Mevsimsel grip sezonunun erken başlamasıyla birlikte grip aşısı hakkındaki yanlış inanışlar tereddütlere yol açıyor. Uzmanlar, aşının gribe neden olmadığını ve özellikle risk grubundakilerde ağır hastalık riskini azalttığını vurgulayarak doğru bilinen yanlışlara dikkat çekiyor.
Grip Aşısı Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler
Grip (influenza), her yıl dünya genelinde yaklaşık 1 milyar kişiyi etkileyen ve 500 bin kişinin ölümüne yol açabilen ciddi bir mevsimsel hastalıktır. Aşılama, bronşit, zatürre ve kalp yetmezliği gibi komplikasyonların önüne geçilmesinde etkili bir koruma sağlar. Ancak aşıya dair doğru bilinen yanlışlar toplumsal korunmanın önüne geçebilmektedir.
Aşı sonrasında görülen hafif ateş, halsizlik ve kas ağrısı gibi kısa süreli yan etkiler kişilerin grip olduğu şeklinde yanlış yorumlanabiliyor. Uygulanan inaktif grip aşıları gribe yol açmaz. Aşı sonrasında gelişebilecek hafif yan etkiler ile grip hastalığını bir tutmamak gerekir. Ayrıca aşı olunduktan sonra farklı solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanılması, grip aşısının etkisiz olduğu anlamına gelmemektedir.
Aşının Koruyuculuğu ve Gebelik Dönemi Kullanımı
Grip virüslerinin sürekli mutasyona uğraması nedeniyle aşının koruyuculuk oranı sezondan sezona farklılık gösterebilir. Aşılanmış bir kişinin grip geçirmesi, aşının tamamen faydasız olduğunu göstermez; aşının temel amacı hastalığın ağır seyretme riskini ve ölüm oranlarını düşürmektir.
Gebelerde grip hastalığı daha ağır seyredebileceği ve hastaneye yatış riskini artırabileceği için "hamilelikte kesinlikle aşı yapılmaz" düşüncesi doğru değildir. Gebeliğin ilk 3 ayı haricinde, sonraki aylarda grip aşısının yaptırılması önerilmektedir.
Aşılarda Metal Söylentileri ve Risk Grupları
Aşıların içinde zararlı metaller bulunduğu yönündeki iddialar tüm aşı türleri için geçerli değildir. Özellikle tek kullanımlık enjektör formundaki aşılar metal içermemektedir. Bu nedenle aşının içeriğiyle ilgili doğrudan sağlık profesyonellerinden bilgi alınmalıdır.
Toplumda bulaşın ve ağır hastalık riskinin azaltılması adına özellikle belirli grupların aşılanması hayati önem taşır. Öne çıkan risk grupları şunlardır:
-
65 yaş ve üzerindeki bireyler
-
Kalp yetmezliği, KOAH, diyabet ve böbrek yetmezliği bulunan kronik hastalar
-
Sağlık çalışanları
-
Kreş çağındaki çocuklar
-
Organ nakilliler, bağışıklığı baskılayıcı ilaç kullananlar ve kanser hastaları
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, özellikle kanser hastalarında enfeksiyonların tedavi süreçlerinin aksamasına yol açabileceğini ifade etti. Kanser tedavisi gören bireylerde aşının türü ile uygulanma zamanının hekim kontrolünde, hastanın bağışıklık durumuna göre belirlenmesi gerektiği kaydedildi.
Grip aşısı sadece bireysel bir korunma yöntemi olmayıp toplumsal bulaşın önüne geçilmesi açısından stratejik bir araçtır. Doğru bilgilendirme ve zamanında aşılanma sayesinde kış aylarında gelişebilecek ağır tablolardan ve olası hayat kayıplarından korunmak mümkündür.





