Eskişehir, “2026 Eskişehir Yılı” kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği ile dört gün boyunca edebiyatın farklı isimlerini ağırladı. Şiirden romana, müzikten tiyatroya uzanan programda yalnızca edebiyat konuşulmadı; Eskişehir’in kültürü, gelenekleri ve bu şehirde yaşamanın kendine özgü tarafları da gündeme geldi.
Şenliğin merkezindeki “neşe” teması da tam bu noktada anlam kazandı. Çünkü program boyunca neşe, yalnızca eğlence olarak değil; insanların bir araya gelmesi, geçmişten gelen değerlerin yaşatılması ve zor zamanlarda hayatın içindeki güzelliklerin korunması üzerinden ele alındı.
Şenliğin Eskişehir açısından en dikkat çekici buluşmalarından biri ise “Eskişehir Neşesi” oldu. Şair Haydar Ergülen’in moderatörlüğünde Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve ilçe belediye başkanları bir araya gelerek bu kez doğrudan Eskişehir’i anlattı.
İlçelerin gelenekleri, mahalle kültürü, düğünler, geçmişten bugüne taşınan alışkanlıklar… Herkes kendi ilçesinden söz etti ama anlatılan hikâye aynı şehrin hikâyesiydi.
Ayşe Ünlüce’nin “Eskişehir başlı başına bir neşe” sözü de bu buluşmanın özeti gibiydi.
Özellikle kadınların yoklukların ve zorlukların içinden neşe çıkarabilmesine yaptığı vurgu, bu kelimenin neden seçildiğini daha anlaşılır hale getirdi. Kıt kanaat bir sofradan bayram sofrası çıkarabilmek, günün yorgunluğunun ardından rengârenk oyalar işlemek, zor zamanlarda bile düğünlerde bir araya gelmek… Bunlar yalnızca gelenek değil, hayatın bütün zorluklarına rağmen devam edebilmenin yolları.
Eskişehir’in neşesi de biraz burada saklı. Porsuk’ta, Eskişehirspor’da, tren garında, mahallelerde, ilçelerin geleneklerinde ve insanların yaşadıkları şehirle kurdukları bağda.
Yunus Emre’nin adını taşıyan bir edebiyat şenliğinin ilk kez Eskişehir’de düzenlenmesi bu nedenle önemli. Çünkü bir şehrin kültür hayatı yalnızca geçmişten kalan değerlerle değil, bugün kurduğu yeni geleneklerle de şekilleniyor. Eskişehir için bu şenlik, işte tam da böyle bir geleneğin başlangıcı olabilir.