Eskişehir Valiliği’nin Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlediği anma törenine Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum, ilçe belediye başkanları, siyasi partilerin temsilcileri, bürokratlar ve vatandaşlar katıldı. Etkinlikte ilk olarak Yunus Emre Mezar ve Külliyesi Karşılama Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi.

‘BU ŞEHİRDE KİMSE ÖTEKİ DEĞİLDİR’

Eskişehirlilerin büyük ilgi gösterdiği anma töreninde bir konuşma yapan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Sevgi, saygı ve hoşgörünün simgesi Yunus Emre’nin vefatının 703’üncü yıldönümündeyiz. 1 - 7 Mayıs Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası'nda aradan geçen yedi asırda görüyoruz ki; insanlığın ihtiyacı olan tek şey sevgi ve hoşgörüdür. Ne şanslıyız ki; Bizim Yunus’un yaşadığı topraklarda onun felsefesine ve dünya görüşüne tanıklık eden güzel şehrimizde bir aradayız. Yunus Emre, Anadolu’nun yakılıp yıkıldığı en zor zamanlarında insanlığa en doğru reçeteyi yazmış, kısacık insan hayatında geriye ancak güzelliklerin ve sevginin kalacağını hatırlatmıştır. Elbette Yunus’u anlamak kadar anlatmak da önemli. Bizler de dünyaya mal olmuş büyük değerimizi herkesle buluşturmak üzere her alanda çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Şunu çok net olarak söylemeliyim ki; Eskişehir, Yunus Emre’nin verdiği mesajları her zaman iyi anlamış, kavgadan, çekişmeden uzak durmuş, ‘yaratılanı yaratandan ötürü severek’ kucaklaşmıştır. Bu şehirde ayrı, gayrı yoktur. Bu şehirde kimse öteki değildir. Eskişehir, bir göçler şehri aynı zamanda kültürlerin buluşma noktasıdır. O yüzden Eskişehir’de Yunus gibi düşünen hemşehrilerim her zaman kardeşçe yaşamanın simgesi olarak ülkemize örnek olmuşlardır. Şehrimizle ne kadar gurur duysak azdır. Bunun temelinde ise çağlar ötesine mesajını bırakan Bizim Yunus’un çok önemli bir payı vardır. Unutmayalım ki; Yunus Emre’ler, Pir Sultan Abdal’lar, Mevlana’lar, Hacı Bektaşi Veli’ler, Sücaeddin-i Veli’ler her zaman bize birlik olmayı, sevgiyi, saygıyı, birbirimizi anlamayı öğütlemişlerdir. Asırlar öncesinden bizlere emanet edilen bu öğütlerin ışığında barış, sevgi, huzur ve mutluğun ancak birbirimizi severek olacağını hatırlatıyor, Yunus Emre’nin, ‘Sevelim, sevilelim. Bu dünya kimseye kalmaz.’ sözüyle sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.” dedi.

‘SEVGİ VE BİRLİK EN ÜSTÜN VASIFLARDIR’

Son olarak konuşan Vali Hüseyin Aksoy, ‘‘Yunus Emre, kavganın değil, barışın; kötülüğün değil, iyiliğin; ayrımcılığın değil, birliğin; hasedin değil hoşgörünün kaynağını insanın özünde bulur. Yunus’un insanlığa bakışı, eşref-i mahlûk olan insanla başlar. Yunus’ta insan, kendi içinde bir âlemdir. Onda, hiçbir varlıkta olmayan bir ruh vardır. Kâinatın sırrı ve dört kitabın manası, insanoğlunun içindedir. Yunus, şiirleriyle bu gerçeği ortaya koymuştur. Yunus Emre’yi yücelten, gönüllerimize taht kurmasını sağlayan ve unutulmazlar arasına koyan, O’ndaki insan sevgisidir. Yunus’a göre, insanın dünyaya geliş gayesini bilmesi için sevmesi ve düşünmesi gerekir. İnsan, nefsini terbiye etmeli ve yaratılmışı Yaradan’dan ötürü sevmelidir. Yaradan’a ulaşmanın yolu, “Benim bir karıncaya ulu nazarım vardır” bilinciyle cümle yaratılmışlara sevgi ve saygı duymaktan geçer. Bu çerçevede, dünyaya dava için değil, mana için, kavga için değil, sevgi için geldiğini, dostun evinin gönüller olduğunu ve gönül yapmak gerektiğini söylemektedir. Tanımak, tanışmak, sevmek, sevilmek ve işi kolay kılmak gerektiğini, dünyanın geçici olduğunu belirtir. Yunus, gönül insanı ve sevgi aşığıdır. Gönül yıkmayı büyük günah sayar. Gönül gözüyle görür, sevgi diliyle söyler, sevgi işitir. İnsanı insan yapan öz, yaratılışındaki sevgi cevheridir. Ona göre sevgi, var olmanın yegâne sebebidir. Sevgi ve birlik, insanın kazanabileceği en güzel ve en üstün vasıflardır. Bu bir anda olacak iş değildir. Zaman ve emek ister. Sevgi ve birlik, gönül terbiyesinden geçenlerin makamıdır. Yunus, bu özellikleri kazanabilmek için Tapduk Emre’nin dergâhında kırk senesini vermiştir. Yunus Emre, eserleri, sanatı ve hayatıyla Azerbaycan’dan Balkanlara, yüzyıllardan beri halkın dilinde olmuş, şöhret ve tesiri bugüne kadar ulaşmıştır. Orta Asya’da Ahmet Yesevi ve dervişlerinin hikmetleriyle başlayan dönemi, şiirleri ve ilahileriyle Anadolu’da devam ettirmiştir. Yunus Emre, 700 yıldır gönlümüzün tercümanı, sevgi medeniyetimizin dilidir. “İşitin Ey Yarenler” diye bizi sevgiye, bilgiye ve hakikate davet etmektedir’’ diye konuştu.

MEZARINA KARANFİL BIRAKILDI

Konuşmalar sonrası Kur'an-ı Kerim tilaveti yapılırken Eskişehir İl Müftüsü Bekir Gerek tarafından dua edildi. Programda sonunda Antakya Medeniyetler Korosu birbirinden güzel eserler seslendirdi. Protokol üyelerinin Yunus Emre’nin mezarına karanfil bırakmasının ardından anma etkinliği, geleneksel olarak yapılan Yunus aşının halka dağıtılmasıyla sona erdi.