Eskişehir’in marka olmuş kurumlarından biri de sanat alanında, yurt içinde ve yurt dışında adını duyuran, Eskişehir’in sivil sanat kurumu olan Eskişehir Sanat Derneği’dir.

6 Şubat 2002 tarihinde Necmettin Koç’un Kurucu Başkanlığında kurulan Eskişehir Sanat Derneği bu yıl 20.yılını kutluyor. Derneği bu nedenle bu yılını daha dolu dolu etkinliklerle geçirecek. Bunların ilkini 6 Şubat günüülkemizin değişik şehirlerinden 105 sanatçının katıldığı online olarak düzenlediği “20.Yıl Kutlama Sergisi” İkinci sergisi de 8 Şubat günü Eskişehir’de yaşayan 78 sanatçının katıldığı Büyükşehir Sanat Merkezi’nde açtığı “Eskişehir Sanat Derneği 20 Yaşında Kutlama Sergisi” oldu.
13 ay önce corona19 salgını nedeniyle salonlarda gerçekleştirdikleri ara verildikten sonra ilk kez Büyükşehir Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen “Eskişehir Sanat Derneği 20 Yaşında Kutlama Sergisi”de buluşan sanatçılar, derneğin kuruluşundaki ilk sergisinde bir araya gelindiği gibi heyecan ve sevinç yaşadılar. Aralarında ilk sergilerde tanışmaları, etkinlikleri konuştular.
Dernek 13 aydın tüm etkinliklerini sanal ortamda gerçekleştirdiği için bir çok yeni katılımlar olmuştu. O yeni üyelerle de tanışmaları yaşadı.
Eskişehir Sanat Derneği ülkemizin en önde gelen sanat derneklerinden biri. Ülkemizde sanat derneklerinin yıllık etkinlik sayıları 30-40 iken Eskişehir Sanat Derneği yılda 140 civarında etkinlik gerçekleştiriyor. Bu etkinliklerin 6’sı Uluslararası düzeyde. 9 yıldır gerçekleştirdiği Uluslararası Cumhuriyet Coşkusu Sergisi. 5 yıldır gerçekleştirdiği Uluslararası Yunus Emre Resim Sergisi, 3 yıldır düzenlediği Uluslararası Eskişehir Fotoğraf Buluşması, diğerleri Uluslararası Eskişehir Karikatür Sergisi, Uluslararası Yunus Emre Posta Sanatı sergisi ve 1 Mart 2022 günü gerçekleştireceği Uluslararası Eskişehir Slayt (Fotoğraf) Gösterimi. 15 Mart 2022 tarihinde de Büyükşehir Sanat Merkezi’nde 4. Uluslararası Eskişehir Fotoğraf Buluşması Sergisini gerçekleştirecek. Bunların dışında 10 aydır sürdürdüğü Avrupa Birliği Projesi var. Eskişehir Sanat Derneği ülkemizde uluslararası etkinlikleri olan tek sivil sanat kurumumuz. Bu uluslararası etkinlikleri ile Eskişehir Sanat Derneği yurt dışında da tanınıyor ve AB Konseyi Eskişehir Sanat Derneği’ni Avrupa’daki sivil sanat kurumlarına işbirliği, ortak etkinlikler yapılabilirlik gösteriyor.
Eskişehir Sanat Derneği aynı zamanda bir şehrin, heveslileri tarafından kurulmuş, hadi bir araya gelip şiirlerimizi okuyalım, sergilerimizi açalım derneği de değil. Ülkemizin her köşesinden sanatçıların katılımı ile gerçekleştirdiği ulusal çapta 24 etkinliği var. Yunus Emre Şiir Buluşması, Eskişehir Öykü Günleri, Yücel Saraçoğlu Aşk Şiirleri Buluışması, Ülke çapında Öğretmen Sanatçılar Buluşması, Jürili Genç Sanatçılar Eskişehir Sergisi, Kral Midas Öykü Yarışması, Dorlion Şiir Yarışması bunlardan bazıları. Düzenlediği Eskişehir Yunus Emre Şiir Yarışmasıülkemizin en büyük katılımı ile gerçekleşen şiir yarışması özelliğini taşıyor.
Ayrıca Eskişehir Sanat Derneği ülkemizde sanat ödülleri düzenleyen Ankara Sanat Kurumu’ndan sonra gelen ikinci sanat kurumudur. Eskişehir’in sanat dergisi gereksinimini karşılamak üzere başlattığı “Eskişehir Sanat” dergisi de ulusal düzeydedir ve ülkemizin 15 gün de bir yayınlanan tek sanat dergisi özelliğini taşımaktadır.
Eskişehir Sanat Derneği’nin bunların dışında Anaokulundan Üniversite öğrencilerine kadar öğrenci etkinlikleri ve Eskişehir Sanat Tiyatrosu adıyla tiyatrosu vardır. Yunus Emre’ye, Nasreddin Hoca’ya, Lületaşı’na sahip çıkan birimleri etkinlikler gerçekleştirmektedir. Bunlardan bir Yunus Emre Arşivini, diğeri Lületaşı birimi ile Lületaşı’nın Sorunlarını Sempozyumunu gerçekleştirmiş olması.
