Dünya, siyasetin ve ekonominin gergin sınırlarıyla bölünedursun, kültür ve sanat insanlığı aynı ortak paydada buluşturmaya devam ediyor. Bunun en taze ve gurur verici örneklerinden birine, geçtiğimiz günlerde İspanya’da şahit olduk. Anadolu Üniversitesi Halk Dansları Öğrenci Topluluğu, İspanya’nın Burgos kentinde düzenlenen 48. Uluslararası Burgos Halk Dansları Festivali’nde ülkemizi ve şehrimizi başarıyla temsil etti.

14-18 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen bu köklü festival, sadece bir dans gösterisi alanı değil; dünyanın dört bir yanından gelen kültürlerin, geleneklerin ve renklerin harmanlandığı küresel bir sahne. İşte bu devasa sahnede Anadolu Üniversitesi, dijitalleşen ve tek tipleşen modern dünyaya inat, bu toprakların bin yıllık zengin mirasını İspanya’ya taşıdı.

Performansın en kıymetli tarafları, şüphesiz işin mutfağındaki akademik ve sanatsal disiplindi. Öğr. Gör. Ahmet Şamil Erkoçak, Dr. Mustafa Uluyol ve orkestra şefi Hasan Uğur Önlü yönetimindeki topluluk, sahneye bant kaydıyla değil, tamamen canlı müzik eşliğinde çıktı. Anadolu’nun ritmini, hüznünü ve coşkusunu İspanyol izleyicilere doğrudan, en yalın ve en güçlü haliyle hissettirdi. Kıyafetlerin özgünlüğünden figürlerin estetiğine kadar her detay, izleyicilerden büyük alkış topladı.

Üstelik bu temsil sadece sahne ışıklarıyla sınırlı kalmadı. Festivalin kortej yürüyüşlerinde ve sokak etkinliklerinde de yer alan gençlerimiz, Türk kültürünün misafirperverliğini, sıcaklığını ve estetiğini uluslararası katılımcılarla birebir temas kurarak paylaştı. Kültürel diplomasi dediğimiz şey tam olarak budur. Büyük bütçeli reklam kampanyalarının yapamadığını; bir halk dansları topluluğunun coşkusu, bir bağlamanın sesi, bir zeybeğin ya da halayın duruşu tek bir hamlede başarabilir.

Anadolu Üniversitesi, bu başarısıyla sadece sanatsal bir gösteriye imza atmakla kalmadı; kültürler arası dostluk köprülerine yeni bir tuğla daha koydu. Kültürel mirası sadece kütüphanelerde veya müzelerde saklamak yetmez; onu yaşatmak, genç nesillere aktarmak ve en önemlisi dünyaya anlatmak gerekir. Burgos’ta sergilenen bu performans, üniversitemizin bu vizyonu ne kadar doğru sahiplendiğinin en somut kanıtıdır.

Emeği geçen tüm akademisyenleri, müzisyenleri ve en çok da Anadolu’nun ruhunu İspanya sokaklarında gururla adımlayan o genç yürekleri gönülden tebrik etmek gerekiyor. Bayrağımızı ve kültürümüzü estetikle, sanatla ve başarıyla dalgalandırdıkları için…