Vakıflar Genel Müdürlüğü, Eskişehir’in tarihi ve kültürel mirasının önemli merkezlerinden Kurşunlu Külliyesi’nde kiracı olan Odunpazarı Belediyesinden, kullandığı alanları 3 Kasım 2026 tarihine kadar boşaltmasını istedi.
Ancak burası öyle bir-iki günde boşaltılabilecek sıradan bir iş yeri değil!
Odunpazarı Belediyesi, 2004 yılından bu yana kira sözleşmeleri kapsamında kullandığı Kurşunlu Külliyesi’nde kapsamlı restorasyon ve düzenleme çalışmaları gerçekleştirdi. Ahşap Eserler Müzesi, Osman Yaşar Tanaçan Fotoğraf Müzesi, Lületaşı Müzesi ve Cam Sanatları Merkezi ile külliye, Eskişehir’in önemli kültür ve turizm merkezlerinden biri hâline geldi…
Yılda yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlayan külliyede müzeler, sanat atölyeleri ve el sanatları dükkânları bulunuyor. Kadın girişimcilerin de faaliyet gösterdiği alanda çok sayıda insan istihdam ediliyor, yüzlerce kursiyer sanat eğitimi alıyor…
Bu kısa bilgilerden sonra şimdi soruyorum:
Bu kadar emek verilmiş, Eskişehir’in kültürel kimliğinin bir parçası hâline gelmiş bir yer neden boşaltılmak isteniyor?
İçerisinde bulunan müzelerdeki sanat eserleri nereye taşınacak? Bu eserlerin korunması, sergilenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması nasıl sağlanacak?
Kurşunlu Külliyesi, üç beş odadan oluşan sıradan bir ev ya da iş yeri değil. İçerisinde birbirinden değerli eserlerin bulunduğu dört müze var. Bu eserleri alıp herhangi bir binaya taşımakla mesele çözülmüş olmaz...
Üstelik külliyenin yıllar içerisinde oluşturduğu kültürel atmosferi başka bir yere taşımak da mümkün değil…
Hafta sonları Türkiye’nin dört bir yanından Eskişehir’e gelen turistler, bu müzeleri geziyor, sanat eserlerini hayranlıkla inceliyor. Memleketlerine döndüklerinde gördüklerini anlatıyor, Eskişehir’in tanıtımına katkı sağlıyorlar.
Peki, bütün bunlar gözardı edilerek miı tahliye kararı alındı?
BELEDİYE BURADAN KAZANÇ MI SAĞLIYOR?
Kurşunlu Külliyesi üzerinden yürütülen tartışmaların önemli başlıklarından biri de kira geliri.
Odunpazarı Belediyesinin Vakıflar Genel Müdürlüğüne 123 bin lira kira ödediği, buna karşılık külliyedeki iş yerlerinden 400 bin liranın üzerinde kira geliri elde ettiği ileri sürülüyor.
Diyelim ki bu rakamlar doğru.
Peki, mesele yalnızca belediyenin aldığı ve ödediği kira arasındaki farktan mı ibaret?
Kurşunlu Külliyesi’nde geçmişi günümüze yansıtan, maddi değeri parayla ölçülemeyecek sanat eserleri bulunuyor. Ahşap işleme, cam ve lületaşı sanatçılarının büyük emeklerle ortaya çıkardıkları eserlerin korunması son derece önemlidir. Bunun için güvenlik, bakım, temizlik ve işletme giderleri var…
Belediye, külliyenin korunması ve turizme kazandırılması için kendi bütçesinden de harcama yapıyor.
İsterseniz gelin, yalnızca personel giderlerini ele alalım…
Verilen örnek hesaplamaya göre 18 çalışanın kişi başına aylık 29 bin lira ücret aldığı varsayılırsa toplam maaş gideri 522 bin liraya ulaşıyor. İşverenin sigorta primleri ve diğer yasal maliyetler de eklendiğinde aylık personel giderinin yaklaşık 900 bin liraya çıkabileceği ifade ediliyor…
Külliyedeki iş yerlerinden elde edildiği belirtilen 400 bin liralık kira geliri bu tutardan düşüldüğünde bile yaklaşık 500 bin liralık bir fark ortaya çıkıyor.
