Bildiğiniz gibi Ramazan dolayısıyla on bir ayın sultanına ait ibadetlerden birisi de teravih namazları.

Namaz kılan cemaati izledim dün gece uzun uzun. Namazda yapılan rükunların anlamını çıkarmaya çalıştım kendimce. Niyet edilip namaza başladıktan sonra Yaradanın karşısında dimdik durup el bağlayarak sanki Rabbinin karşısındaymış gibi saygı ile duruyorsun, daha sonra rükuuya vardığında Vav misali saygı gereği eğiliyorsun Rabbinin karşısında, bu da yetmiyor daha sonra secdeye varıp, yere kapanıyorsun Yaradanına karşı.

Kendini bilen, akıl sahibi kişinin de hiçbir varlığa karşı bu derece eğilip, secdeye kapanmadığını ve kapanmaması gerektiğini düşündüm sonra, böyle olması gerektiğini ve Yaradan dışında her bir varlığın karşısında Elif gibi dimdik durulması gerektiğini.

Sonra imamın cübbesini incelemeye başladım, ardından da akademisyenlerin ve yargı mensuplarının cübbelerini gözümün önüne getirdim.

Mutlak surette sizlerin de dikkatini çekmiştir, bu üç cübbe de de düğme yok. Sizce ne anlam çıkar bundan?

Diyanet görevlisi de sizler gibi, bizler gibi ibadetini yaparken Allah’ın karşısında aynı hareketlerini yaparak ibadetini tamamlıyor, bunun dışında hiçbir varlığın karşısında cübbesini iliklemeyecek, sadece Hakk’ın karşısında eğilecek. Sadece ve sadece Allah’ın emirlerini tebliğ edecek muhataplarına, bunun dışında hiçbir güce, hiçbir oluşuma biat etmeden. İmamın cübbesinde düğme olmamasının sebebi bu olsa gerek diye düşündüm.

Akademisyenlerin giydiği cübbede düğme olmamasının sebebini ise; sadece bilimin emrettiği doğruları, eğip bükülmeden, oku, araştır, düşün, sorgula, yargıla emrine binaen hiçbir güce bağlı olmadan bilimin ışığında, söyle, yaz, muhataplarına öğret diye düğme konulmamıştır herhalde diye düşündüm.

Yargı mensuplarının giydiği cübbede düğme olmamasının sebebini de; Adalet Mülkün Temelidir ilkesinden hareketle, Kanunların kendilerine verdiği yetki çerçevesinde, hiç kimsenin, hiçbir gücün önünde cübbesini iliklemeden, hür vicdanı ile karar vermesi içindir diye düşündüm.

Sade bir vatandaş olarak, her yaptığımız işte, hakkın karşısında boynumuz eğik, doğru bildiğimiz konularda Elif gibi dimdik durup, meramımızı anlatmak için yola çıktık. Siyasetten, günlük kısır çekişmelerden uzak. Doğru bildiklerimizi eğip bükmeden dile getirmektir tek gayemiz.

Selam olsun Hak yolunda Elif gibi yürüyenlere…