Yaşlılık döneminde görülen içe kapanma, unutkanlık ve davranış değişikliklerinin yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olmayabileceğini vurgulayan uzmanlar, bu durumların depresyon veya bilişsel sorunlarla ilgili olabileceğini belirtiyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, hasta yakınlarının suçlayıcı ifadeler yerine anlayışlı ve destekleyici bir tutum sergilemesi gerektiğinin altını çiziyor.
Belirgin Kişilik Değişiklikleri Yaşlılığa Bağlanmamalı
Yaşın ilerlemesiyle birlikte insanların alışkanlıklarının değişmesinin veya sosyal çevrenin bir miktar azalmasının doğal karşılanabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, aniden başlayan ve belirginleşen kişilik veya davranış değişikliklerini sadece yaşlılığa bağlamanın doğru olmadığını ifade etti. Bu tür durumların altında depresyon, bilişsel sorunlar, ilaç yan etkileri ya da tıbbi problemlerin yatabileceğini aktaran Şen, ailelerin "Neden böyle oldun?" şeklindeki sorgulayıcı yaklaşımlar yerine, yaşlının duygularını anlamaya yönelik destekleyici bir dil kullanmalarını tavsiye etti.
Unutkanlık Günlük Yaşamı Etkiliyorsa Dikkat Edilmeli
Yaşlılıktaki her unutkanlığın Alzheimer anlamına gelmediğini hatırlatan Dr. Şen, isim veya eşya yerlerini hatırlamakta güçlük çekmenin doğal bir süreç olabileceğini ifade etti. Ancak kişinin aynı soruları kısa aralıklarla sorması, yakın geçmişteki olayları belirgin biçimde unutması, günlük işlerini veya para yönetimini yapamaz hale gelmesi ve bildiği yollarda yönünü kaybetmesi gibi durumların normal görülüp geçiştirilmemesi gerektiğini vurguladı. Unutkanlığın günlük yaşamı etkilemeye başladığı anlarda erken değerlendirmenin hayati önem taşıdığını kaydetti.
Eleştirel Yaklaşım Anksiyeteyi ve Unutkanlığı Hızlandırıyor
Unutkanlık yaşayan yaşlı bireylere "Bak yine unuttun" gibi eleştirel cümlelerle yaklaşmanın yüksek düzeyde anksiyeteye yol açabileceğini belirten Şen, bu tutumun belirtilerin gizlenmesine ya da unutkanlığın daha da hızlanmasına neden olabileceği Uyarısında bulundu. Yaşlı bireylerde depresyonun gençlerdeki gibi açık üzüntü yerine bedensel ağrılar, iştah ve uyku değişiklikleri, aşırı çabuk yorulma ile sosyal hayattan çekilme şeklinde kendini gösterebileceğini ifade eden Şen, yaşlılık depresyonunda intihar riskinin ön planda olması nedeniyle erken teşhis ve tedavinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
-
Arka Plan Toplumda yaşlılık dönemiyle ilişkili bilişsel ve ruhsal değişimlerin tamamen "doğal bir süreç" olarak görülüp göz ardı edilmesi, aile içi iletişimi olumsuz etkilerken hastaların ihtiyaç duyduğu tıbbi desteğe ulaşmasını da geciktirmektedir.
-
Sonuç/Değerlendirme Psikiyatrik hastane yatışlarının hasta ve yakınlarında travmatik bir algı oluşturabildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, yatış sürecinin hastalığın ağırlığından ziyade hastanın güvenliğini sağlamak, tedavisini düzenlemek ve yakın takibini gerçekleştirmek amacıyla uygulandığını açıkladı. Ailelerin hasta kaygısını azaltacak yapıcı bir iletişim dilini benimsemelerinin tedavi sürecini kolaylaştıracağını belirtti.