Elbette kesin bir mali değerlendirme yapabilmek için belediyenin gerçek gelir ve gider kalemlerinin birlikte incelenmesi gerekir. Ancak bu hesaplama bile meselenin yalnızca kira geliri üzerinden değerlendirilemeyeceğini gösteriyor…
Ortada sadece dükkânların kiraya verilmesi değil, bir kültür merkezinin yaşatılması ve korunması meselesi var…
Üstelik külliyede faaliyet gösteren yaklaşık 20 esnafın önemli bir bölümünü kadın girişimciler oluşturuyor. Bu insanlar kira ödüyor, istihdam sağlıyor, vergi veriyor ve ekonomik faaliyetlerini sürdürüyor…
Külliyenin boşaltılması hâlinde yalnızca belediyenin değil, burada çalışanların, üretenlerin ve geçimini sağlayanların da geleceği belirsizliğe sürüklenecek…
AK PARTİLİ İSİMLER DE KARŞI ÇIKTI
Kurşunlu Külliyesi’nin tahliyesine yönelik tepkiler yalnızca Odunpazarı Belediyesi ve muhalefet cephesinden gelmedi…
AK Parti Muttalip Kurucu Belde Başkanlığı, Tepebaşı İlçe Başkanlığı ve İl Başkanlığı görevlerinde bulunan, İl Genel Meclisi üyeliği ve birinci başkan vekilliği yapan, milletvekili adayı da olan Dündar Ünlü, belediyenin külliyeden çıkarılmasına karşı görüş bildirdi…
Ünlü, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kamu kurumlarına ve vakıflara ait alanların altyapısı uygun belediyeler tarafından işletilmesinin vatandaşların yararına olacağını belirterek mevcut sorunların giderilmesi ve Kurşunlu Külliyesi’nin Odunpazarı Belediyesi tarafından işletilmeye devam etmesi gerektiğini ifade etti.
Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Adnan Karamanlı da tahliye kararını eleştiren isimler arasında yer aldı…
Eskişehir’deki siyasi parti yöneticileri, Büyükşehir ve Tepebaşı belediyeleri ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu da külliyenin mevcut işlevini koruması yönünde görüş bildirdi.
Bu tablo bize şunu gösteriyor:
Kurşunlu Külliyesi meselesi, siyasi partiler arasındaki sıradan bir tartışmanın çok ötesinde. Söz konusu olan, Eskişehir’in kültürel mirası ve bu mirasın geleceği…
KARAMANLI TARAFLARI UZLAŞIYA ÇAĞIRDI
Külliyede faaliyet gösteren esnafın geleceği konusunda kaygılarını dile getiren AK Parti’ye yakın isimlerden birisi olan Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Adnan Karamanlı, belediyenin ayrılması durumunda alanın zamanla bakımsız kalabileceği, turistlerin ilgisinin azalabileceği uyarısında bulundu…
Karamanlı, külliyenin yalnızca dükkânlardan ibaret olmadığını; müzeleri, sanatçıları, ustaları ve cam ile ahşap sanatlarına ilişkin çalışmalarıyla bir bütün oluşturduğunu vurguladı…
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile görüştüğünü belirten Karamanlı, tarafları bir araya getirerek sorunun çözümü için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu açıkladı.
Daha önce pazar yeri konusunda yaşanan anlaşmazlığın görüşmeler sonucunda çözüldüğünü hatırlatan Karamanlı, benzer bir uzlaşmanın Kurşunlu Külliyesi için de sağlanabileceğini dile getirdi…
Karamanlı'nın talebi açık: Kadın girişimciler burada çalışmaya, üretmeye ve ekonomik faaliyetlerini sürdürmeye devam etsin.
Hatta sorunun çözümü için Cumhurbaşkanı ile de görüşebileceğini söyledi.
Bence de yapılması gereken, tarafları karşı karşıya getirmek değil, ortak bir çözüm bulmak.
Çünkü bu tartışmanın kazananı ya da kaybedeni bir siyasi parti olmamalı. Kazanan Eskişehir olmalı…
AŞEVİ Mİ YAPILACAK, MÜZE Mİ KALACAK?
Gelelim meselenin en çok tartışılan bölümüne…
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un açıklamasına göre, bir AK Partili yönetici, Kurşunlu Külliyesi’ndeki ahşap eserler için “İki tane tahta parçası koymuşlar, adına da ahşap oymacılığı müzesi demişler. Biz orayı aslına uygun şekilde aşevi yapacağız” şeklinde bir ifade kullanmış…
Bu sözler doğruysa gerçekten üzücü…
Ahşap işleme sanatçılarının günlerce, bazen çok daha uzun süre emek vererek ortaya çıkardıkları eserleri sıradan tahta parçaları olarak görmek, sanatın değerini anlamamaktır.
Bir sanat eserini ortaya çıkarmak bilgi, beceri, sabır ve emek ister. O eserin değerini yalnızca kullanılan ahşabın maddi karşılığıyla ölçemezsiniz…
Aynı durum cam ve lületaşı eserleri için de geçerlidir…
Bunlar, Eskişehir’in geleneksel el sanatlarını yaşatan, kentin kültürel kimliğini geleceğe taşıyan değerlerdir…
Sanat eserlerine ve sanatçılara mutlaka gereken değer verilmelidir…
Kazım Kurt’un açıklamasına göre, belediye külliyeyi boşalttığında alanın aşevi ve sokakta yaşayan insanların barınabileceği bir yer olarak kullanılması da gündeme gelmiş…
Bu planın kapsamını ve doğruluğunu bilmiyorum. Ancak aşevi açılması ve barınma ihtiyacı bulunan insanlara destek verilmesi elbette önemli ve gerekli hizmetlerdir.
