YENİ Parti’nin kuruluşunda Genel Başkan Özgür Özel, delegeleri de, ilçe başkanlarını da, il başkanını da, genel başkanı da üyelerin seçeceğini duyurmuştu. Sistem nasıl olacak diye tartışmalar vardı. Sonrasında ise üyelerin katılımıyla bir ön seçim yapılacağı, ardından da delegelerin ön seçim sonuçlarını onayladığı bir kongre yapılacağı ortaya çıktı. Çünkü sisteme göre hukuken ilçe başkanlarını da il başkanını da delegelerin seçmesi gerekiyor.
Geçtiğimiz günlerde bunun örneğini yaşadık. YENİ Parti Tepebaşı’nda tek adayla ön seçime gittiği için orada seçimin farkı ortaya çıkmadı ama Odunpazarı’nda iki adayın yarışması üye seçimi ile delege seçimi arasındaki farkı da ortaya koydu.
Delege seçimleri sisteminde mevcuttaki iktidarı devirip, seçim kazanmak oldukça zordur. Delegeler, mevcut konumlarını korumak adına ve gelecekte makam elde etmek amacıyla genelde risk almaz ve iktidardan yana tavır alır. Yıllar boyunca gelen vefa ve sadakat gibi etkenler de önemli rol oynar. Muhalif tarafta kalmanın cezalandırılma ihtimali vardır. Nitekim zamanında Eskişehir’de Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç bile muhalefette kaldığı için kurultay delegesi olamamıştı.
Yani demem o ki, bu insanlar boşuna o koltuklarda uzun yıllar boyunca oturmuyor. Delege sisteminin yapısında bu var. Bir kez seçildiğinde, çok büyük bir başarısızlık yaşamadıysan ya da delegeler ile aranı bozacak bir durum ortaya çıkmadıysa seçim kaybetmen çok zor olur.
YENİ Parti Odunpazarı’nda da eğer ön seçim değil de delegeler tarafından gerçekleştirilen bir seçim olsaydı ben büyük ihtimalle YENİ Parti Odunpazarı Kurucu İlçe Başkanı Rahmi Çınar seçilirdi diye düşünüyorum. 9 yılı aşan bir süre CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığını yürüttü ve büyük bir başarısızlık, delegelerle arasında sorun olabilecek bir durum yaşamadı.
Gel gelelim, ön seçim ise apayrı bir konu. Burada tüm üyelerin iradesinin sandığa yansıdığı bir durum söz konusu. 400 delegeden en az 201’inin oyunu almak ile 3 binden fazla üyenin çoğunluğunun oyunu almak aynı şey değil. Parti üyelerinin hepsinin bir makam ve mevki hırsı yok. Sadece başarılı olacaklarını düşündüğü isme oy vermek için de gidip oy kullanan birçok isim var. “Oy verdiğim isim seçilirse beni de şuraya yazacak” gibi bir düşüncede olmayan da birçok insan var. O yüzden üyelerin tamamını, delegeler gibi kontrol etmek mümkün değil.
Elbette Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin, “Ben sade bir üye olarak Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı’yı destekleyeceğim” demesi Çalıkuşu’nun seçimleri 3 oy fark ile kazanmasında mutlaka etkili olmuştur. Partiye yeni üye olanların ve Çınar’ı desteklemeyenlerin sandığa gitmesini sağlamış olabilir.
Sonuç olarak CHP’deki örgüt sisteminin, o eski alışkanlıkların tamamen bir kenara bırakılması gerektiğini de bu seçim sonuçları göstermiş oldu. Artık önceden olduğu gibi delegelerin çoğunluğunu arkasına aldığında kimse örgüt benim arkamda diyemeyecek. Üyelerin çoğunluğunu arkasına alanlar ancak YENİ Parti örgütü benim arkamda diyebilecek.
Şimdi önümüzde YENİ Parti İl başkanlığı için de bir ön seçim var. Şu ana kadar YENİ Parti Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz dışında bir aday yok. Bir aday çıkarsa, il genelindeki tüm üyelerin sandığa yansıyan iradesiyle neler yaşanacağını hep birlikte göreceğiz.