Fikri Cantürk’e vefa etkinliği
Odunpazarı Kent Konseyi, Anadolu Üniversitesi emekli öğretim üyesi, Köy Enstitüsü mezunu ressam, şair ve sanat eğitimcisi, kendisini sanata adamış Prof. Fikri Cantürk hocamıza Eskişehir’in vefa borcu olarak anma etkinliği düzenledi.

Bu nedenle Fikri Cantürk hocamızla beraber sanatçılarımıza vefa borcu konusu da gündeme geldi.
Bizden önce sanata emek verenler, bizlere yol açtı, yol yordam gösterdiler, öğrettiler Onlara gerçekten büyük vefa borcumuz var.
Gelişmiş, sanata önem veren ülkeler 100 yıl, 300 yıl önce yaşamış sanatçılarını unutmuyorlar, onlara anma etkinlikleri düzenliyorlar. O daha önce yaşamış sanatçılarını aralarında yaşayan sanatçılar kadar tanıyorlar, unutmuyorlar
Onların yaşadığı yıllarda sanat anlayışları, kişilikleri sorgulanmıyor. Sanat eğitimi almış, almamış gibi bakışları da yok. Onlara sanata verdikleri emekleri için değerlendiriyorlar, saygı, şükran, hayranlık duyuyorlar.
Onları yaş günleri ile yaşatıyorlar. “Nazım Hikmet 120 yaşında” dediğimiz gibi…
Eskişehirimizde kimler gelmiş, kimler geçmiş, arkasında eserler bırakarak. Hepsi unutuldu, çoğumuz adlarını bir kez bile duymadığımız Eskişehirimizin nice sanatçılarımız var
“Eskişehir’de Sanatın Dünü-Bugünü” diye bir çalışmam var. Halkevleri dönemimizden bugüne adına etkinlikler yaparak yaşatmamız gereken 200’den fazla isim var listemde… Bunlardan sadece 25 sanatçımıza Eskişehir Sanat Derneği olarak anma-tanıtma etkinliği yapabiliyoruz. Onlara her 5 yılda bir yapmamız gerekeni de yapamıyoruz.
Nedeni; Eskişehir’in sanat yazarı, eleştirmeni sanat basını ve arşivi yok.
Şunu itiraf edeyim. Vefatını 3 yıl, 5 yıl sonra duyduğumuz sanatçılarımız bile var.
Prof.Fikri Cantürk, Eskişehir’e 1989 yılında geldi. 1990 yılında, bir sergi açılışında tanıştık. O gün ayak üstü konuştuk ve beni üniversiteye davet etti. Benim kim olduğumla değil, Eskişehir’de sanat çevresini ve öncesini konuştuk. En çok da Eskişehir’de Halkevleri dönemi ile ilgilenmişti ve yaşayan birkaç sanatçı vardı onların isimlerini de not almıştı.
Dostluğumuz böyle başladı ve Eskişehir Sanat Derneği’nin görünen görünmeyen isimiydi. Daha çok danışmanım gibiydi.Eskişehir Sanat Ödüllerinin seçicilerindendi. Hep “Gençler, gençler” diyordu…
Fikri Cantürk, Köy Enstitülerinden geldiği ve öğretmen olduğu için toplumcu, paylaşımcı, Atatürk’ün kültür-sanat politikasını iyi özümsemiş, onunla yetişmiş ülkemizin en önemli sanat eğitimcisi, sanatçısı idi. Sanatın ekmek, su kadar önemli olduğunun savunucusuydu.
Bir kabın su ile dolup taşması gibi dolu, taşan bilgi yüklü idi. Boşalamıyordu.
“Harward’da öğretilemeyenler” denildiği gibi üniversitede öğretemedikleri vardı ve onun sancısını yaşıyordu. Üniversitenin dışındaki atölyesinde öğrencileri olsun istiyordu ve kendi atölyesinde sanata hevesli çevre yaratmak istiyordu 2004 yılında onu gerçekleştirdi.17sanatçı o atölyesinde yetişti. “Jürili Eskişehir Genç Sanatçılar Sergisi”nde bizimle beraberdi. Eskişehir, Ankara, İzmir, Kütahya, Afyon üniversitelerinin öğretim üyelerinden oluşan jürimizim başkanı idi. O, ne doğduğu Ankara’da kalmış, ne öğretmenlik yaptığı ne Kütahya’da, ne de Samsun’da kalmıştı. Dahası sanatın merkezi İstanbul’a,İzmir’e yerleşebilirdi. O, Eskişehir’i tercih etmiş yerleşmiş ve ömrünün son 20 yılını Eskişehir’de geçirmiş, Eskişehir’de sanata büyük emekler vermiş, sanatı öğretmeye adamıştı kendini. Eskişehir sanat çevresi olarak bu büyük sanatçımızı,yaşatmak,tanıtmak görevimiz olmalı. Eskişehir Sanat Derneği ona 24 Kasım 2020 tarihinde Öğretmen gününde ülkemizin dört bir tarafından öğrencilerinin katıldığı sergi ile anmıştı…