Çeşitli açık kaynakları araştırdığınızda, Dikkat Eksikliğinin genel tanımı; “Kişinin dikkatini verilen bir görevde yeterince verememe ya da herhangi bir faaliyette yeterince odaklanamama” şeklinde çıkar karşımıza.

Hiperaktivitenin genel tanımı ise; “Kişinin yerinde duramaması, sürekli hareket etme ihtiyacını hissetmesi durumudur” şeklinde çıkar karşımıza.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite her yaşta görülebileceği gibi, erken tanı ve gerekli rehabilite hizmetleri ve özel eğitimlerle kontrol altına alınabilir ve ilerleyen yaşlarda alınan eğitimin kalitesine göre büyük bir oranda kontrol altına alınabilinir.

Dikkat eksikliğinin belli başlı belirtileri; dikkatsizlik, konsantrasyon güçlüğü ve unutkanlık şeklinde,

Hiperaktivitenin belli başlı belirtilerini de; yerinde duramama, aşırı hareketlilik şeklinde sıralayabiliriz.

Buna her zaman birşeylerle uğraşma ihtiyacını da ilave edebiliriz.

Ailenin, çocuğu bebeklik çağından itibaren gözlemlemesi ile akranlarına göre farklılık gösterdiğinin şüphesi var ise erken dönemde, bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir.

Yaşanılan farklılıkları ailenin kabul etmesi en zor evredir bu dönemlerde. Yaşanılan birçok olay bunun ispatıdır. Uzman çocuk psikiyatristleri veya psikologların tanı esnasında genelde, ailenin geçmişini, çocuğun gelişim hikayesini aldıktan sonra davranışlarını gözlemleyerek çeşitli testlerden geçirerek tanıyı netleştirirler.

Alanımızın özel eğitim olması sebebiyle, bizler bu açıdan değerlendirebiliriz bundan sonraki yol hikayesini. Sağlık alanına girmemek gerekir, o yolu sağlıkçılar tüketecektir.

Sağlık kuruluşundan alınan rapor ile, ailelerin Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Rehberlik Araştırma Merkezlerine (RAM) müracaatıyla, uzmanların çocuğu değerlendirmesi neticesinde, alınacak destek eğitimlerinin modülleri hazırlanır.

Çocuğun bahsedilen tanıların dışında başka bir tanısı yok ise, özel eğitim uzmanları tarafından verilen bireysel ve gurup destek eğitimleri, okul ve aile işbirliği ile çocuklarımız sosyal yaşamda ve akademik ortamda istenilen kıvama getirilebilir, bu süreçte aileye, yakınlarına ve sosyal çevresine de önemli vazifeler düşmektedir.

Uzun soluklu yürünülecek bu yolda, inişler, çıkışlar olabilecektir haliyle, sevgi ve sabır gerektirir bu yolculuk. Hece taşları konulacaktır bir bir bu yolda sevgi ve sabır ile.