Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen okula saldırı olayları hepimizi derinden sarstı. Tüm Türkiye’de okul güvenliği konusu konuşuldu, alınması gereken önlemler tartışıldı, yeni önlemler gündeme geldi.

Teyzem Seher Güçsoy, İzmir’de uzun yıllardır sınıf öğretmenliği yapıyor ve işini hem severek hem de iyi yapıyor. Çeşitli ödülleri, MEB tarafından verilen takdirleri var. Görev yaptığı Menderes Alpaslan İlkokulu’nda, saldırı olayları yaşandıktan sonra, teyzemin öğrencileri gerçekten çok anlamlı bir jest gerçekleştirdi.

Teyzemin okuttuğu 4-B sınıfı öğrencileri, teyzeme bir çiçek ve de çok anlamlı bir mektup yazmış. Kendisine duyduğu minneti ve güveni anlatmışlar. Tabii, oldukça duygusal anlar da yaşanmış. Yine çocuklar, çikolatalar alarak üzerine not yapıştırıp teyzeme hediye etmişler.

“Öğretmenlere silah değil, çikolata uzatılır”, “Öğretmenlere silah veya bıçak atılmaz, çikolata atılır”, “Umut ışığı bizleriz, bizi aydınlatan sizler sayesinde” gibi birçok anlamlı mesaj içeriyor çikolatalar.

Hepimiz derin üzüntü içindeyken, teyzemin öğrencileri benim içimde de bir umut ışığı yaktı. Türkiye’de hala işini iyi yapan, çocukları sevgiyle büyüten öğretmenler var. Öğretmenlerinin sevgisini karşılıksız bırakmayan da birçok öğrenci var.

Bizi bugünlere getiren, bizden sonraki nesillerin eğitimine büyük katkı sunan öğretmenlerimizin her birine en büyük teşekkürü borç bilirim.

Özellikle öğretmenlerin giderek itibarsızlaştırıldığı günümüzde özveri ile çalışan öğretmenleri korumak, okulların güvenliğini sağlamak için her türlü çabayı göstermek gerekiyor. Bu kapsamda da her okula özel güvenlik tahsis edilmesi, emniyet güçlerinin okul çevrelerindeki denetimlerini sıklaştırması gerekiyor.

Geçtiğimiz günlerde Eskişehir Emniyet Müdürlüğü tarafından Eskişehir’de bulunan 203 okulda 429 personel görevlendirildi. Kent merkezinde bulunan 46 okulda sertifikalı özel güvenlik görevlilerinin yanı sıra, İl Emniyet Müdürlüğü personeli de görev alacağı duyuruldu.

Bu önemli bir gelişme. Elbette sadece emniyet güçlerinin güvenlik önlemlerini sıkılaştırmasıyla çözülebilecek bir mesele değil bu. Hepimize sorumluluk düşüyor. Basın kuruluşlarının, bu tarz olayları haberleştirirken; bu olayların görüntülerini ekranlara sunarken oldukça dikkat etmesi gerekiyor. Yine ailelerin, çocuklarını iyi eğitmesi ve özellikle dijital mecralarda neler yaptıkları konusunu önemle takip etmeleri gerekiyor.

Daha birçok örnek ve öneri sıralayabilirim ancak zaten bu konunun uzmanları günlerdir yapılması gerekenlerin altını çiziyor. Bu yazıyı sadece umudunu kaybedenler varsa, umutlarını tazelemeleri; hala dışarıda güzel olayların yaşandığını hatırlatmak için yazdım. Umarım 2 ilimizde yaşanan olaylar bir daha asla tekrarlanmaz ve hem eğitimcilerimiz hem de çocuklarımız güven içinde sadece eğitime odaklanabilir.