa olsun, örgütlerini, seçilmişlerini ve toplumdaki karşılığını kaybederse bunun seçim sandığında bir bedeli olabilir…
Aynı şekilde yeni kurulan bir parti de ne kadar güçlü isimleri bünyesine katarsa katsın, seçmenin gönlünde karşılık bulmadan kalıcı hale gelemez…
Son sözü sandık söyleyecek
Bugün CHP; “Bizden kadro çalındı” diyor…
YENİ Parti ise: “Bize toplumdan büyük bir talep var” diyor…
İki taraf da kendi hikâyesini anlatıyor.
Ancak siyasette hikâyelerin değil, sandık sonuçlarının hükmü vardır.
Eğer YENİ Parti CHP'den ayrılan kadrolarla sınırlı kalırsa, CHP'nin “yaprak dökümü” söylemi güç kazanır…
Ama YENİ Parti bu kadroların üzerine merkez sağdan, farklı siyasi geleneklerden ve CHP dışındaki seçmenlerden de destek ekleyebilirse, o zaman CHP'nin işi gerçekten zorlaşır.
Çünkü mesele birkaç kişinin parti değiştirmesi olmaktan çıkar.
Yeni bir siyasi adres oluşur.
Ve işte o zaman Jale Nur Süllü'nün bugün söylediği sözlerin siyasi ağırlığı daha iyi anlaşılır:
“Bizim örgütlerimizi çaldılar götürdüler.”
Belki de önümüzdeki dönemin en büyük siyasi kavgası tam olarak bunun üzerine kurulacak:
Örgüt kimin?
Seçmen kimin?
Siyasi miras kimin?
Ve en önemlisi...
Sandık günü kim kazanacak?
Şimdilik herkes kendi hikâyesini anlatıyor.
Ama Türkiye siyasetinde son sözü her zaman olduğu gibi seçmen söyleyecek…56
* * *
NOT: Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin YENİ Parti’ye geçeceği konusunda bilgi geldi. Ancak bu geçişin önümüzdeki hafta içerisinde gerçekleşebileceği söylendi. Mahkemenin ‘Butlan’ kararından sonra Özgür Özel’in yanında ve YENİ Parti’ye yakın duran Ünlüce, böylece “CHP’de kalacak” dedikodularını da sonlandırmış olacak…
** * * * *