İnsanların değişimden kaçınmasının temelinde belirsizlik korkusu, alışkanlıklar ve sahip olunanları kaybetme endişesinin bulunduğunu belirten Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, değişim istemeyen kişilerin genellikle zihinsel esnekliğinin zayıf ve düşünce katılığına sahip olduğunu ifade etti. Beynin her yaşta nöroplastisite sayesinde değişebileceğini vurgulayan Tarhan, değişimin büyümenin kaçınılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekti.
Zihinsel Esneklik ve Değişime Direnç
Değişim karşısındaki korkunun yeniliğin kendisinden ziyade belirsizliği yönetememekten kaynaklandığını aktaran Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu durumun hem bireysel yaşamda hem de aile şirketleri gibi kurumsal yapılarda "işletme körlüğüne" yol açabildiğini belirtti. İnsanın fiziksel ve psikolojik gelişimini bisiklet kullanmaya benzeten Tarhan, hayatın akışında ilerlemek ve yeni şeyler öğrenmek gerektiğini söyledi. Değişimin sadece istemekle değil, doğru stratejiler ve somut adımlarla gerçekleşebileceğini, motivasyonun ise harekete geçtikten sonra kendiliğinden geleceğini vurguladı.
İlişkilerde “Ben Böyleyim” Söylemi ve Bakış Açısını Değiştirmek
Yakın ilişkilerde sıkça duyulan “Ben böyleyim, beni böyle kabul et” söyleminin bazen bir savunma mekanizması, bazen de karşı tarafı domine etmeye yönelik narsistik bir manipülasyon olabileceğine dikkat çeken Tarhan, çözümün başkasını değiştirmeye çalışmak değil, "Bu ilişkinin düzelmesi için ben ne yapmalıyım?" sorusunu sormak olduğunu kaydetti. Olaylar kontrol edilemese bile onlara verilen tepkilerin ve bakış açısının değiştirilebileceğini ifade etti.
Nöroplastisite ve Süper Yaşlılık
İnsan beyninin nöroplastik bir organ olduğunu ve her yaşta yeni deneyimlere açık olması durumunda değişebileceğini belirten Prof. Dr. Tarhan, sürekli aynı rutinleri tekrarlamanın zihinsel esnekliği zayıflattığını dile getirdi. Beynin tüm işlevlerinin aktif şekilde kullanılmasının ileri yaşlarda "süper yaşlılık" halini desteklediğini ve zihinsel esneklik kazandırmadan yaşlanmanın geciktirilemeyeceğini sözlerine ekledi.
Değişim psikolojisi, bireylerin konfor alanlarını terk etme sürecinde yaşadıkları kaygıları, adaptasyon mekanizmalarını ve bilişsel esnekliğin yaşam boyu öğrenme üzerindeki belirleyici rolünü incelemektedir.
Büyük kararlar alınırken dürtüsellik ile cesaretin birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, trafik lambası metaforuyla önce durup düşünmenin, ardından hesaplanabilir risklerle hareket etmenin önemine işaret etti. Ebeveynlerin çocuklarının bağımsızlaşma süreçlerini desteklemesi gerektiğinin altını çizen Tarhan, değişimden korkulmaması ancak belirsizliği yönetebilmek için bilinçli stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.





