Bazen bir şehrin büyüklüğü, yaptığı dev projelerle değil; küçük ama anlamı çok büyük dokunuşlarla ölçülür. İşte Eskişehir’de yaşanan bir olay da tam olarak böyle bir tabloyu ortaya koydu.

Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik’in ardından öğrenciler ve veliler anlamlı bir düşünce ortaya koydu. Öğretmenlerine olan sevgilerini ve saygılarını göstermek istediler. Bunun için de bir fikir geliştirdiler: Öğretmenleri için çiçek dikmek.

Ancak hepimizin bildiği gibi öğrencilerin bütçesi sınırlı. İstemek var, ama imkân bazen yetmeyebiliyor. İşte tam da burada devreye bir şehir kültürü giriyor. Öğrenciler taleplerini Alo 153 Eskişehir Çözüm Merkezi üzerinden iletti. Belki de sadece bir umutla… Belki de “Acaba olur mu?” diyerek. Ama bu talep karşılıksız kalmadı.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler ekipleri, öğrencilerin bu anlamlı isteğini sahiplenerek lavanta ve biberiye fidelerini çocuklara ulaştırdı. Üstelik ücretsiz olarak. Bu belki büyük bir maliyet değil. Ama büyük bir anlam taşıdığı kesin. Çünkü burada mesele çiçek değil. Burada mesele bir öğretmenin hatırasına gösterilen saygı. Bir öğrencinin öğretmenine duyduğu sevgi. Ve bir belediyenin bu duyguyu görüp sahiplenmesi.

Okul bahçesinde yaşanan o anlar da zaten her şeyi anlatıyor. Bir yanda kaybettikleri öğretmenin hüznü… Diğer yanda onun anısını yaşatacak bir fidenin toprağa verilmesi… Çocukların gözlerindeki duyguyu tarif etmek kolay değil. “Öğretmenler çiçek gibi yaşasın” diyerek dikilen o fideler aslında bir mesaj taşıyor.

Eğitim sadece sınıfta verilen bir ders değildir. Bazen bir çiçek, bazen bir hatıra, bazen de bir vefa duygusudur. Burada özellikle dikkat çeken bir başka nokta daha var. Öğrenciler talepte bulunuyor. Belediye bu talebi ciddiye alıyor. Yani yerel yönetim ile şehirde yaşayan insanlar arasında canlı bir iletişim var.

Bugün şehirleri güçlü yapan şey yalnızca asfalt yollar, büyük binalar ya da dev yatırımlar değil. Aynı zamanda insanların sesini duyan bir yönetim anlayışı. Bu nedenle Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin öğrencilerin bu anlamlı isteğine kayıtsız kalmaması takdir edilmesi gereken bir yaklaşım. Çünkü bazen küçük bir destek, büyük bir hatırayı yaşatır.

Ve bazen bir lavanta fidesi, bir öğretmenin hatırasını yıllarca yaşatır. O yüzden bu hikâyede sadece bir belediyenin desteğini değil, aynı zamanda çocukların yüreğindeki vefayı da görmek gerekiyor. Belki de bu olay bize şunu hatırlatıyor: Bir toplumun geleceğini yalnızca bilgili öğrenciler değil, vefalı öğrenciler de inşa eder. Ve o vefa, bir gün bir çiçek olarak toprağa düşer.