Dedesinden miras kalan pul koleksiyonu ve aile yadigârı eşyalarla eskiye ilgi duymaya başlayan 52 yaşındaki Hakan Akın, zamanla biriktirdiği eserleri ticari bir faaliyete dönüştürdü. Mesleğinde 10 yılı geride bırakan Akın'ın dükkânında sirk bisikletinden Osmanlı dönemi dilekçelere kadar pek çok nadir parça sergileniyor.

Aile Yadigarından Başlayan Antikacılık Serüveni
Çocukluk yıllarında başlayan biriktirme merakını profesyonel ticarete taşıyan Hakan Akın, antikacılık serüveninin aileden kalan hatıralarla şekillendiğini belirtti. Önceleri ailesinden ve dedesinden kalan eşyaları kıyamayıp satmadığını dile getiren Akın, zamanla koleksiyonculuk tutkusunun geliştiğini ve kişisel olarak yeni parçalar satın almaya başladığını ifade etti. Elindeki eşya sayısının günden güne artması üzerine bu ilgisini ticarete dönüştürme kararı aldığını aktardı.
Koleksiyonculuk bilincini küçük yaşta yaşadığı bir deneyimle edindiğini vurgulayan Akın, dedesinin kendisine bıraktığı pul koleksiyonunu çocukluk döneminde yeterince koruyamadığını söyledi. Bilgisizlik nedeniyle zarf üzerindeki pulları sökerek hata yaptığını kabul eden antikacı, oluşan bu eksiği kapatmak amacıyla dışarıdan pul satın alarak koleksiyonunu zaman içinde yeniden büyüttüğünü dile getirdi.

Nadir Parçalar ve Müşteri Tepkileri
Dükkânında geniş bir ürün yelpazesi bulunduğuna dikkat çeken Hakan Akın, yurt dışındaki bir sirkten gelen ve palyaçolar tarafından kullanılan ilginç bir bisikletin yanı sıra Osmanlı dönemine ait dilekçeler ve özel porselenlerin mekanında yer aldığını kaydetti. Bir eşyanın antika sayılması için kural olarak 100 yılın geride bırakılması gerektiğini hatırlatan Akın, nadirlik derecesine göre 50-60 yıllık nesnelerin de antika niteliği taşıyabildiğini aktardı.
İş yerini ziyaret eden müşterilerin dükkânda duygusal anlar yaşadığını ve geçmişe yolculuk yaptıklarını belirten Akın, ziyaretçilerin eşyaları gördüklerinde aile büyüklerini anımsadıklarını söyledi. Geçmişte farklı sektörlerde de esnaflık yaptığını ancak o dönemlerde huzurlu hissetmediğini vurgulayan Akın, mevcut iş yerinin kendisine geçmişin sıcak atmosferini sunduğunu ve burada bulunmaktan büyük huzur duyduğunu ifade etti.
Hakan Akın, çocukluk yıllarında dedesinin miras bıraktığı pulları koruma aşamasında yaptığı hatalardan ders çıkararak koleksiyonculuk alanında deneyim kazandı. Zamanla kişisel merakını derinleştiren Akın, aile yadigârı nesneleri muhafaza etme arzusuyla başladığı bu süreçte eşya hacminin artmasıyla birlikte 10 yıl önce antikacılık sektörüne adım attı.
Kişisel bir tutku ve aile mirasıyla başlayan antikacılık yolculuğu, Hakan Akın için hem ticari bir faaliyet hem de geçmişle bağ kurma alanı haline geldi. Ziyaretçilerine tarihi ve nostaljik bir atmosfer sunan antikacı dükkânı, nadir parçaları koruyarak gelecek kuşaklara aktarma işlevini sürdürüyor.





