Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında gelen meme kanseri, son dönemde genç yaş gruplarında da yaygınlaşırken, hekimler belirti ortaya çıkmasını beklemeden yapılan düzenli taramaların hayat kurtardığını bildiriyor.

Sık Karşılaşılan Fiziksel Belirtiler Ve Kitle Oluşumu

Meme kanserinin en yaygın görülen işareti dokuda yeni beliren sert, düzensiz yapılı ve zamanla büyüme eğilimi gösteren kitlelerdir. Ancak tespit edilen her kitlenin kanser anlamına gelmediği, kist veya iyi huylu doku değişimlerinin de bu duruma yol açabileceği unutulmamalıdır. Yaş ilerledikçe tespit edilen kitlelerin kötü huylu çıkma olasılığı yükselmektedir. Bununla birlikte, iki meme arasında daha önce bulunmayan şekil ve boyut asimetrilerinin belirmesi, doku üzerinde portakal kabuğu görünümü, deride içe doğru çekilmeler veya kalınlaşmaların meydana gelmesi uzman değerlendirmesini zorunlu kılmaktadır.

Meme Başı Ve Cilt Yüzeyindeki Değişimler

Meme başında sonradan gelişen içe çekilmeler, yön değişiklikleri ve emzirme dönemi dışında kendiliğinden gelen kanlı akıntılar dikkatle incelenmesi gereken klinik bulgulardır. Meme derisinde veya meme ucu etrafında iyileşmeyen kızarıklık, pullanma, kabuklanma ve döküntüler de enfeksiyon kaynaklı olabileceği gibi kanser ihtimalini de barındırmaktadır. Ayrıca lenf bezlerinin etkilendiği durumlarda koltuk altı veya köprücük kemiği çevresinde geçmeyen, sebebi belirsiz şişliklerin ortaya çıkması hastalığın önemli işaretleri arasında yer almaktadır.

Yaşam Tarzı Faktörleri Ve Taramaların Önemi

Meme kanseri riskini artıran unsurlar arasında fazla kilo, menopoz sonrası obezite, fiziksel hareket azlığı, sigara ile alkol tüketimi ve birtakım hormonal uygulamalar yer almaktadır. Hastalıkla mücadelede en temel hedef, henüz hiçbir klinik şikâyet oluşmadan erken evrede tanı koyabilmektir. Bu doğrultuda 40 yaş altı risk grubundaki kadınların ultrasonografi ve emar yöntemleriyle takip edilmesi, 40 yaşından itibaren ise tüm kadınların yılda bir kez ultrasonografi ile mamografi taramalarını yaptırması önerilmektedir.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde her yıl yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri tanısı konulmaktadır. Ekim ayında yürütülen farkındalık çalışmalarıyla kadınların kendi vücutlarındaki değişimleri gözlemlemeleri, kişisel sağlık sorumluluklarını üstlenmeleri ve şikâyet ortaya çıkmadan hekim kontrollerini yaptırmaları hedeflenmektedir.

Meme kanserinde "hiçbir şikâyetim yok" düşüncesiyle taramaları ertelemek, erken tanı ve başarılı tedavi imkânını kısıtlamaktadır. Risk faktörleri ve yaş aralığı dikkate alınarak kişiye özel planlanan düzenli kontroller ile erken dönemde konulan tanılar, hastalığın tedavi başarısını en üst seviyeye çıkarmaktadır.

Kaynak: Haber merkezi