Omurga sağlığını olumsuz etkileyen bel ve boyun fıtıkları, fazla kilolar ile yanlış hareketler sonucunda ortaya çıkarken, uzmanlar her fıtık hastasına yürüyüş önerilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Fıtık Oluşumu Ve Risk Altındaki Gruplar

Omurlar arasında süspansiyon görevi üstlenen disk yapısının bozulması ve merkezdeki jöle benzeri sıvının dışa sızması sonucunda fıtık gelişmektedir. Sinirlere baskı yapan bu durum ağrı, uyuşma, karıncalanma ve güç kaybına yol açabilmektedir. Aşırı kilolar omurga, eklem ve kaslar üzerinde ekstra yük oluşturarak bel fıtığı, disk dejenerasyonu, kanal daralması ve bel kayması riskini belirgin şekilde artırmaktadır. Ağır iş yapanlar, öne eğilerek yük kaldıranlar, uzun yol şoförleri, masa başı çalışanlar ve travma geçiren bireyler yüksek risk grubunda yer almaktadır. Fazladan taşınan ağırlıklar eğilme esnasında bel omurlarına katlanarak baskı uygulamaktadır.

Ağrı Kesilmesinin İyileşme Anlamına Gelmediği Uyarısı

Fıtık tedavisinde yalnızca ağrının ortadan kaldırılması, sorunun tamamen çözüldüğü anlamına gelmemektedir. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, fıtık hastalarının alanında tecrübeli uzman hekimlere başvurması gerektiğini ifade etmektedir. Tedavi sürecinde tek bir yöntemin genellikle yetersiz kaldığını vurgulayan İnanır, doktor önerilerine tam uyum sağlanmasının şart olduğunu belirtmektedir. Yürüyüşün her fıtık hastası için ilk seçenek olmaması gerektiği, tedavide egzersiz tabanlı yaklaşımların yürüyüşten çok daha etkili sonuçlar verdiği tecrübelerle sabittir. Ameliyat sonrasında da tekrarların önlenmesi adına hastaların düzenli hekim kontrolünde kalması büyük önem taşımaktadır.

Tedavi Seçenekleri Ve Cerrahi Müdahale Kararı

Bel ve boyun fıtıklarının büyük çoğunluğu ameliyatsız yöntemlerle iyileşebilmekte veya zararsız hale getirilebilmektedir. Hastanın bilgilendirilmesi, doğru duruş, oturma, yatma ve yük taşıma ilkelerinin öğretilmesi tedavinin ilk adımını oluşturmaktadır. Kol, bacak veya ayaklarda hafif güç kayıpları görülse dahi doğrudan cerrahiye yönelmek yerine öncelikle ameliyatsız tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir. Tedaviye yanıt alınamaması ve ilerleyici tablo oluşması durumunda ameliyat kararı verilmelidir. Cerrahi müdahaleler diskin dışarı çıkan kısmını çıkarmayı hedeflemekte, ameliyatsız tedaviler ise fıtıklaşan dokunun yerine döndürülmesini amaçlamaktadır.Fıtık rahatsızlıklarında hastaların günlük yaşam alışkanlıklarını yeniden düzenlemesi gerekmektedir. Yatış, kalkış, oturma pozisyonları, ergonomik çalışma şartları, spor tarzı ve korse kullanımı gibi alanlarda verilecek detaylı eğitimler, tedavinin başarısını artırırken hastalığın tekrarlamasını engellemektedir.

Bel ve boyun fıtığı şikâyetlerinde çok yönlü ve kişiye özel bir tedavi planlaması yürütülmelidir. Yalnızca ağrıyı baskılamaya yönelik geçici çözümler yerine, alanında uzman hekimler rehberliğinde uygulanan egzersiz ve ameliyatsız tedavi yöntemleri omurga sağlığının korunmasında en güvenilir yolu sunmaktadır.

Kaynak: Haber merkezi