Türkiye’de erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olan prostat kanseri, erken evrelerinde genellikle hiç belirti vermeden ilerliyor. Hastalıkta erken teşhisin hayat kurtardığına dikkat çeken Memorial Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Erdal Kukul, 50 yaş üzerindeki tüm erkeklerin ve ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan risk grubundakilerin düzenli taramalardan geçmesi gerektiğini vurgulayarak tedavi yöntemlerini ve korunma yollarını aktardı.

Erken Evrede Belirti Vermeyen Sinsi Tehlike

Prostat, idrar kesesinin hemen altında yer alan ve erkek üreme sisteminin parçası olan ceviz büyüklüğünde bir bezdir. Bu bezdeki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan prostat kanseri genelde yavaş ilerlese de bazı vakalarda oldukça agresif seyredebilmektedir. Hastalık ilk aşamalarda hiçbir şikayete yol açmadığından, kişilerin kendilerini sağlıklı hissetseler dahi kontrollerini ertelememeleri gerekmektedir. Şikayetlerin ortaya çıkmasını beklemeden yapılan ürolojik muayeneler, hastalığın henüz başlangıç evresinde tespit edilmesini sağlamaktadır.

40-45 Yaşından İtibaren Risk Grubundakiler Dikkat Etmeli

Erken dönemde saptanan prostat kanserinde tedavi başarı oranı yükselirken hastaların yaşam beklentisi normale yakın seviyelere ulaşmaktadır. 50 yaşından itibaren PSA kan testi ve üroloji uzmanı değerlendirmesi rutin olarak önerilmektedir. Aile öyküsünde prostat kanseri bulunan veya yüksek risk taşıyan erkeklerin ise kontrollerine 40-45 yaşlarından itibaren başlaması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar yaparken zorlanma ve idrarda kan görülmesi gibi durumlarda zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalıdır.

Kişiye Özel Tedavi Seçenekleri ve Yöntemleri

  • Aktif İzlem: Yavaş ilerleyen ve düşük riskli tümörlerde, doğrudan müdahale yerine hastanın düzenli periyotlarla yakın takibe alınması tercih edilmektedir.

  • Cerrahi Tedavi: Radikal prostatektomi ile prostatın tamamı çıkarılmaktadır. Robotik cerrahi tekniği, küçük kesiler aracılığıyla hastaya daha konforlu bir iyileşme süreci sunmaktadır.

  • Radyoterapi: Dışarıdan ışın verilmesi veya brakiterapi yöntemiyle içten radyasyon uygulanarak kanserli hücrelerin kontrol altına alınması hedeflenmektedir.

  • Hormon Tedavisi: Testosteron hormonunun etkisini azaltıp kanserli hücrelerin büyümesini baskılayan bu yöntem, ileri evre veya hormona duyarlı hastalıklarda uygulanmaktadır.

  • Kemoterapi ve Hedefe Yönelik Tedaviler: Metastatik ya da diğer tedavilere direnç gösteren vakalarda kemoterapi, yeni nesil hormonal ilaçlar ve akıllı tedaviler devreye girmektedir.

Kanser vakalarında erken evre taramalarının yaygınlaşması, tedavi başarısını artırırken ağır cerrahi veya agresif tedavi süreçlerine olan ihtiyacı azaltmaktadır. Üroloji alanında kullanılan PSA kan testi ve ileri görüntüleme yöntemleri, prostat kanserinin henüz fiziki bir şikayete dönüşmeden teşhis edilmesine imkan tanımaktadır.

Prostat kanseri, vaktinde teşhis edildiğinde tedavisi başarıyla gerçekleştirilebilen bir sağlık sorunudur. İleri evrelerde tedavi seçeneklerinin daha kapsamlı hale gelmesi nedeniyle risk grubundaki kişilerin şikayet oluşmasını beklemeden yaşlarına uygun taramaları yaptırmaları gerekmektedir. Sağlıklı kilonun korunması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, dengeli beslenme ve sigara ile alkolden uzak durulması da genel korunma adımları arasında yer almaktadır.

Kaynak: Haber merkezi