Büyükşehir Belediyesi 15 tramvay ve 15 elektrikli otobüs için yurt dışından kredi almak istiyor. Yasalarımıza göre yurt dışından alınacak kredilere, Maliye’nin kefil olması için Cumhurbaşkanı’nın imza atması gerekiyor. Cumhurbaşkanı da son zamanlarda parti gözetmeksizin, bütçesine göre belli bir oranın üzerinde borçlu olan belediyelerin, yurt dışı kredi alma konusunu ince eleyip sık dokuyor.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin bu talebi üzerine AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan ile İl Başkanı Gürhan Albayrak büyük bir uğraş vererek Cumhurbaşkanı’nın bu kredi talebine imza atmasını sağlamak için çaba gösterdi. Şimdi CHP Milletvekili İbrahim Arslan ile Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da imza atılmasına yönelik haberlere tepki gösterdi.

Burada 2 nokta var. Birincisi diyorlar ki “Belediyeler Cumhurbaşkanı’nın imzası olmadan yatırım yapamayacaklar mı?” Belediyeler, istedikleri yatırımı Meclis’ten onay aldıktan sonra yapabilir. Yurt dışından kredi almak istiyorlarsa o zaman Maliye’nin kefaleti için Cumhurbaşkanı’nın imzası gerekiyor.

Ayrıca “Gürhan Albayrak bu parayı sanki hükümetin kaynağı gibi gösteriyor” diyorlar. Bu da doğru değil. Eskişehir kamuoyu biliyor ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi yurt dışından kredi almak için başvurduğunda ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bu kredi için imzayı atmadığında, Kazım Kurt da İbrahim Arslan da “Engelleniyoruz”, “Kredi almamızın önüne barikatlar kuruluyor” demişti.

Şimdi Eskişehir kamuoyunun şunu sorması gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin talebine ret deseydi, Arslan ve Kurt, “Engelleniyoruz, hizmetlerimizin önüne barikat kuruluyor” demeyecekler miydi? Bal gibi de diyeceklerdi çünkü biliyoruz ki diğer belediyelere yapıldığında bunu dediler. O zaman net olarak şunu sormak lazım. Bir şey imzalanmadığında engellenmek oluyorsa, imzalandığında da yol açmak, desteklemek ve imkan sağlamak olmaz mı?