Nisan ayında TBMM’de kabul edilen, 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenleme teklifi yasalaştı. Buna göre yaş doğrulaması sonucunda 15 yaşın altında olduğu tespit edilen çocukların mevcut hesapları kapatılacak. Yaş doğrulaması ise e-Devlet üzerinden gerçekleştirilecek.

​Sosyal medya kullanımında çocukların güvenliğini artırmayı hedefleyen yeni yönetmelik gereğince; çocuk hesaplarında gizlilik, mesajlaşma, canlı yayın ve kişiselleştirilmiş reklam gibi alanlara kısıtlamalar getirilecek. Ayrıca ebeveyn kontrol araçları da zorunlu hâle gelecek. Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan *“Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik”*in Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte dijital dünyada yeni bir dönem başlamış oldu.

​Bu kanun sadece ülkemizde uygulanmıyor; benzer düzenlemeler farklı ülkelerde de mevcut. Avustralya, 16 yaş altına getirdiği yasakla radikal bir karar almıştı. Fransa, 15 yaş altı için anne-baba onayını zorunlu kılarak Avrupa’da ilk adımı atan ülkelerden biri oldu. Danimarka ve Malezya da benzer kanunlarla çocukları dijital dünyanın kontrolsüz akışından korumaya çalışıyor.

​Anlayacağınız, tüm dünyada “Durun bir dakika!” denilen ortak bir dönüm noktasındayız. Eğri oturup doğru konuşalım: Mesele, sadece çocukları sosyal medyadan uzaklaştırmakla çözülemeyecek kadar detaylıdır. Ebeveynlerin, mavi ekranları çocukları oyalamak için icat edilmiş birer oyuncak olarak görmekten artık vazgeçmeleri gerekir. Çocukların elinden alınan ekranların yeri doğru aktivitelerle doldurulmazsa onları karanlığa sürükleyecek farklı yollar mutlak surette karşılarına çıkacaktır.

​Tam da bu noktada asıl görev ebeveynlere düşmektedir. Anne babalar çocuklarıyla kaliteli vakit geçirebilmeli ve geleceğe bir birey yetiştirdiklerini unutmamalıdır. Önce bizler, ardından da çocuklarımız; teknolojinin hayatımızı kolaylaştırmak için hizmetimize sunulmuş bir araç olduğunu idrak etmeli, kullanım şekline bağlı olarak tehlikelerinin de büyüyeceğini görmeliyiz.

​Çocuklarımız, karanlığa terk edilmeyecek kadar kıymetli. Devlet bu kanunla üzerine düşen adımı attı; şimdi sıra ebeveynlerde...