“Bir müddet evvel toplanan hamisiz birkaç genç sporcunun uğraşmasıyla meydana gelen ÇETİNKAYA, diyebilirim ki gençliğin başarabileceği işlere en büyük bir misal verebilir.

Bu çocuklar zenginlerimizden ve başka hiçbir müesseseden en küçük himaye ve yardım görmeden işe başlamışlar. Bir Türk gencine yaraşır didinme ve uğraşma ile bugünkü şerefli mevkilerini kazanmışlardır”. 1943

Dr. Fazıl KÜÇÜK

Dünyanın gündemini işgal etmeye devam eden salgın hastalık sürek avına çıkılmış insanların ölümüne neden olmayı sürgit ediyor. Talihsiz bulduğumuz bir açıklamanın ise hastalığa karşı aşıyı bulmuş olan Uğur Şahin’den geliyor olması kuşkuların artmasının nedeni oluyor. Kuşku virüsün laboratuvarda mı üretilmiştir sorusunun yanıtsız kalmasıdır. Kuşku nedeniyle aşı karşıtlarının her geçen gün sayılarının artmasının yolunu da açmaktadır. Açıklamasında virüs aşısının her yıl tekrarlanacağı vurgusunu da yapmaktadır.

Dünyamızı tehdit eden bu virüse karşın bazı ülkelerin gerekli önlemleri almaya özenmedikleri de biliniyor. Bu durumda ölen insan sayısının dünya ölçeğinde 6 milyon kişi civarında olduğu açıklamaları geliyor. Virüsün ortalıklara çıkarıldığı günlerden bu yana değişime neden olduğu savı dalga sayıları ile belirtiliyor. Son yapılan açıklamalar 4. Dalgayı yaşamakta olduğumuz yönündedir.

Göstergelerin bu yönde seyrediyor olması ile sıkıntıyı atlattığını açıklamış olan gelişmiş ülkelerin yeni önlemlere başvurması için düğmeye bastıkları biliniyor. Önlem alınmasına karşı çıkanların sayılarının artmakta olması dikkat çekicidir. Buna koşut AB ülkelerinin yeniden kapanması da gündeme taşınıyor. Avusturya 01 Şubat 2022 tarihine dek zorunlu aşı uygulaması yapacağını duyuruyor. Aşı uygulamasına gönüllü olarak katılmayanların ise polis marifeti ile aşılanacağı belirtiliyor. Bu uygulamanın yeterli olmaması halinde ise cezai yaptırım uygulanacağı belirtiliyor. Hepimize düşen görev ilgililerce yapılan uyarıları kendi sağlığımız için dikkate almamız ve uyarıyı yapanların varsa yanlışları onları da uyarmaktır.

Doğu Akdeniz’deki yetki alanlarının kullanılması konusunda Türkiye ile sorun yaşayan ülkelerin önde gidenlerinin sıklıkla bir araya geliyor olmaları dikkati çekiyor. Fransa, Mısır, Yunanistan ve Güney’deki Rum Yönetiminin Dışişleri Bakanları her zaman yaptıklarını yinelediler. AB’ni de yanlarına aldıkları için Türkiye’yi bölgede savaş kışkırtıcılığı yapmakla suçluyorlar. 28 Eylül 2021 tarihinde Fransa ile Yunanistan’ın Savunma ve İşbirliği Anlaşması imzaladıkları biliniyor.

Türkiye’nin de İspanya ile işbirliği anlaşmasını imzalamasından Yunanistan’ın neden rahatsızlık duyuyor olması anlaşılır gibi değildir. Yunanistan duyduğu rahatsızlığı AB ülkelerini uyararak birlik içinde olunması gerektiğini duyuruyordu. Bu gelişme üzerine bir süre önce Türkiye’yi ziyaret eden İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Alkaras ülkesinin Türkiye ile özellikle savunma alanında işbirlikleri olduğunu belirtiyordu.

Bütün bu yönlü çabalara karşın karşımızdaki unsur ile Yunanistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne baskıların arttırılmasını istiyorlar. Bununla yetinmeyen Rum Yönetimi 19 Kasım 2021 – 22 Ocak 2022 tarihleri arasında geçerli olacak Navteks (Denizlere Duyuru) ilan ettiklerini açıklıyorlar. Buna gerekçe olarak da Akdeniz’deki enerji konusunda ön alma çabasının olduğunu belirtiyorlar.

23 Ocak 2022 tarihinde KKTC’de Genel Seçime gidilmesi kararının alınmış olmasının ülkemize güzel çalışmaların yapılmasına neden olmasını istiyoruz. Seçime kısa sürenin kalıyor olmasına karşın adada bulunacak çözüm önerilerinin tartışılacağını umut ediyoruz. Karşımızdaki unsurun önerdiği Desantralizasyon modeli önerisine karşın İki Egemen Devlet ile Federal çözüm önerilerinin içlerinin de doldurulması gerektiğini düşünüyoruz.

Buna koşut zamanımızın boş sürelerle geçirilmesinin hiç kimseye yararının olmayacağının bilinmesi gerekiyor mu ne…

SEVGİ ile kalınız…

29 Kasım 2021  -  Ankara  -    

Ahmet GÖKSAN

ahmetgoksan45@gmail.com