En düşük emekli maaşı 14 bin 469 TL olarak açıklandı. En düşük memur maaşı ise 50 bin 503 TL’ye yükseldi.

Türk-İş’in her ay düzenli olarak yayımladığı “Açlık ve Yoksulluk Sınırı” araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda harcaması için gereken tutar 26 bin 115 TL. Yani aç kalmamak için bu kadar para lazım. Yoksulluk sınırı ise 85 bin 66 TL. Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti 33 bin 587 TL. Bu veriler TÜİK değil, halkın içinde, pazarda, mutfakta ölçülen gerçekler. Mutfak enflasyonu aylık yüzde 4,08, yıllık ise yüzde 37,6.

Enflasyon da belli oldu. TÜİK verilerine göre, Haziran ayında TÜFE yüzde 1,37 artarken, yıllık enflasyon yüzde 35,05 olarak hesaplandı.

Emekliler ne diyor? “Zam değil, sadaka bu.” Geçen gün markette alışveriş yaparken, dondurma alayım dedim. Yaşlı teyzenin biri de ‘Ne kadar dondurma?’ diye sordu. 200 TL’ymiş dedim. ‘Hep öyle 150-200 TL’ dedi alamadan gitti. Kemer sıkma politikası uygulanıyor da kemerde delik kalmadı onu da söylemek lazım.

Memurlar, “Enflasyon farkı değil, refah payı istiyoruz” diyor.

En düşük emekli maaşı 14 bin 469 TL. Eskişehir’de 1+1 ev kiraları bu maaştan fazla. Eline para geçmeden, evin kapısından giremiyorsun. Kira, fatura, pazar derken ay ortasını bile göremeyen bir kesim var bu ülkede. Üstelik bu kesim artık sadece dar gelirli değil. Öğretmeni, mühendisi, teknisyeni, hemşiresi, emeklisi… Herkes yoksullaşıyor.

Asgari ücretli ise Google’a “asgari ücrete ara zam gelecek mi” diye yazıp umut arıyor. O siteden bu siteye tıklıyor, karşısına düşen tık tuzağı haberleri boş boş okuyup ekranı kapatıyor. Bekar bir çalışanın yaşam maliyetiyle asgari ücret arasında 11 bin TL fark var. Her ay ekside başlıyoruz güne.

Bu ülkede artık zam açıklamaları değil, geçim mücadelesi açıklanmalı. Yetkililer rakamları değil, pazar tezgahını, kira kontratlarını, doğalgaz faturalarını konuşmalı. Tencerede dert kaynıyor.

Geçim sıkıntısı artık haber değil, hayatın kendisi. Ve biz her gün, biraz daha sessiz, biraz daha yorgun, biraz daha kırgın şekilde yaşayıp gidiyoruz. Ama bilin ki vatandaş artık geçinemiyor.

Önümüzdeki sezon bu zamlarla ya da asgari ücrete zam yapılmayışıyla vatandaş açısından daha da zorlu geçecek. Her ne kadar enflasyonda düşüş eğilimi olsa da yüzde 35 az bir oran değil, herkes bunun farkına varmalı. Enflasyonun düşmesi demek zam olmayacak demek de değil, zam oranları azalacak demek. O nedenle özellikle asgari ücrete ara zam yapılmalı, en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine yükseltilmeli ve gelir vergisinde yapılacak düzenleme ile çalışanların eline geçen maaş yükseltilmeli!