Dünya genelinde erkek hastalığı olarak bilinen akciğer kanseri, kadınlarda da hızla yaygınlaşarak meme kanserinin ardından en sık görülen ikinci kanser türü haline geldi. Sinsi ilerleyen bu hastalığa karşı uzmanlar, şikayeti olmasa dahi risk grubundaki kişilerin tarama testlerini aksatmaması gerektiğini vurguluyor.
Kadınlarda Vaka Artışı ve Yaş Gruplarına Göre Dağılım
Sağlık Bakanlığı verileri, Türkiye’de kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığının 2014-2018 yılları arasında yaklaşık yüzde 25 oranında arttığını gösteriyor. ABD verileri ise 35-54 yaş aralığındaki genç kadınlarda bu kanser türünün görülme oranının erkekleri geride bıraktığını ortaya koyuyor. Kadınlarda düşüş hızının erkeklere göre daha yavaş kalması; sigaraya başlama yaşının gecikmesi ve bırakma eğilimlerinin daha geç gerçekleşmesiyle açıklanıyor.
Sigara İçmeyen İnsanlar da Tehlike Altında
Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, tütün kullanımının en önemli önlenebilir risk faktörü olduğunu belirtirken, hastalığın yaklaşık yüzde 84'ünün doğrudan sigarayla ilişkili olduğunu aktardı. Bununla birlikte pasif içicilik, hava kirliliği, radon, asbest, mesleki kanserojenler ve genetik etkenlerin de rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Kaba, kişilerin "sigara kullanmıyorum" diyerek kendilerini tamamen güvende hissetmelerinin yanlış bir yaklaşım olduğunu dile getirdi.
Belirti Vermeyen Sinsi İlerleme ve Tarama Önerisi
Uzun süren öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve kilo kaybı gibi belirtilerin saptanabildiği hastalığın, erken dönemde hiçbir sinyal vermeden ilerleyebildiği hatırlatıldı. Bu nedenle belirti beklemek yerine erken taramanın hayat kurtardığını savunan Prof. Dr. Kaba, 50 yaşın üzerinde olan ve en az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara öyküsü bulunan kişilerin yılda bir kez düşük doz bilgisayarlı tomografiyle taranmasını tavsiye etti.
Erken Evrede Ameliyat İle Tam Şifa İmkânı
Tedavi sürecinin hastalığın evresine, türüne ve hastanın yapısına göre şekillendiğini kaydeden Prof. Dr. Erkan Kaba, erken evrede robotik cerrahi gibi kapalı yöntemlerle tam şifaya ulaşılabildiğini açıkladı. Cerrahi müdahalelerin yanı sıra kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik akıllı ilaç sistemlerindeki gelişmeler sayesinde ileri evre vakalarda dahi başarılı sonuçlar alındığı kaydedildi.
Geleneksel algıda erkek hastalığı olarak kabul gören akciğer kanseri, son yıllarda tütün tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve çevresel maruziyetlerin artmasıyla kadın sağlığını tehdit eden en büyük unsurlardan biri konumuna geldi. Erken teşhis imkanlarının sınırlı kaldığı geçmiş dönemlere kıyasla günümüzde geliştirilen düşük doz tomografi taramaları ve minimal invaziv cerrahi yöntemler ölüm oranlarını düşürmede kritik rol oynuyor.
Sinsi bir seyir izleyen akciğer kanseriyle mücadelede en etkili yol, sigara ve pasif duman maruziyetinden uzak durmak kadar düzenli sağlık taramalarını aksatmamaktır. Hiçbir belirtisi olmasa dahi risk grubunda yer alan kadınların "ben hastalanmam" algısını kırarak yıllık tomografi kontrollerini yaptırmaları, erken teşhis ile tam iyileşme şansını doğrudan artıran temel unsurdur.





