Yaklaşık 100 bin yetişkinin verilerinin analiz edildiği araştırmalar, sağlıklı ve dinlendirici bir uykunun yalnızca yatakta geçirilen saatle sınırlı olmadığını ortaya koydu. Elde edilen bulgular; uyku süresi yeterli olsa dahi düzensiz yatış-kalkış saatlerinin ve uykunun bölünmesinin yorgun uyanmaya yol açabileceğini gösteriyor.

100 Bin Kişilik Çalışma Uyku Düzenini İnceledi
2025 yılında BMC Public Health dergisinde yayımlanan çalışmada, Birleşik Krallık Biobank veri tabanında yer alan yaklaşık 100 bin yetişkinin uyku alışkanlıkları takip edildi. Katılımcıların bir hafta boyunca bileklerine takılan akıllı cihazlarla kaydedilen veriler, toplam süre kadar uyku rutininin düzenini de analiz etti. Yaklaşık 8 saatlik uykunun, ancak sabit yatış ve kalkış saatleriyle desteklendiğinde daha düşük ruhsal hastalık riski sağladığı belirlendi. Hafta sonlarında bozulan uyku saatlerinin ise bu dengeyi olumsuz etkilediği tespit edildi.
Uyku Kalitesi ve Kesintisizlik Takip Edildi
Eylül 2026'da PLOS Medicine dergisinde yayımlanan diğer bir araştırmada ise 95 bin 559 katılımcının gerçek yaşam uyku verileri ortalama 8,9 yıl boyunca izlendi. Bileklikler aracılığıyla toplanan verilerde uyku evreleri, gece içindeki uyanıklık durumları ve uyku düzensizlikleri ayrıntılı olarak değerlendirildi. Araştırma sonuçları, yatakta kalınan sürenin niteliği ile uykunun bölünmeden sürdürülmesinin sağlık açısından en az süre kadar belirleyici bir rol oynadığını net biçimde gösterdi.



