Tarım denildiğinde çoğu zaman akla toprak, üretim, hava koşulları ve ürün fiyatları geliyor. Oysa bütün bu sürecin arkasında, üretimin devam etmesini sağlayan büyük bir emek var. Kadınlar da tarımsal üretimin önemli bir parçasını oluşturuyor. Ancak üretimde yer almakla üretilen değerden yeterince pay alabilmek aynı şey değil. Eskişehir’de Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında gerçekleştirilen bir eğitim, bu ayrım üzerine düşünmek için önemli bir fırsat sundu.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi; Seyitgazi Belediyesi ve Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi iş birliğiyle 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla Taşlık Mahallesi’ndeki Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi’nde kadın üreticilere yönelik bir program düzenledi. Eğitimde; tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilmesi, üretim potansiyelinin değerlendirilmesi ve bu ürünlerin işlenerek katma değeri daha yüksek ürünlere dönüştürülmesi ele alındı.
Konu oldukça kıymetli. Çünkü tarımda sürdürülebilir bir gelir elde etmek, yalnızca ham ürün yetiştirmekle sınırlı değil. Bir ürünü ekmek kadar onu doğru işlemek, pazara ulaştırmak ve katma değer yaratmak da önemli. Ancak her yeni üretim alanı, imkânların yanında yeni maliyetler de getiriyor. Tıbbi ve aromatik bitkiler de bu açıdan değerlendirilmeli. Asıl mesele, üreticinin yalnızca alternatif ürünlerle tanışması değil, bu üretimi sürdürebilecek ve emeğinin karşılığını alabilecek imkânlara kavuşmasıdır.
Eğitimler, yeni yöntemlerin öğrenilmesi açısından şüphesiz kıymetli. Ancak eğitimlerde edinilen bilgilerin üretime yansıyabilmesi için kadın çiftçilerin ihtiyaç duydukları imkânlara da ulaşabilmesi gerekiyor. Üretim araçlarına erişim, finansman olanakları, teknik danışmanlık, pazarlama bilgisi ve kooperatifleşme bu sürecin önemli parçaları. Üstelik kırsaldaki her kadının eşit koşullara sahip olmadığını da unutmamak gerek. İşletme büyüklüğü, aile içi sorumluluklar ve ekonomik kaynaklar gibi etkenler, kadınların bu imkânlardan yararlanma kapasitesini doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle kadın çiftçilerin güçlenmesini yalnızca özel günlerde düzenlenen etkinliklerle değerlendirmek yeterli olmaz. Bu çalışmalar önemli bir başlangıç olabilir; ancak devamında sunulan destekler ve üreticilerin bu desteklerden nasıl yararlandığı da önem taşır.
Kadın çiftçilerin emeğini görünür kılmak önemlidir; ancak görünürlük tek başına ekonomik özgürlük sağlamaz. Kadınların üretimde yer alması kadar, üretimle ilgili kararlarda söz sahibi olması ve kendi ekonomik geleceğini tayin edebilmesi gerekir.
Dünya Kadın Çiftçiler Günü geride kaldı. Ancak kadınların tarımdaki emeği ve karşılaştıkları güçlükler, yalnızca bir güne sığdırılabilecek konular değil. Kadınların tarımdaki emeğinin hak ettiği değeri nasıl bulacağını konuşmaya devam etmeliyiz. Çünkü üretimi desteklemek, sadece daha fazla ürün yetiştirmek değil, üreten insanların bilgiye, imkâna ve adil bir gelire ulaşmasını sağlamaktır.