Son yıllarda görülme sıklığı giderek artan beyin sisi; odaklanma güçlüğü, düşünceleri toparlayamama, dikkati sürdürememe ve yeni bilgileri işlemekte zorlanma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, yoğun stres, uyku düzensizliği, hareketsizlik ve mevsimsel değişimlerin tetiklediği beyin sisine karşı alınabilecek 6 etkili önlemi paylaştı.
Beyin Sisi Nedir ve Neden Ortaya Çıkar?
Beyin sisinin tek başına bir hastalıktan ziyade farklı şikayetlerin birleşimiyle oluşan bir tablo olduğunu belirten Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, bu durumun son dönemlerde daha fazla gündeme gelmesini yoğun ve stresli yaşam koşullarına, düzensiz uykuya, sedanter yaşama ve Covid-19 gibi geçirilmiş enfeksiyonlara bağlıyor. Hastaların genellikle kelime bulmakta zorlanma, okuduklarını anlamak için defalarca tekrar etme ve günlük işlerini eskisine kıyasla çok daha yavaş yürütme şikayetleriyle başvurduğunu ifade ediyor.
Sonbahar ve Kış Aylarında Şikayetler Artış Gösterebilir
Sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte havanın erken kararması, fiziksel aktivitelerin kısıtlanması ve günlük yaşam rutinlerinin değişmesi gibi çevresel faktörler beyin sisi belirtilerinin şiddetlenmesine yol açabiliyor. Doç. Dr. Tavşanlı, mevsimsel geçişlerde yaşam alışkanlıklarında yapılacak küçük fakat kararlı düzenlemelerin zihinsel berraklığı yeniden kazanmada büyük rol oynayacağını dile getiriyor.
Zihinsel Berraklık İçin Uygulanması Gereken 6 Yaşam Alışkanlığı
Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, beyin fonksiyonlarını korumak ve zihinsel performansı artırmak adına şu 6 temel yöntemin uygulanmasını öneriyor:
-
Uyku Düzeninizi Koruyun: Her bireyin genetik yapısına uygun bir uyku ihtiyacı ve saati bulunmaktadır. Kişilerin kendi biyolojik saatlerine sadık kalarak düzenli uyumaları gerekir. Horlama, uykuda nefes kesilmesi veya gündüz aşırı uyku hali yaşayan kişilerin mutlaka bir uyku tıbbı hekimine danışması önerilmektedir.
-
Akdeniz Tipi Beslenmeye Yönelin: Beyin sağlığını desteklemek için sebze, meyve, tam tahıllar, kuruyemiş, balık ve zeytinyağı ağırlıklı Akdeniz tipi beslenme modeli benimsenmelidir. Düzensiz öğünler ve yüksek şeker tüketiminin beyin sağlığını olumsuz etkilediği unutulmamalıdır.
-
Haftada En Az 150 Dakika Egzersiz Yapın: Düzenli fiziksel aktivite sadece beden sağlığını değil, beynin çalışma kapasitesini de doğrudan destekler. Haftada minimum 150 dakika tempolu yürüyüş gibi orta yoğunluklu egzersizler yapmak zihinsel canlılığa katkı sağlar.
-
Stres Yönetimi Tekniklerini Geliştirin: Uzun süreli stres beyin fonksiyonlarını zayıflatır. Günlük hayatta stresi tamamen yok etmek mümkün olmasa da yeni hobiler edinmek, çalışma aralarında kısa molalar vermek ve nefes egzersizleri uygulamak stresle mücadelede yardımcı olur. Kendi kendine başa çıkılamayan durumlarda profesyonel destek alınmalıdır.
-
Doğal Gün Işığından Faydalanın: Gün ışığı, vücudun biyolojik saatini ve uyku-uyanıklık döngüsünü düzenler. Günlerin kısaldığı sonbahar ve kış dönemlerinde sabah saatlerinde açık havada zaman geçirmek ve kapalı alanlarda uzun süre kalmamak büyük önem taşır.
-
Zihinsel ve Sosyal Olarak Aktif Kalın: Kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek, farklı beceriler kazanmak ve sosyal ilişkileri güçlü tutmak bilişsel işlevleri çalıştırır. Bu aktiviteler beyin sisini önlemenin yanı sıra beynin yaşlanma sürecini de geciktirir.
Beyin sisi tablosu her zaman yalnızca yaşam tarzı faktörlerinden kaynaklanmayabilir. Altında yatan farklı tıbbi rahatsızlıkların da benzer bilişsel şikayetlere yol açabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı; kansızlık (anemi), tiroit bezi bozuklukları, vitamin eksiklikleri, depresyon, uyku apnesi gibi uyku bozuklukları ve kullanılan bazı ilaçların yan etkilerinin de bu tabloyu oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Unutkanlık, odaklanma güçlüğü ve zihinsel yavaşlama gibi şikayetlerle seyreden beyin sisi ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Günlük yaşam alışkanlıklarında yapılacak düzenlemelerle belirtiler büyük oranda kontrol altına alınabilirken, şikayetlerin devam etmesi halinde olası tıbbi nedenlerin tespiti için ayrıntılı bir nörolojik değerlendirme yapılması hayati önem taşımaktadır.





