Eskişehir’in Cadde ve sokaklarında son dönemde dikkat çeken bir uygulama var…

Bazı işyeri sahipleri ve kiracılar, dükkânlarının önüne bariyer, duba, sandalye veya benzeri engeller koyarak araçların park etmesini önlüyor…

Gerekçe ise çoğu zaman aynı:

“Burası benim işyerimin önü.”

İyi de…

Cadde sizin mi? Sokak sizin mi?

Bir işyerini kiralamak, önündeki yolu da kullanma hakkı veriyor mu?

Elbette hayır…

Cadde ve sokaklar herkesin kullanımına açık. Bir dükkânın önünde bulunması, o alanı işletme sahibinin özel mülkü haline getirmiyor…

Üstelik belediyelerin yanıtı da net:

“İşyerlerinin önüne bariyer koyarak araç parkını engellemeleri için izin vermedik.”

O halde soralım:

İzin verilmeyen bir uygulama nasıl oluyor da sokaklarda bu kadar rahat sürdürülebiliyor?

İŞYERİNİN ÖNÜ MÜ, EVİNİN ÖNÜ MÜ?

Sorunun başka bir boyutu daha var…

İşyerlerinin bulunduğu binalarda yaşayan vatandaşlar, dükkânların önüne yerleştirilen engeller nedeniyle araçlarını park edecek yer bulamıyor…

Biri “İşyerimin önü” diyor…

Diğeri “Ben burada oturuyorum” diyor…

Sonuçta tartışma çıkıyor…

Bugün sözlü tartışmayla başlayan anlaşmazlıkların yarın daha tatsız olaylara dönüşmesini kimse istemez…

Bu nedenle sorun büyümeden çözülmeli…

ŞİKÂYET BEKLEMEK YETERLİ DEĞİL

Belediyelerin “Şikâyet geldiğinde uyarıyoruz” yaklaşımı kalıcı çözüm değil...

Yapılması gereken belli:

Belediye meclislerinde, işyeri sahipleri ve kiracıların izin almadan dükkânlarının önünü çeşitli malzemelerle araç parkına kapatmasını önleyecek açık kurallar belirlenmeli…

Zabıta ekipleri de düzenli denetim yapmalı…

Önce uyarı…

Devamında ise yürürlükteki mevzuat çerçevesinde gerekli işlem uygulanmalı…

Böylece hem esnafın hem de bölgede yaşayan vatandaşların hakkı korunur…

KİMSE KENDİ KURALINI KOYAMAZ

Elbette esnafın işyerinin önüne gelişigüzel araç park edilmesinden rahatsız olması anlaşılabilir…

Ancak bunun çözümü, yolu kendi iradesiyle kapatmak değil…

Bir alanın park yasağına tabi olup olmayacağına işyeri sahibi değil, yetkili kurumlar karar verir…

Aksi halde herkes kendi önünü sahiplenmeye başlar…

Biri duba koyar, diğeri bariyer…

Bir başkası sandalye bırakır…

Sonunda ortak kullanım alanları kişisel alanlara dönüşür…

TATSIZ BİR OLAY YAŞANMADAN…

Bu konu birkaç duba veya bariyer meselesi olarak görülmemeli…

Asıl mesele, şehirde ortak kullanım kurallarının herkes için eşit uygulanmasıdır…

Belediyelerden beklenti açık:

Kuralları belirleyin, denetimi artırın ve kimseye ayrıcalık tanımayın…

Çünkü esnafın da hakkı var, vatandaşın da…

Ama ortak yaşamın bir kuralı daha var:

Kimse kendi işyerinin önünü sahiplenip başkasının hakkını engelleyemez.

Tatsız bir olay yaşanmasını beklemeyin. Bu sorunu şimdi çözün!

* * *