Yeterli miktarda yemek tüketilmesine rağmen ortaya çıkan mikro besin ögesi yetersizlikleri gizli açlık riskine işaret ediyor.

Gizli Açlık ve Beslenme Kalitesi İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Şefika Aydın Selçuk, sağlıklı beslenmenin temelinde çeşitlilik ve denge bulunduğunu belirtti. Sebze, meyve, tam tahıl, kuru baklagil ve uygun protein kaynaklarının beslenme düzeninde yer almasının vücudun farklı besin ögesi gereksinimlerinin karşılanmasına katkı sağladığını ifade etti. Yeterli enerji alınmasına rağmen vitamin ve mineral gereksinimlerinin karşılanamayabileceğine dikkat çeken Selçuk, gizli açlık olarak tanımlanan mikro besin ögesi yetersizliklerinin beslenme sorunlarının her zaman açlık hissiyle ya da düşük vücut ağırlığıyla anlaşılmadığını gösterdiğini vurguladı.

Gıda Erişimi ve Çevresel Etkenler Beslenme alışkanlıklarının yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını belirten Selçuk, gıda fiyatları, gelir düzeyi, yaşanılan çevredeki ürün seçenekleri ve yemek hazırlamak için ayrılabilen zamanın da tüketim tercihlerini etkilediğini kaydetti. Sağlıklı beslenme konusunda bilgi sahibi olmanın tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Selçuk, herkesin sağlıklı ve çeşitli gıdalara erişebilmesinin de önem taşıdığını belirtti. Selçuk’a göre beslenme sorunları ele alınırken bireysel farkındalığın yanı sıra erişilebilir gıda seçenekleri ve toplumsal destekler de göz önünde bulundurulmalı.

Gıda Güvenliği ve Saklama Koşulları Gıdanın besleyici olmasının yanı sıra güvenilir olması gerektiğini ifade eden Selçuk, üretimden tüketime kadar geçen süreçte hijyen ve uygun saklama koşullarının önemine dikkat çekti. Evde çiğ ve pişmiş gıdaları ayrı tutmak, elleri ve kullanılan yüzeyleri temizlemek, yiyecekleri yeterince pişirmek ve ürünlerin saklama talimatlarına uymak günlük yaşamda alınabilecek önlemler arasında yer alıyor. Gıda etiketlerinde bulunan son tüketim tarihi ile tavsiye edilen tüketim tarihinin farklı anlamlar taşıdığını hatırlatan Selçuk, bu ayrımın doğru anlaşılmasının hem güvenli tüketim hem de gereksiz israfın önlenmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

Gıda İsrafı ve Sürdürülebilirlik Tüketilmeden çöpe atılan gıdaların yalnızca ekonomik kayıp yaratmadığını belirten Selçuk, üretim sürecinde kullanılan su, enerji, tarım alanı ve emeğin de bu kayıpla birlikte boşa harcandığını ifade etti. Alışveriş öncesinde evde bulunan ürünleri kontrol etmek, ihtiyaç kadar gıda satın almak, porsiyonları doğru ayarlamak ve artan yemekleri uygun koşullarda saklayarak değerlendirmek israfı azaltmak için uygulanabilecek yöntemler arasında bulunuyor. Sürdürülebilir beslenmenin de gıda kaynaklarının bilinçli kullanılmasını gerektirdiğini belirten Selçuk, beslenme düzeninde çeşitliliği korumanın, mevsiminde yetişen ürünleri değerlendirmenin ve gıda israfını azaltmanın hem insan sağlığı hem de çevre açısından önem taşıdığını kaydetti.

Çocuklarda Gıda Bilinci Gıdanın değerini koruma bilincinin erken yaşlarda kazanılabileceğine dikkat çeken Selçuk, çocuklarla besinlerin nereden geldiğini konuşmanın, onları yaşlarına uygun biçimde yemek hazırlamaya katmanın ve artan gıdaların nasıl değerlendirilebileceğini birlikte düşünmenin bilinçli tüketim alışkanlıklarını destekleyebileceğini belirtti.Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için yalnızca kalori alımına odaklanmak yeterli olmamakta; dengeli, güvenilir ve sürdürülebilir gıda tüketimi büyük önem taşımaktadır.

Uzmanlar, gizli açlık riskine karşı bireysel farkındalığın artırılması ve gıda güvenliği ile israfın önlenmesine yönelik bilinçli adımlar atılması gerektiğini vurgulamaktadır.

Muhabir: Gülhan Kuru