Eskişehir son günlerde yerel yönetim tartışmalarının merkezinde. ESKİ üzerinden ortaya atılan iddialar, ardından başlatılan hukuki süreç ve nihayetinde Oğuzhan Özen’in görevini bırakarak emekliliğe ayrılması…

Tüm bunlar ilk bakışta teknik bir idari mesele gibi görünebilir. Ancak mesele bundan çok daha derin: Bu, aynı zamanda siyasi, yönetsel ve kurumsal bir sınavdır.

Olayın özü şu: Su tarifeleri ve uygulamaları üzerinden bazı usulsüzlük iddiaları gündeme geldi, konu yargıya taşındı ve süreç devam ederken Özen görevinden ayrıldı. Resmi açıklamalarda bu ayrılığın emeklilik nedeniyle olduğu ifade ediliyor. Ancak zamanlama ister istemez bazı soruları beraberinde getiriyor.

Bu noktada açık konuşmak gerekiyor: Bu bir “normal emeklilik süreci” mi, yoksa talep edilen bir görev bırakma mı? Bugün için bunu net biçimde bilmiyoruz. Ama kamuoyunun bu soruyu sorması da son derece doğal. Ancak bu tartışmanın ortasında önemli bir gerçeği de göz ardı etmemek gerekir.

Ayşe Ünlüce, kamuoyunda genel olarak iyi niyetli, dürüst ve görevini ciddiyetle yapan bir yönetici profiliyle biliniyor. Kanunlara ve nizamlara bağlılığı konusunda ciddi bir şüphe dile getirilmiyor. Bilerek ve isteyerek hukukun dışına çıkacak bir yaklaşım içinde olmayacağı, hem siyasi çevrelerde hem de kamuoyunda yaygın bir kanaat.

Aynı zamanda Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapmaktan memnun olduğu ve bu görevde kalmak için elinden gelen tüm çabayı gösterdiği de açık.

Ancak tam da burada işin görünmeyen bir başka boyutu devreye giriyor. Bir kurumda bu ölçekte iddialar gündeme geliyorsa, mesele yalnızca bir bürokratın hatasıyla açıklanamaz. Bu tür süreçler yönetim refleksini, denetim mekanizmalarını ve kurumsal yapıyı da tartışmaya açar.

Fakat Eskişehir’deki tabloyu farklı kılan bir unsur daha var: Cumhuriyet Halk Partisi içindeki dengeler. Özen’in görevden ayrılmasının ardından parti içinde güçlü bir sahiplenme refleksinin görülmemesi, hatta bazı çevrelerde bu gelişmeden memnuniyet duyulduğu yönündeki yorumlar, meselenin sadece idari olmadığını düşündürüyor.

Uzun süredir konuşulan bir gerçek var: Belediye içindeki bazı isimler arasında ciddi uyum sorunları olduğu biliniyordu. Bu durum, yaşanan gelişmelerin bazı çevreler tarafından bir “tasfiye” ya da “rahatlama” olarak görülüp görülmediği sorusunu da beraberinde getiriyor.

Daha da dikkat çekici olan ise kulislerde dillendirilen başka bir iddia: Ortaya çıkan sürecin fitilini ateşleyen bazı bilgilerin parti içinden sızdırıldığı yönünde değerlendirmeler var.

Hatta bu bilgilerin, siyasi rekabetin diğer tarafına, yani Adalet ve Kalkınma Partisi cephesine ulaştığı iddiaları da konuşuluyor. Elbette bunlar şu an için iddia.

Ancak doğruysa, bu durum yalnızca bir yönetim zaafı değil, aynı zamanda ciddi bir parti içi kriz anlamına gelir. Ve bu tablo, Ayşe Ünlüce’nin işinin sanıldığından çok daha zor olduğunu gösteriyor.

Çünkü burada mesele sadece dışarıdan gelen eleştiriler değil. İçerideki dengeler, rekabet ve hatta zaman zaman açık mücadeleler de yönetimin karşısında duruyor.

Bugün gelinen noktada şu ayrımı yapmak gerekiyor: Zor bir süreçte olmak, bazı aksaklıkları açıklayabilir. Ama yönetim sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Kamuoyunda oluşan algı ise giderek netleşiyor: Son dönemde yönetim performansı daha yüksek sesle sorgulanıyor. Bu yalnızca siyasi bir eleştiri değil; aynı zamanda kurumsal işleyişe dair bir tartışma. Ve mesele artık tekil bir olay olmaktan çıkmış durumda. Bu, bir yönetim sınavıdır. Peki bundan sonra ne olacak?

Önümüzde iki yol var: Birincisi; bu süreç bir kırılma noktası olarak görülür. Ekip yeniden yapılandırılır, daha güçlü bir kurumsal denetim mekanizması kurulur ve kamuoyuna güven veren bir yönetim anlayışı ortaya konur. İkincisi ise; mevcut yapı korunur, sorunlar ertelenir ve benzer krizler tekrar eder.

Siyasette en zor şeylerden biri hatayı kabul etmek ve değişim cesareti göstermektir. Ama aynı zamanda en güçlü liderlik göstergesi de budur. Eskişehir bugün tam da böyle bir eşikte. Bu eşikten nasıl geçileceği ise yalnızca bir bürokratın değil, bir yönetim anlayışının geleceğini belirleyecek.