İhtiyaç sahibi vatandaşlara yemek ulaştırılmasına, sokakta yaşayan insanlara barınma imkânı sağlanmasına kimsenin itirazı olamaz…
Kaldı ki Büyükşehir, Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyelerinin aş evleri var. Buralardan binlerce vatandaş faydalanıyor zaten…
Ancak sosyal yardım hizmetleriyle kültürel miras arasında bir tercih yapmak zorunda değiliz…
Aşevi de açılabilir, barınma hizmeti de sunulabilir, müzeler de yaşatılabilir.
Bunun için Eskişehir’deki diğer kamu ve vakıf taşınmazları değerlendirilebilir. Uygun bir yer bulunarak aşevi ve barınma hizmetleri orada yürütülebilir...
Kurşunlu Külliyesi’ni aşevi ya da yatakhane yapmak için boşaltmak gerçekten gerekli mi?
Asıl sorulması gereken soru budur.
KURŞUNLU KÜLLİYESİ SAHİPSİZ DEĞİL!
Kurşunlu Külliyesi, yalnızca taş duvarlardan ve tarihi yapılardan oluşmuyor. Orası, Eskişehir’in kültürel hafızasının bir parçası…
Yıllardır orada sergilenen eserler, düzenlenen etkinlikler, verilen eğitimler ve sürdürülen sanat faaliyetleri sayesinde külliye, kentin önemli cazibe merkezlerinden biri hâline geldi.
Bu birikimi yok sayarak alınacak kararlar, yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakları da ilgilendirir…
Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Odunpazarı Belediyesi arasında kira ve kullanım koşullarına ilişkin sorunlar varsa bunlar elbette çözüme kavuşturulmalı. Kamu kurumları arasındaki anlaşmazlıkların çözüm yeri de karşılıklı suçlamalar değil, hukuk ve uzlaşma zemini olmalı…
Ancak çözüm aranırken külliyenin bugüne kadar kazandığı kültürel kimlik, turizme katkısı, sanatçıların emeği ve esnafın geleceği göz ardı edilmemeli…
Eskişehir’in ortak değerleri üzerinden bir çekişme yaşanmasını kimse istemez…
KAYMAKAMLIK TAHLİYEYİ DURDURDU
Tam da bu tartışmalar sürerken önemli bir gelişme yaşandı…
Odunpazarı Belediyesinin kullandığı alanların 3 Kasım 2026'da boşaltılmasını öngören tahliye işlemi ertelendi. Odunpazarı Kaymakamlığının, Odunpazarı Belediyesi’nin yürütmenin durdurulması talebiyle açtığı mahkemenin yürütmenin durdurulması talebiyle ilgili kararını bekleme yönünde karar aldığı bildirildi…
Böylece Kurşunlu Külliyesi’nde yürütülen kültür, sanat ve ticari faaliyetler şimdilik devam edecek…
Eskişehirlilerin kültürel mirasa sahip çıkmak için gösterdiği tepki de bu süreçte dikkat çekti. Müzelerin, sanat atölyelerinin ve yıllardır sürdürülen kültür çalışmalarının sona ermesi ihtimaline karşı yükselen sesler, külliyenin geleceğinin kent açısından ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu…
Ancak tahliyenin ertelenmesi, sorunun tamamen çözüldüğü anlamına gelmiyor…
Şimdi asıl görev, tarafların bir araya gelerek kalıcı bir çözüm bulması…
Vakıflar Genel Müdürlüğü, Odunpazarı Belediyesi, ilgili siyasi aktörler ve sivil toplum kuruluşları aynı masa etrafında buluşmalı. Kira ve işletme koşulları yeniden değerlendirilmeli, hukuki sorunlar giderilmeli ve Kurşunlu Külliyesi’nin geleceği konusunda ortak bir yol haritası hazırlanmalı…
Çünkü mesele bir belediyenin hangi binayı kullanacağı meselesinden ibaret değil.
Mesele, Eskişehir’in tarihi ve kültürel mirasına nasıl sahip çıkacağımız meselesi.
Kurşunlu Külliyesi’nde müzeler yaşatılmalı, sanat eserleri korunmalı, kadın girişimciler üretmeye devam etmeli. Aşevi ve barınma hizmetleri için de kentin başka imkânları değerlendirilmelidir.
Unutmayalım: Tarihi yapıları ayakta tutmak kadar, onların içinde yaşatılan kültürü korumak da önemlidir…
Bugün Avrupa’ya ve gelişmiş ülkelere baktığımızda kültürel değerlerin ne kadar büyük önem taşıdığını açıkça görebiliriz. Bu nedenle unutmayalım ki Kurşunlu Külliyesi birilerine karşı kazanılacak siyasi bir mevzi değil, Eskişehir’in ortak değeridir…
Bu değer korunmalı, yaşatılmalı ve gelecek kuşaklara aktarılmalıdır.
