Toplumların gelişmişlik düzeyleri, özel gereksinimli bireylerine sağladığı sosyal ve ekonomik imkanlarla ölçülür.

Ülkemizde toplam nüfusun % 10-12 aralığında özel gereksinimli birey bulunmaktadır, bu oran tüm özel gereksinimli bireyleri kapsamaktadır.

Ülkemiz genelinde hali hazırda da özel eğitim ve rehabilitasyon desteği gören 600.000 üzerinde öğrenci bulunmaktadır.

Her yıl bütçe kanunu yayımlandıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden ayrılan bir ödenek kalemiyle özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitimi gören bireyler için ödeme yapılagelmektedir.

2026 yılı bütçesinden, seans başına her bir birey için KDV. Hariç 968,50 Tl. ücret ödenmektedir.

2026 yılı için asgari ücrete yapılan % 27’lik artış oranı, seans ücretlerine de aynen uygulanarak 968,50 Tl.sına ulaşılmıştır.

Kurumlarda çalışanlara da aynı oranda ücret artışı yapılmaktadır. Mutlak değer olarak 30.000 Tl.lık ücrete % 27’lik artışla 38.100.-Tl.sına ulaşılmıştır. 2025 yılında seans ücreti olan 762,50 Tl.dan, 968,50 Tl.sına ulaşılmıştır. Ücretde 8.100- Tl.lık artış gerçekleşmişken seans ücretine 206.- Tl.lık artış olmuştur. Bu durum gelir-gider dengesindeki makasın kapanmasına sebep olmakta, makas gelir aleyhine çalışmaktadır. Hasılı kelam, seans ücretine % 27’lik artış, asgari ücrete yapılan % 27’lik artış kurumların gelir-gider dengesini olumsuz anlamda ciddi olarak etkilemiştir.

Her bir öğrenci için, alınan seans ücreti ile, öğrenci evinden servisle alınıp, seansı bitince evine bırakılması, eğitim hizmeti, öğretmen ve personelin maliyeti, kira, elektirik, ısınma, akaryakıt vb. her türlü işletme gideri karşılanmaya çalışılmaktadır.

2025 yılı başlarında Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlemiş olduğu bir çalıştayda, Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görevli bir öğretmenin “Rehabilitasyon Merkezleri darphane gibi para basıyor, çok para kazanıyorlar.” Şeklindeki beyanına istinaden, şu minvalde bir cevap vermiştim. “Hocam mutlaka evinizde özel ders veriyorsunuzdur, özel ders vereceğiniz ailenin çocuğunu evinden alıp, evinizde özel ders verdikten sonra evine bırakmanız karşılığında, bu tutarda bir ücret alacaksınız.” Dediğimde, bu paraya yapmam demişti.

İşte özel eğitim merkezleri bu ücrete bu işi yapmaya çalışıyor, demiştim. Maalesef bu ifadeler, kamunun özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine genel bakış açısını yansıtmaktadır. Özellikle Hazine ve Maliye Bakanlığı bürokratlarının da Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezlerine genel bakışı bu şekildedir, sadece maliyet açısından değerlendirme yapılmaktadır.

2026 yılı verilerine göre her seans başı kiradaki rehabilitasyon merkezleri ortalama 85-100 Tl. arasında zarar etmektedir.

Sevginin ve emeğin bütçesi olur mu?

Ülkemizde binlerce özel gereksinimli çocuklarımız ve aileleri için hayati bir can damarı olan özel eğitim ve rehabilitsyon merkezleri tarihinin en derin ekonomik ve yapısal krizlerini yaşamaktadır.

2027 yılı bütçe görüşmelerinin yapıldığı şu günlerde yasama organındaki tüm üyelere Eskişehir’den sesleniyoruz, bu şartlarda özel eğitimde sürdürülebilirliğin sağlanması mümkün olamayacaktır.

Bazen kalkın gidin denilmez de, misafirin altındaki sandalyeyi çekmek vardır. Kalkın gidin, kapatın demiyorsanız, bu kurumlara gerekli desteği vermeniz gerekmekte. Aksi halde bir çok kurum kapanma gerçeği ile karşılaşacaktır.