Eskişehir’de günlerdir AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak üzerinden yürütülen tartışmanın dayanağı neydi? Gazeteci Cüneyt Özdemir’in isim vermeden anlattığı bir kulis bilgisi nasıl oldu da Eskişehir ve Albayrak’la ilişkilendirildi? Daha da önemlisi, iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıklanınca kim sorumluluk alacak?
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın girişimleriyle Brüksel’de bir araya gelen Eskişehir Kalkınma Platformu heyeti, iş insanlarıyla temaslarda bulundu. Etkinliğe gazeteci Cüneyt Özdemir de katıldı.
Program sonrasındaki kokteylde Özdemir, aralarında Albayrak’ın da bulunduğu çeşitli isimlerle sohbet etti. Türkiye’de gündem olan “fon” tartışmasıyla ilgili kulis bilgileri de konuşuldu. Özdemir, bir ildeki AK Parti teşkilatından söz etti ancak ne ilin ne de kişilerin adını açıkladı.
Buna rağmen Eskişehir’de söz konusu konuşmanın Albayrak’la ilgili olabileceği yönünde iddialar ortaya atıldı. Albayrak’ın Özdemir’le çektirdiği fotoğrafı sosyal medya hesabında paylaşması da tartışmaların dayanaklarından biri hâline getirildi.
Peki, bir etkinlikte gazeteciyle fotoğraf çektirmek, onun anlattığı kulis bilgisinin muhatabı olmak anlamına mı geliyor?
Elbette hayır! Birlikte fotoğraf vermek, karşıdaki kişinin söylediği her sözü benimsediğiniz ya da kendisine destek verdiğiniz anlamına gelmez. Üstelik ortada Albayrak’ı söz konusu iddialarla ilişkilendirecek doğrulanmış bir bilgi de bulunmuyordu.
CÜNEYT ÖZDEMİR AÇIKÇA YALANLADI
Tartışmaların ardından açıklama yapan Cüneyt Özdemir, Brüksel’de Gürhan Albayrak’la ayaküstü sohbet ettiğini doğruladı ancak fon tartışmasıyla ilgili anlattığı kulis bilgisinin bu görüşmeyle ilgisi olmadığını belirtti.
Özdemir, Eskişehir’deki tartışmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Allah aşkına Eskişehirli meslektaşlarıma sesleniyorum: Sakin olun, bahsettiğim il Eskişehir değil.”
Ardından sözlerini daha da netleştirdi:
“Bakın, yalanlıyorum! O il Eskişehir değil.”
Özdemir, konuşmanın özel olduğunu belirterek diğer ilin adını da açıklamayacağını söyledi. Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve AK Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Burçin Acar da söz konusu ifadelerin ne kendisine ne de Albayrak’a ait olduğunu belirtmişti…
Böylece Eskişehir’i ve Albayrak’ı hedef alan yorumların somut bir dayanağa sahip olmadığı, Özdemir’in açıklamasıyla bir kez daha ortaya konmuş oldu.
ALBAYRAK’TAN DÜZELTME ÇAĞRISI
Özdemir’in açıklamasının ardından Gürhan Albayrak da kendisini hedef alan haberlere tepki gösterdi.
Albayrak, “Cüneyt Özdemir açıkça söylüyor: ‘Bahsettiğim il Eskişehir değil.’ Brüksel’de geçen, isim ve şehir belirtilmeden anlatılan bir sohbeti şahsıma mal edip günlerce hakkımda hüküm verenlerin, şimdi bu açıklamayı da aynı iştahla paylaşmasını bekliyorum” dedi…
Gazeteciliğin doğrulama kadar düzeltme sorumluluğu da taşıdığını vurgulayan Albayrak, kendisine ait olmayan sözlerin kendi ifadeleriymiş gibi kamuoyuna sunulmasına tepki gösterdi.
Haksız mı?
Bir iddiayı gündeme taşımak kadar, o iddianın yanlış olduğu ortaya çıktığında bunu düzeltmek de gazeteciliğin gereğidir. Doğrulanmamış bir bilgiyi yaymak kolay; yanlışın sorumluluğunu üstlenmek ise mesleki cesaret ister…
PEKİ, BU İDDİALARIN KAYNAĞI NEYDİ?
Cüneyt Özdemir Eskişehir’in adını vermedi, Gürhan Albayrak’ı işaret etmedi. Buna rağmen kentte tartışmalar Albayrak üzerinden yürütüldü…
Peki, Eskişehir ve Albayrak ismi bu meselenin içine nasıl girdi? Yalnızca bir fotoğraftan hareketle mi, yoksa yeterince araştırılmadan yapılan yorumlarla mı?
Bu soruların yanıtı önemlidir. Çünkü bir siyasetçi hakkında ortaya atılan dayanaksız iddialar yalnızca kişinin itibarını değil, temsil ettiği kuruma duyulan güveni de etkileyebilir. İddianın niteliğine ve koşullarına göre hukuki sonuçlar da doğabilir.
Elbette siyasetçiler eleştirilebilir, kamuoyunu ilgilendiren konular araştırılabilir. Ancak eleştiriyle dayanaksız suçlama arasındaki çizgi göz ardı edilmemelidir…
Şimdi yapılması gereken açık: Eskişehir’i ve Gürhan Albayrak’ı söz konusu iddialarla ilişkilendirenler, Özdemir’in açıklamasına da aynı görünürlüğü vermeli; yanlış bir ilişkilendirme yaptıysalar bunu açıkça düzeltmelidir…
Çünkü gazeteciliğin sorumluluğu yalnızca iddiayı duyurmak değil, gerçeği de aynı kararlılıkla kamuoyuna aktarmaktır…